The Good Place 1. sezon: İngilizce kelimeler ve kalıplar

The Good Place dizisinin 13 bölüm boyunca tekrar ettiği her kelime ve kalıp, duyma sıklığına göre sıralı. En sık geçenler başta, yani liste dizinin bir sonraki sahnede söyleyeceği şeyle açılıyor.

13

bölüm

964

kelime

90

öbek fiil

52

deyim

İndir ve aktar

Üç boy var ve boylar keyfi değil, her biri bir sıklık eşiği. Bir kelime ya da kalıp, sezon onu en az o kadar kez söylediyse pakete giriyor. Başlangıç seviyesi kelimeler üçünde de yok, onları seviye listeleri taşıyor.

En çok tekrar edenler

10 kez ve üzeri geçenler

100

kart

94 kelime, 6 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %41 kadarını kapsıyor

Geniş set

5 kez ve üzeri geçenler

305

kart

277 kelime, 28 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %71 kadarını kapsıyor

Tüm sezon

2 kez ve üzeri geçenler

711

kart

569 kelime, 142 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %100 kadarını kapsıyor

Nasıl aktarılır

  1. 1. Seviyenize uygun paketi indirin.
  2. 2. VocaFlare'da Listeler'i açın, doldurmak istediğiniz listeyi seçin.
  3. 3. İçe aktarmayı seçin, sonra indirdiğiniz dosyayı gösterin.
  4. 4. Önizlemeye bakıp kaydedin. Her kart anlamıyla ve örnek cümlesiyle geliyor.

Öbek fiiller ve deyimler

Bir sezonun öğrettiği, kelime listesinin öğretemediği şey tam olarak bu. İki parça ayrı ayrı biliniyor, ikilinin kendisi bilinmiyor.

  • figure out26 kez
    çözmek, anlamak
  • supposed to23 kez
    yapması gerekmek, öyle olduğu söylenmek
  • talk about24 kez
    hakkında konuşmak
  • you know what17 kez
    bak ne diyeceğim
  • look at14 kez
    bakmak
  • by the way10 kez
    bu arada, aklıma gelmişken
  • i tell you9 kez
    inan bana, valla
  • pick up8 kez
    almak, yerden kaldırmak
  • work on8 kez
    üzerinde çalışmak
  • get out of7 kez
    kurtulmak, sıyrılmak
  • come on in9 kez
    buyur gel, içeri gel
  • feel like9 kez
    canı istemek, gibi gelmek
  • open up8 kez
    açılmak, içini dökmek
  • freak out8 kez
    çıldırmak, paniklemek
  • find out8 kez
    öğrenmek, ortaya çıkarmak
  • hang on7 kez
    bekle, tutun
  • wake up6 kez
    uyanmak, uyandırmak
  • check out6 kez
    bakmak, incelemek
  • run away5 kez
    kaçmak, kaçıp gitmek
  • clean up8 kez
    temizlemek, toplamak
  • hang out6 kez
    takılmak, vakit geçirmek
  • help out5 kez
    yardım etmek, el atmak
  • forget about5 kez
    unutmak, aklından çıkarmak
  • show up5 kez
    gelmek, ortaya çıkmak
  • number one5 kez
    bir numara, en önemlisi
  • turn out5 kez
    meğer, öyle çıkmak
  • there you go4 kez
    işte oldu, al bakalım
  • by mistake4 kez
    yanlışlıkla, kazara
  • stay in4 kez
    evde kalmak, dışarı çıkmamak
  • start over4 kez
    baştan başlamak
  • move on4 kez
    geçmek, ilerlemek
  • throw in4 kez
    üstüne eklemek, bedava katmak
  • come up with4 kez
    bulmak, akıl etmek
  • turn in4 kez
    teslim etmek
  • look for4 kez
    aramak
  • end up4 kez
    sonunda olmak, kendini bulmak
  • fall into4 kez
    içine düşmek, kendini içinde bulmak
  • well done5 kez
    aferin, iyi iş
  • hold up4 kez
    geciktirmek, oyalamak
  • full-time job4 kez
    tam zamanlı iş, insanın bütün vaktini alan uğraş
  • live with4 kez
    birlikte yaşamak, katlanmak
  • give up4 kez
    vazgeçmek, pes etmek
  • other half3 kez
    hayat arkadaşı, eş
  • hold on3 kez
    bir saniye, bekle
  • deal with3 kez
    başa çıkmak, ilgilenmek
  • on one's toes3 kez
    tetikte, uyanık
  • fall apart3 kez
    dağılmak, paramparça olmak
  • what do you say3 kez
    ne dersin
  • make sense3 kez
    mantıklı olmak, anlaşılmak
  • break up3 kez
    ayrılmak
  • blow up3 kez
    patlamak, birden öfkelenmek
  • as soon as3 kez
    olur olmaz, hemen
  • get back to3 kez
    geri dönmek, sonra haber vermek
  • big deal6 kez
    büyük mesele, önemli şey
  • turn off3 kez
    kapatmak
  • hear of3 kez
    duymuş olmak, adını bilmek
  • walk around3 kez
    dolaşmak, gezinmek
  • hook up3 kez
    buluşmak, birlikte olmak
  • over the top3 kez
    aşırıya kaçmış, fazla abartılı
  • move out3 kez
    evden çıkmak
  • say no more3 kez
    anladım, gerisini söylemeye gerek yok
  • write down3 kez
    yazmak, not almak
  • small talk3 kez
    havadan sudan sohbet
  • sleep on3 kez
    bir gece düşünmek, sabaha bırakmak
  • make fun of3 kez
    dalga geçmek
  • base on3 kez
    dayandırmak, temel almak
  • good job4 kez
    aferin, iyi iş
  • go to town on2 kez
    coşkuyla girişmek, abartana kadar yapmak
  • bring in2 kez
    getirmek, dahil etmek
  • all over the place2 kez
    her yerde, darmadağın
  • stand by2 kez
    arkasında durmak, yanında olmak
  • scare into2 kez
    korkutup yaptırmak
  • white lie2 kez
    masum yalan, kırmamak için söylenen yalan
  • jump up2 kez
    birden ayağa fırlamak
  • fit in2 kez
    uyum sağlamak, aralarına karışmak
  • real quick2 kez
    çabucak, bir saniyede
  • give it to someone2 kez
    hakkını vermek, ağzının payını vermek
  • for the record2 kez
    bilinsin diye söylüyorum, kayda geçsin
  • on the other hand2 kez
    öte yandan, diğer taraftan
  • narrow down2 kez
    daraltmak, azaltmak
  • weigh in2 kez
    söze karışmak, fikrini söylemek
  • cheer up2 kez
    neşelendirmek, moral vermek
  • just like that2 kez
    birden, öylece
  • out of nowhere2 kez
    birdenbire, hiç yoktan
  • bang out2 kez
    çarçabuk çıkarmak, apar topar bitirmek
  • call for2 kez
    gerektirmek, icap etmek
  • pull off2 kez
    başarmak, kotarmak
  • sit down2 kez
    oturmak
  • head up2 kez
    başında olmak, yönetmek
  • turn on2 kez
    açmak, çalıştırmak
  • call in2 kez
    telefonla haber vermek, birini çağırmak
  • over and over again2 kez
    tekrar tekrar, döne döne
  • wait for2 kez
    beklemek
  • calm down2 kez
    sakinleşmek
  • make money2 kez
    para kazanmak
  • sit tight2 kez
    yerinde beklemek, sabırla beklemek
  • take a look2 kez
    bir bakmak
  • let me tell you2 kez
    sana bir şey söyleyeyim
  • keep together2 kez
    bir arada tutmak, dağılmamak
  • stay out2 kez
    dışarıda kalmak, karışmamak
  • speak for2 kez
    adına konuşmak
  • chill out2 kez
    sakinleşmek, kafayı rahatlatmak
  • live a lie2 kez
    yalan bir hayat yaşamak
  • blow someone's cover2 kez
    gizli kimliğini açığa çıkarmak, foyasını meydana çıkarmak
  • get to the bottom of2 kez
    aslını öğrenmek, işin özüne inmek
  • to do with2 kez
    ilgisi olmak, alakası olmak
  • say goodbye2 kez
    veda etmek, hoşça kal demek
  • all set2 kez
    hazır, tamam
  • get rid of2 kez
    kurtulmak, atmak
  • speak to2 kez
    konuşmak, görüşmek
  • so far so good2 kez
    şimdiye kadar iyi gidiyor
  • listen up2 kez
    dinleyin, kulak verin
  • get out of here2 kez
    hadi canım, çık dışarı
  • drag into2 kez
    içine çekmek, bulaştırmak
  • fly solo2 kez
    tek başına hareket etmek, yalnız gitmek
  • make out of2 kez
    bir şeyden yapmak, bir şeyle imal etmek
  • pass out2 kez
    bayılmak, kendinden geçmek
  • look out2 kez
    dikkat etmek, gözünü açmak
  • blow away2 kez
    hayran bırakmak, çok etkilemek
  • too late2 kez
    çok geç
  • as you know2 kez
    bildiğin gibi
  • stick it to2 kez
    haddini bildirmek, acısını çıkarmak
  • pull out2 kez
    çekilmek, çıkarmak
  • great job2 kez
    harika iş, eline sağlık
  • buzz off2 kez
    kaybol, çek arabanı
  • break one's promise3 kez
    sözünü tutmamak, sözünden dönmek
  • shut up3 kez
    sus, kapa çeneni
  • screw up3 kez
    batırmak, sıçmak
  • settle down2 kez
    sakinleşmek, düzene girmek
  • not to mention2 kez
    bir de, üstelik
  • get lost2 kez
    kaybolmak, yolunu şaşırmak
  • knock out2 kez
    bayıltmak, devre dışı bırakmak
  • step out2 kez
    biraz dışarı çıkmak
  • set up2 kez
    kurmak, ayarlamak
  • shut down2 kez
    kapatmak, faaliyeti durdurmak
  • send away2 kez
    geri çevirmek, başka yere yollamak
  • pay back2 kez
    geri ödemek, acısını çıkarmak
  • pro and con2 kez
    artı ve eksi, lehte ve aleyhte olan
  • pitch in2 kez
    yardıma koyulmak, katkı sunmak
  • go back to2 kez
    geri dönmek
  • bring together2 kez
    bir araya getirmek
  • work out2 kez
    spor yapmak, yolunda gitmek

Kelimeler

Sezonun kaç kez söylediğine göre sıralı. Her kelime kendi sayfasına, tam sözlük maddesine bağlanıyor.

Kalıp ve öbek fiil başlıkları Wiktionary İngilizce deyim kategorilerinden alındı, CC BY-SA 4.0 ile kullanılıyor. Sıklıklar sezonun kendi diyaloğu üzerinden ölçüldü.

Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.

Diğer sezonlar