The Good Place 1. sezon: İngilizce kelimeler ve kalıplar
The Good Place dizisinin 13 bölüm boyunca tekrar ettiği her kelime ve kalıp, duyma sıklığına göre sıralı. En sık geçenler başta, yani liste dizinin bir sonraki sahnede söyleyeceği şeyle açılıyor.
13
bölüm
964
kelime
90
öbek fiil
52
deyim
İndir ve aktar
Üç boy var ve boylar keyfi değil, her biri bir sıklık eşiği. Bir kelime ya da kalıp, sezon onu en az o kadar kez söylediyse pakete giriyor. Başlangıç seviyesi kelimeler üçünde de yok, onları seviye listeleri taşıyor.
En çok tekrar edenler
10 kez ve üzeri geçenler
100
kart
94 kelime, 6 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %41 kadarını kapsıyor
Geniş set
5 kez ve üzeri geçenler
305
kart
277 kelime, 28 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %71 kadarını kapsıyor
Tüm sezon
2 kez ve üzeri geçenler
711
kart
569 kelime, 142 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %100 kadarını kapsıyor
Nasıl aktarılır
- 1. Seviyenize uygun paketi indirin.
- 2. VocaFlare'da Listeler'i açın, doldurmak istediğiniz listeyi seçin.
- 3. İçe aktarmayı seçin, sonra indirdiğiniz dosyayı gösterin.
- 4. Önizlemeye bakıp kaydedin. Her kart anlamıyla ve örnek cümlesiyle geliyor.
Öbek fiiller ve deyimler
Bir sezonun öğrettiği, kelime listesinin öğretemediği şey tam olarak bu. İki parça ayrı ayrı biliniyor, ikilinin kendisi bilinmiyor.
- figure out26 kezçözmek, anlamak
- supposed to23 kezyapması gerekmek, öyle olduğu söylenmek
- talk about24 kezhakkında konuşmak
- you know what17 kezbak ne diyeceğim
- look at14 kezbakmak
- by the way10 kezbu arada, aklıma gelmişken
- i tell you9 kezinan bana, valla
- pick up8 kezalmak, yerden kaldırmak
- work on8 kezüzerinde çalışmak
- get out of7 kezkurtulmak, sıyrılmak
- come on in9 kezbuyur gel, içeri gel
- feel like9 kezcanı istemek, gibi gelmek
- open up8 kezaçılmak, içini dökmek
- freak out8 kezçıldırmak, paniklemek
- find out8 kezöğrenmek, ortaya çıkarmak
- hang on7 kezbekle, tutun
- wake up6 kezuyanmak, uyandırmak
- check out6 kezbakmak, incelemek
- run away5 kezkaçmak, kaçıp gitmek
- clean up8 keztemizlemek, toplamak
- hang out6 keztakılmak, vakit geçirmek
- help out5 kezyardım etmek, el atmak
- forget about5 kezunutmak, aklından çıkarmak
- show up5 kezgelmek, ortaya çıkmak
- number one5 kezbir numara, en önemlisi
- turn out5 kezmeğer, öyle çıkmak
- there you go4 kezişte oldu, al bakalım
- by mistake4 kezyanlışlıkla, kazara
- stay in4 kezevde kalmak, dışarı çıkmamak
- start over4 kezbaştan başlamak
- move on4 kezgeçmek, ilerlemek
- throw in4 kezüstüne eklemek, bedava katmak
- come up with4 kezbulmak, akıl etmek
- turn in4 kezteslim etmek
- look for4 kezaramak
- end up4 kezsonunda olmak, kendini bulmak
- fall into4 keziçine düşmek, kendini içinde bulmak
- well done5 kezaferin, iyi iş
- hold up4 kezgeciktirmek, oyalamak
- full-time job4 keztam zamanlı iş, insanın bütün vaktini alan uğraş
- live with4 kezbirlikte yaşamak, katlanmak
- give up4 kezvazgeçmek, pes etmek
- other half3 kezhayat arkadaşı, eş
- hold on3 kezbir saniye, bekle
- deal with3 kezbaşa çıkmak, ilgilenmek
- on one's toes3 keztetikte, uyanık
- fall apart3 kezdağılmak, paramparça olmak
- what do you say3 kezne dersin
- make sense3 kezmantıklı olmak, anlaşılmak
- break up3 kezayrılmak
- blow up3 kezpatlamak, birden öfkelenmek
- as soon as3 kezolur olmaz, hemen
- get back to3 kezgeri dönmek, sonra haber vermek
- big deal6 kezbüyük mesele, önemli şey
- turn off3 kezkapatmak
- hear of3 kezduymuş olmak, adını bilmek
- walk around3 kezdolaşmak, gezinmek
- hook up3 kezbuluşmak, birlikte olmak
- over the top3 kezaşırıya kaçmış, fazla abartılı
- move out3 kezevden çıkmak
- say no more3 kezanladım, gerisini söylemeye gerek yok
- write down3 kezyazmak, not almak
- small talk3 kezhavadan sudan sohbet
- sleep on3 kezbir gece düşünmek, sabaha bırakmak
- make fun of3 kezdalga geçmek
- base on3 kezdayandırmak, temel almak
- good job4 kezaferin, iyi iş
- go to town on2 kezcoşkuyla girişmek, abartana kadar yapmak
- bring in2 kezgetirmek, dahil etmek
- all over the place2 kezher yerde, darmadağın
- stand by2 kezarkasında durmak, yanında olmak
- scare into2 kezkorkutup yaptırmak
- white lie2 kezmasum yalan, kırmamak için söylenen yalan
- jump up2 kezbirden ayağa fırlamak
- fit in2 kezuyum sağlamak, aralarına karışmak
- real quick2 kezçabucak, bir saniyede
- give it to someone2 kezhakkını vermek, ağzının payını vermek
- for the record2 kezbilinsin diye söylüyorum, kayda geçsin
- on the other hand2 kezöte yandan, diğer taraftan
- narrow down2 kezdaraltmak, azaltmak
- weigh in2 kezsöze karışmak, fikrini söylemek
- cheer up2 kezneşelendirmek, moral vermek
- just like that2 kezbirden, öylece
- out of nowhere2 kezbirdenbire, hiç yoktan
- bang out2 kezçarçabuk çıkarmak, apar topar bitirmek
- call for2 kezgerektirmek, icap etmek
- pull off2 kezbaşarmak, kotarmak
- sit down2 kezoturmak
- head up2 kezbaşında olmak, yönetmek
- turn on2 kezaçmak, çalıştırmak
- call in2 keztelefonla haber vermek, birini çağırmak
- over and over again2 keztekrar tekrar, döne döne
- wait for2 kezbeklemek
- calm down2 kezsakinleşmek
- make money2 kezpara kazanmak
- sit tight2 kezyerinde beklemek, sabırla beklemek
- take a look2 kezbir bakmak
- let me tell you2 kezsana bir şey söyleyeyim
- keep together2 kezbir arada tutmak, dağılmamak
- stay out2 kezdışarıda kalmak, karışmamak
- speak for2 kezadına konuşmak
- chill out2 kezsakinleşmek, kafayı rahatlatmak
- live a lie2 kezyalan bir hayat yaşamak
- blow someone's cover2 kezgizli kimliğini açığa çıkarmak, foyasını meydana çıkarmak
- get to the bottom of2 kezaslını öğrenmek, işin özüne inmek
- to do with2 kezilgisi olmak, alakası olmak
- say goodbye2 kezveda etmek, hoşça kal demek
- all set2 kezhazır, tamam
- get rid of2 kezkurtulmak, atmak
- speak to2 kezkonuşmak, görüşmek
- so far so good2 kezşimdiye kadar iyi gidiyor
- listen up2 kezdinleyin, kulak verin
- get out of here2 kezhadi canım, çık dışarı
- drag into2 keziçine çekmek, bulaştırmak
- fly solo2 keztek başına hareket etmek, yalnız gitmek
- make out of2 kezbir şeyden yapmak, bir şeyle imal etmek
- pass out2 kezbayılmak, kendinden geçmek
- look out2 kezdikkat etmek, gözünü açmak
- blow away2 kezhayran bırakmak, çok etkilemek
- too late2 kezçok geç
- as you know2 kezbildiğin gibi
- stick it to2 kezhaddini bildirmek, acısını çıkarmak
- pull out2 kezçekilmek, çıkarmak
- great job2 kezharika iş, eline sağlık
- buzz off2 kezkaybol, çek arabanı
- break one's promise3 kezsözünü tutmamak, sözünden dönmek
- shut up3 kezsus, kapa çeneni
- screw up3 kezbatırmak, sıçmak
- settle down2 kezsakinleşmek, düzene girmek
- not to mention2 kezbir de, üstelik
- get lost2 kezkaybolmak, yolunu şaşırmak
- knock out2 kezbayıltmak, devre dışı bırakmak
- step out2 kezbiraz dışarı çıkmak
- set up2 kezkurmak, ayarlamak
- shut down2 kezkapatmak, faaliyeti durdurmak
- send away2 kezgeri çevirmek, başka yere yollamak
- pay back2 kezgeri ödemek, acısını çıkarmak
- pro and con2 kezartı ve eksi, lehte ve aleyhte olan
- pitch in2 kezyardıma koyulmak, katkı sunmak
- go back to2 kezgeri dönmek
- bring together2 kezbir araya getirmek
- work out2 kezspor yapmak, yolunda gitmek
Kelimeler
Sezonun kaç kez söylediğine göre sıralı. Her kelime kendi sayfasına, tam sözlük maddesine bağlanıyor.
- like224 kezgibi
- place143 kezyer, mekan
- love132 kezaşk, sevgi
- mean127 kezanlamına gelmek
- help98 kezyardım etmek
- look93 kezbakış, görünüş
- sorry87 kezüzgün, pardon
- tell86 kezanlatmak, söylemek
- need83 kezgerekmek
- great77 kezharika, muhteşem
- person67 kezkişi, insan
- real66 kezgerçek
- talk61 kezkonuşmak
- work56 keziş, çalışma
- fun55 kezeğlenceli
- point55 keznokta, konu
- stay55 kezkalmak
- soulmate54 kezruh eşi
- life53 kezhayat, yaşam
- perfect53 kezmükemmel
- feel53 kezhissetmek
- friend50 kezarkadaş
- call47 kezarama, telefon görüşmesi
- give46 kezvermek
- try46 kezdeneme
- trying45 kezsabır sınayan, zor
- cool44 kezserin
- happen44 kezolmak, gerçekleşmek
- nice42 kezhoş, güzel
- find42 kezbulmak
- start42 kezbaşlangıç
- everything40 kezher şey
- dude40 kezadam, dostum (argo)
- keep38 keztutmak, saklamak
- ask37 kezsormak
- problem36 kezsorun, problem
- name35 kezisim, ad
- question35 kezsoru
- belong35 kezait olmak
- fake34 keztaklit etmek, yalandan yapmak; sahte
- wait33 kezbeklemek
- human33 kezinsani, insan
- house31 kezev
- bring31 kezgetirmek
- party31 kezparti
- hear30 kezduymak
- torture30 kezişkence etmek
- figure29 kezanlamak, tahmin etmek; rakam, şekil
- always29 kezher zaman
- die29 kezölmek
- suppose28 kezsanmak, varsaymak
- fork28 kezçatal
- night28 kezgece
- dog28 kezköpek
- live28 kezyaşamak
- done28 kezbitmiş, tamamlanmış
- leave28 kezayrılmak, terk etmek
- idea27 kezfikir
- stop27 kezdurak
- train27 keztren
- pick26 kezseçmek, toplamak
- long25 kezuzun
- watch25 kezkol saati
- exact25 keztam, kesin
- mistake25 kezhata
- lie25 kezyalan söylemek
- sinkhole25 kezobruk, çökme çukuru
- believe24 kezinanmak
- care24 kezbakım, özen
- earth24 kezdünya, toprak
- job24 keziş
- promise24 kezsöz vermek; söz
- world23 kezdünya
- show23 kezgöstermek
- whole23 keztüm, bütün
- eat23 kezyemek
- spend23 kezharcamak
- break23 kezkırmak
- plan23 kezplan
- hot23 kezsıcak
- boy23 kezerkek çocuk
- dead22 kezölü
- literal22 kezgerçek anlamda, harfi harfine
- minute22 kezdakika
- use21 kezkullanmak
- seem21 kezgibi görünmek
- forget21 kezunutmak
- working21 kezçalışan, işlevsel
- fly21 kezsinek
- send21 kezgöndermek
- drink21 keziçecek
- throw20 kezatış
- kid20 kezçocuk
- total20 keztoplam, tam
- suck20 kezemmek
- morning20 kezsabah
- amazing19 kezharika, şaşırtıcı
- hard19 kezzor, sert
- stuff19 keztıkıştırmak, doldurmak; eşya, şeyler
- another19 kezbaşka bir, bir diğer
- true19 kezdoğru, gerçek
- stupid19 kezaptal, salak
- end19 kezson
- case19 kezdurum, kutu
- system19 kezsistem
- part19 kezparça, bölüm
- kill19 kezöldürmek
- remember18 kezhatırlamak
- guess18 keztahmin etmek
- truly18 kezgerçekten, samimi olarak
- learn18 kezöğrenmek
- used18 kezkullanılmış
- run18 kezkoşu
- hour18 kezsaat
- hundred18 kezyüz (100)
- tonight18 kezbu gece
- fact18 kezgerçek, olgu
- write18 kezyazmak
- murder18 kezöldürmek, katletmek; cinayet
- sound17 kezkulağa gelmek; ses
- design17 keztasarım
- ethics17 kezetik, ahlak kuralları
- turn17 kezsıra
- rule17 kezkural
- favourite17 kezen sevilen, favori
- listen17 kezdinlemek
- girl17 kezkız
- hate17 keznefret etmek
- couple17 kezçift, birkaç
- entire16 kezbütün, tam
- hand16 kezel
- reason16 kezsebep, neden
- head16 kezkafa, baş
- face16 kezyüz
- word16 kezkelime
- understand16 kezanlamak
- baby16 kezbebek
- change15 kezdeğişim, değişiklik
- terrible15 kezberbat, korkunç
- happy15 kezmutlu
- check15 kezhesap fişi, çek
- hang15 kezasmak
- crazy15 kezçılgın, deli
- matter15 kezmesele, konu
- monk15 kezkeşiş
- soul15 kezruh
- final15 kezson, nihai
- beautiful15 kezgüzel
- fall15 kezdüşmek
- forever15 kezsonsuza dek
- read15 kezokumak
- eternity15 kezsonsuzluk, ebediyet
- teach15 kezöğretmek
- clean15 keztemiz
- blow15 kezüflemek, esmek
- number15 keznumara, sayı
- note15 keznot
- judge15 kezyargılamak, karar vermek
- file15 kezdosya
- honest14 kezdürüst
- move14 kezhamle, hareket
- living14 kezcanlı, yaşayan
- hope14 kezumut
- speak14 kezkonuşmak
- close14 kezyakın
- weird14 keztuhaf
- somehow14 kezbir şekilde
- ready14 kezhazır
- money14 kezpara
- universe14 kezevren
- walk14 kezyürüyüş
- home14 kezev
- thousand14 kezbin
- save14 kezkurtarmak, biriktirmek
- architect14 kezmimar
- hold14 keztutuş, kavrama
- deserve14 kezhak etmek
- feeling14 kezhis, duygu
- moral14 kezahlaki ders, kıssa
- married14 kezevli
- deal14 kezilgilenmek, başa çıkmak; anlaşma
- trash14 kezçöp
- meet13 kezbuluşmak, tanışmak
- obvious13 kezaçık, belirgin
- pretend13 keznumara yapmak, gibi davranmak
- arrive13 kezvarmak, ulaşmak
- buddy13 kezarkadaş, dost
- garbage13 kezçöp
- full13 kezdolu
- hit13 kezvurmak, çarpmak
- week13 kezhafta
- rock13 kezsallamak, sallanmak; kaya, taş
- moment13 kezan, anlık
- paradise13 kezcennet
- clown13 kezpalyaço
- yoghurt13 kezyoğurt
- eternal12 kezebedi, sonsuz
- wonderful12 kezharika
- side12 kezkenar, taraf
- everybody12 kezherkes
- book12 kezkitap
- yet12 kezhenüz, daha
- lose12 kezkaybetmek
- action12 kezeylem, hareket
- truth12 kezgerçek, doğru
- easy12 kezkolay
- inside12 keziçinde, içeride
- later12 kezsonra, daha sonra
- story12 kezhikâye
- realise12 kezfarkına varmak
- million12 kezmilyon
- safe12 kezgüvenli
- relationship12 kezilişki
- excuse12 kezbahane, mazeret
- choice12 kezseçim
- painting12 keztablo, resim
- dream12 kezrüya, hayal
- definite11 kezkesin, belirli
- play11 kezoyun, tiyatro oyunu
- room11 kezoda
- quick11 kezhızlı, çabuk
- god11 keztanrı
- giant11 kezdev, kocaman
- news11 kezhaber
- eye11 kezgöz
- open11 kezaçık
- buy11 kezsatın almak
- miss11 kezBayan
- pay11 kezücret, maaş
- high11 kezyüksek
- hole11 kezdelik
- retirement11 kezemeklilik
- enjoy10 kezkeyif almak, hoşlanmak
- worry10 kezendişe, kaygı
- awesome10 kezharika
- pull10 kezçekmek
- test10 kezsınav, test
- act10 kezdavranmak, rol yapmak; eylem
- sense10 kezduyu, his
- share10 kezpaylaşmak
- memory10 kezanı, hafıza
- school10 kezokul
- assistant10 kezyardımcı
- ethical10 kezetik, ahlaki
- answer10 kezcevap, yanıt
- babe10 kezbebeğim, canım
- idiot10 kezaptal, salak
- event10 kezetkinlik, olay
- bud10 keztomurcuk
- class10 kezsınıf, ders
- mom10 kezanne
- food10 kezyiyecek, yemek
- choose10 kezseçmek
- ticket10 kezbilet
- hide10 kezsaklamak, gizlenmek
- opening10 kezaçıklık, boşluk
- restaurant10 kezrestoran
- dress10 kezelbise
- begin9 kezbaşlamak
- soon9 kezyakında
- top9 keztepe, üst
- pass9 kezgeçmek, başarmak; geçiş kartı
- fault9 kezkusur, hata
- sit9 kezoturmak
- become9 kezolmak, haline gelmek
- plus9 kezartı, ile birlikte
- except9 kezhariç, dışında
- afterlife9 kezahiret, öbür dünya
- resident9 kezikamet eden, mukim
- single9 keztek, bekar
- alone9 kezyalnız, tek başına
- sex9 kezcinsellik, seks; cinsiyet
- free9 kezücretsiz, özgür
- outside9 kezdışarıda
- important9 kezönemli
- boss9 kezpatron
- steal9 kezçalmak
- agree9 kezaynı fikirde olmak, kabul etmek
- bro9 kezkardeşim, dostum
- hurt9 kezincitmek, acıtmak
- stolen9 kezçalınmış
- catch9 kezyakalama
- frozen9 kezdonmuş
- half9 kezyarım, yarı
- parent9 kezebeveyn
- medium9 kezorta
- situation9 kezdurum
- nerd9 kezinek, meraklı kişi
- door9 kezkapı
- freak9 kezçıldırmak, panik yapmak
- cannot9 kezyapamaz, edemez
- reboot9 kezyeniden başlatmak
- soup9 kezçorba
- team9 keztakım
- music9 kezmüzik
- list9 kezliste
- owe9 kezborçlu olmak
- lying9 kezyalancı
- able8 kezyapabilen, muktedir
- lady8 kezhanım, bayan
- interesting8 kezilginç
- trust8 kezgüvenmek
- percent8 kezyüzde
- movie8 kezfilm
- bunch8 kezdemet, salkım
- wear8 kezgiymek
- sign8 kezişaret, tabela
- decide8 kezkarar vermek
- nut8 kezkabuklu yemiş, somun
- prove8 kezkanıtlamak
- immediate8 kezacil, ani
- stomach8 kezmide
- heart8 kezkalp
- darling8 kezsevgili, canım
- chance8 kezşans, fırsat
- earn8 kezkazanmak
- air8 kezhava
- bird8 kezkuş
- miserable8 kezsefil, mutsuz
- paper8 kezkağıt
- monster8 kezcanavar
- brain8 kezbeyin
- different8 kezfarklı
- goodbye8 kezhoşça kal, güle güle
- wish8 kezdilek
- raise8 kezkaldırmak, artırmak
- emergency8 kezacil durum
- game8 kezoyun
- sad8 kezüzgün
- hurrah8 kezyaşa, hurra
- teacher8 kezöğretmen
- decision8 kezkarar
- basically7 keztemelde, aslında
- mind7 kezzihin, akıl
- drop7 kezdüşürmek
- grab7 kezkapmak, yakalamak
- correct7 kezdoğru
- swear7 kezyemin etmek, küfretmek
- harm7 kezzarar vermek
- somebody7 kezbiri, birisi
- mouth7 kezağız
- silence7 kezsessizlik
- cheer7 keztezahürat yapmak
- destroy7 kezyok etmek, tahrip etmek
- private7 kezözel
- nail7 kezçivilemek, tam yapmak; çivi, tırnak
- discuss7 keztartışmak, görüşmek
- smart7 kezzeki, şık
- nightmare7 kezkabus
- office7 kezofis, büro
- serious7 kezciddi
- town7 kezkasaba, şehir
- boat7 keztekne, kayık
- born7 kezdoğmuş
- fighting7 kezçatışma, kavga
- least7 kezen az
- mess7 kezbatırmak, karıştırmak; dağınıklık
- college7 kezüniversite, kolej
- hat7 kezşapka
- failure7 kezbaşarısızlık
- drive7 kezaraba yolculuğu, sürüş
- flavour7 keztat, lezzet
- admit7 kezkabul etmek, itiraf etmek
- calm7 kezsakin
- water7 kezsu
- excellent7 kezmükemmel
- fast7 kezhızlı
- step7 kezadım atmak
- rest7 kezdinlenme, geri kalan
- simple7 kezbasit
- regular7 kezdüzenli
- sleep7 kezuyumak
- professor7 kezprofesör
- sweet7 keztatlı
- lead7 kezönderlik, liderlik
- storm7 kezöfkeyle çıkıp gitmek; fırtına
- wake7 kezgeminin arkasındaki iz
- dear7 kezsevgili
- skin7 kezcilt, deri
- group7 kezgrup
- crash7 kezçarpışma, kaza
- offer7 kezteklif etmek, sunmak; teklif
- wing7 kezkanat
- sexy7 kezseksi, çekici
- confess7 kezitiraf etmek
- speech7 kezkonuşma, nutuk
- coffee7 kezkahve
- evening7 kezakşam
- cake7 kezpasta, kek
- egg7 kezyumurta
- dish7 keztabak, yemek
- dry7 kezkuru
- gift7 kezhediye
- meal7 kezyemek, öğün
- t-shirt7 keztişört
- chill6 kezsoğutmak, rahatlamak
- shirt6 kezgömlek
- impossible6 kezimkansız
- month6 kezay
- store6 kezmağaza
- surprise6 kezsürpriz
- tired6 kezyorgun
- special6 kezözel
- desk6 kezmasa, çalışma masası
- fit6 kezformda, uygun
- ago6 kezönce (zaman)
- glass6 kezbardak, cam
- advice6 keztavsiye, öğüt
- meeting6 keztoplantı
- body6 kezvücut
- reading6 kezokuma
- loser6 kezezik, kaybeden
- earlier6 kezdaha önce
- disaster6 kezfelaket, afet
- short6 kezkısa
- study6 kezçalışmak, ders çalışmak
- attention6 kezdikkat
- possibly6 kezbelki, muhtemelen
- escape6 kezkaçış
- date6 keztarih
- issue6 kezsorun, mesele
- force6 kezzorlamak; güç, kuvvet
- assume6 kezvarsaymak
- embarrassing6 kezutandırıcı
- death6 kezölüm
- positive6 kezolumlu, pozitif
- child6 kezçocuk
- phoenix6 kezanka kuşu
- settle6 kezyerleşmek, çözmek
- family6 kezaile
- adore6 keztapmak, çok sevmek
- shrimp6 kezkarides
- probably6 kezmuhtemelen
- chaos6 kezkaos, karmaşa
- trouble6 kezsorun, dert
- wedding6 kezdüğün
- rain6 kezyağmur
- wisdom6 kezbilgelik
- lesson6 kezders
- tea6 kezçay
- fire6 kezateş, yangın
- guest6 kezmisafir, konuk
- screw6 kezvidalamak, batırmak; vida
- teaching6 kezöğretim, öğretmenlik
- butt6 kezkıç, popo
- ache6 kezağrı
- smile6 kezgülümseme
- wine6 kezşarap
- motivation6 kezmotivasyon
- sun6 kezgüneş
- pain6 kezağrı, acı
- turkey6 kezhindi
- kiss6 kezöpücük
- bond6 kezyakınlaşmak, bağ kurmak; bağ
- fix6 keztamir etmek, düzeltmek; çözüm, tamir
- public6 kezhalk
- marriage6 kezevlilik
- vexed6 kezsinirlenmiş, canı sıkkın
- object6 keznesne, cisim
- pair6 kezçift
- continue6 kezdevam etmek
- shut6 kezkapatmak
- crime6 kezsuç
- wife6 kezeş, karı
- breathe6 keznefes almak
- chef6 kezşef, aşçıbaşı
- roll5 kezyuvarlanmak, yuvarlamak; rulo, sandviç ekmeği
- front5 kezön
- famous5 kezünlü
- level5 kezseviye, düzey
- negative5 kezolumsuz, negatif
- amount5 kezmiktar
- huge5 kezkocaman, dev gibi
- bar5 kezbar
- absolute5 kezkesin, mutlak
- sometimes5 kezbazen
- glad5 kezmemnun, mutlu
- proud5 kezgururlu
- cut5 kezkesmek
- add5 kezeklemek
- clear5 keztemizlemek, boşaltmak; açık, net
- super5 kezharika, süper
- complicated5 kezkarmaşık, çetrefilli
- hair5 kezsaç
- area5 kezbölge, alan
- control5 kezyönetmek, denetlemek; kontrol
- funny5 kezkomik
- hell5 kezcehennem
- picture5 kezresim, fotoğraf
- ride5 kezyolculuk, biniş
- incredibly5 kezinanılmaz derecede
- example5 kezörnek
- language5 kezdil
- stand5 keztezgâh, stant
- legal5 kezyasal, hukuki
- technical5 kezteknik
- sick5 kezhasta
- awful5 kezberbat, korkunç
- tiny5 kezminik, ufacık
- simply5 kezsadece, basitçe
- plenty5 kezbolluk, bol miktar
- bet5 kezbahis oynamak
- flaw5 kezkusur, hata
- mailman5 kezpostacı
- constant5 kezsürekli, sabit
- fear5 kezkorku
- vow5 kezyemin, ant
- remind5 kezhatırlatmak
- build5 kezinşa etmek
- selfless5 kezözverili, fedakâr
- switch5 kezanahtar, düğme
- accidental5 kezkazara olan, tesadüfi
- dump5 kezçöplük
- type5 keztür, çeşit
- secretly5 kezgizlice
- order5 kezsipariş, düzen
- basic5 keztemel, basit
- card5 kezkart
- set5 kezkoymak, ayarlamak
- writing5 kezyazma, yazı
- dope5 kezuyuşturucu
- hack5 kezhacklemek, izinsiz girmek
- hilarious5 kezçok komik
- age5 kezyaş
- company5 kezşirket
- sister5 kezkız kardeş
- possible5 kezmümkün
- honour5 kezşeref, onur
- burn5 kezyanık
- dummy5 kezmanken, mankafa
- fail5 kezbaşarısız olmak
- allow5 kezizin vermek
- shopping5 kezalışveriş
- value5 kezdeğer vermek; değer
- lawyer5 kezavukat
- innocent5 kezmasum
- row5 kezsıra, kürekli kayık gezisi
- magical5 kezbüyülü
- selfish5 kezbencil
- kick5 keztekme
- present5 kezhediye, şimdiki zaman
- brother5 kezerkek kardeş
- fresh5 keztaze
- prank5 kezşaka, muziplik
- theory5 kezteori, kuram
- dumb5 kezaptal, salak; dilsiz
- crew5 kezmürettebat, ekip
- behave5 kezdavranmak
- usual5 kezher zamanki, olağan
- argument5 keztartışma, kavga
- heaven5 kezcennet
- chalkboard5 kezkara tahta
- feed5 kezhayvan yemi
- bag5 kezçanta
- page5 kezsayfa
- amateur5 kezamatör
- brunch5 kezgeç kahvaltı
- crisis5 kezkriz
- massage5 kezmasaj
- fat5 kezşişman, yağlı
- classic5 kezklasik
- mate5 kezarkadaş, eş
- bachelor5 kezbekar erkek
- spider5 kezörümcek
- cocaine5 kezkokain
- existence4 kezvarlık, var oluş
- margarita4 kezmargarita kokteyli
- mix4 kezkarıştırmak
- truck4 kezkamyon
- lucky4 kezşanslı
- city4 kezşehir
- score4 kezsayı yapmak, gol atmak; skor
- actual4 kezgerçek, asıl
- walking4 kezyürüyüş
- notice4 kezfark etmek; duyuru
- white4 kezbeyaz
- cute4 kezsevimli
- affect4 kezetkilemek
- thirty4 kezotuz
- clothes4 kezkıyafetler, giysiler
- bowl4 kezkase
- worth4 kezdeğerinde, değmeye değer
- tough4 kezsert, zorlu
- improve4 kezgeliştirmek, iyileştirmek
- hop4 kezsıçrama, zıplama
- prefer4 keztercih etmek
- girlfriend4 kezkız arkadaş
- official4 kezresmi
- avoid4 kezkaçınmak
- treat4 kezdavranmak, muamele etmek; ikram
- respect4 kezsaygı duymak; saygı
- recent4 kezson, yakın zamanlı
- sweetheart4 kezsevgili, canım
- floor4 kezzemin, kat
- accept4 kezkabul etmek
- dance4 kezdans
- concept4 kezkavram
- lovely4 kezgüzel, hoş
- behind4 kezarkada, geride
- version4 kezsürüm, versiyon
- scenario4 kezsenaryo
- grow4 kezbüyümek
- upset4 kezüzgün
- straight4 kezdoğru, düz bir şekilde
- identity4 kezkimlik
- interest4 kezilgi
- song4 kezşarkı
- weekend4 kezhafta sonu
- third4 kezüçüncü
- ruin4 kezmahvetmek, bozmak
- secret4 kezsır
- red4 kezkırmızı
- holy4 kezkutsal
- hook4 kezkanca, çengel
- return4 kezdönüş, iade
- unique4 kezeşsiz, benzersiz
- french4 kezFransız, Fransızca
- medicine4 kezilaç
- information4 kezbilgi
- philosophy4 kezfelsefe
- environment4 kezçevre, ortam
- anybody4 kezherhangi biri, kimse
- sudden4 kezani
- solo4 keztek başına, solo
- thirty-six4 kezotuz altı
- fill4 kezdoldurmak
- car4 kezaraba
- apparent4 kezaşikar, belli
- robot4 kezrobot
- relief4 kezrahatlama, yardım
- duty4 kezgörev, sorumluluk
- racist4 kezırkçı kişi
- band4 kezmüzik grubu
- less4 kezdaha az
- finish4 kezbitiş, son
- goodness4 kezaman, aman tanrım
- psycho4 kezpsikopat
- beg4 kezyalvarmak, dilenmek
- ban4 kezyasak
- insane4 kezdeli, çılgın
- casual4 kezgündelik, rahat
- experience4 kezdeneyim
- luck4 kezşans
- mention4 kezbahsetmek, söz etmek; söz etme
- nervous4 kezgergin, endişeli
- comfort4 kezrahatlık, konfor
- nearly4 kezneredeyse
- congratulations4 keztebrikler
- message4 kezmesaj
- serve4 kezhizmet etmek, servis yapmak
- bare4 kezçıplak
- none4 kezhiçbiri
- power4 kezgüç, iktidar
- expert4 kezuzman
- warn4 kezuyarmak
- frank4 kezsamimi, açıksözlü
- spirit4 kezruh, moral
- phone4 keztelefon
- quiet4 kezsessiz
- original4 kezorijinal, özgün
- plate4 keztabak
- complete4 keztam, eksiksiz
- further4 kezdaha fazla, ilave
- blame4 kezsuçlamak
- toward4 kez-e doğru
- line4 kezçizgi, sıra
- appear4 kezgörünmek, ortaya çıkmak
- investigate4 kezsoruşturmak, araştırmak
- social4 kezsosyal, toplumsal
- pizza4 kezpizza
- art4 kezsanat
- emotional4 kezduygusal
- cry4 kezçığlık, ağlama
- consider4 kezdüşünmek, göz önünde bulundurmak
- near4 kezyakın
- stick4 kezyapışmak, saplanmak
- sky4 kezgökyüzü
- late4 kezgeç
- form4 kezform, şekil
- ability4 kezyetenek
- knowledge4 kezbilgi
- surgery4 kezameliyat
- homie4 kezkanka, dost
- friendship4 kezarkadaşlık, dostluk
- tap4 kezmusluk
- base4 keztaban, temel
- effect4 kezetki, sonuç
- boop4 kezhafifçe dokunma
- giraffe4 kezzürafa
- country4 kezülke
- driver4 kezsürücü, şoför
- common4 kezyaygın, ortak
- glitch4 kezarıza, hata
- carcass4 kezleş, hayvan gövdesi
- voluntary4 kezgönüllü
- silly4 kezaptalca, saçma
- self4 kezkendilik, benlik
- reference4 kezatıfta bulunmak; atıf, kaynak
- support4 kezdesteklemek; destek
- respond4 kezyanıt vermek, tepki vermek
- guilt4 kezsuçluluk
- yogurt4 kezyoğurt
- dozen4 kezdüzine
- blanket4 kezbattaniye
- full-time4 keztam zamanlı
- spa4 kezkaplıca, spa
- counsellor4 kezdanışman, rehber
- ranking4 kezsıralama, derece
- road4 kezyol
- birthday4 kezdoğum günü
- commit4 kezişlemek (suç), adamak
- far4 kezuzak, uzakta
- fan4 kezvantilatör, hayran
- against4 kezkarşı, -e karşı
- protocol4 kezprotokol, kural dizisi
- jail4 kezhapishane
- mainframe4 kezana bilgisayar
- grocery3 kezbakkal, market ürünü
- parking3 kezpark etme, otopark
- bottle3 kezşişe
- pill3 kezhap
- launch3 kezbaşlatmak, piyasaya sürmek
- select3 kezseçkin, özel
- warm3 kezılık, sıcak
- cold3 kezsoğuk
- seat3 kezkoltuk, oturak
- magazine3 kezdergi
- create3 kezyaratmak, oluşturmak
- calculate3 kezhesaplamak
- happiness3 kezmutluluk
- shock3 kezşok
- decorate3 kezsüslemek, dekore etmek
- style3 keztarz, stil
- review3 kezinceleme, eleştiri
- ton3 kezton
- attend3 kezkatılmak
- english3 kezİngilizce
- incredible3 kezinanılmaz
- fundamental3 keztemel
- rescue3 kezkurtarma
- curse3 kezlanet, küfür
- risk3 kezrisk
- brief3 kezkısa, kısa süreli
- bear3 kezayı
- low3 kezdüşük, alçak
- mother3 kezanne
- neighbour3 kezkomşu
- invite3 kezdavet etmek
- nod3 kezbaş sallama
- jump3 kezzıplamak, atlamak
- fart3 kezyellenmek, osurmak
- state3 kezeyalet, durum
- cash3 keznakit
- ground3 kezyer, zemin
- bus3 kezotobüs
- british3 kezİngiliz, Britanyalı
- stairs3 kezmerdiven
- animal3 kezhayvan
- blue3 kezmavi
- smash3 kezparçalamak, kırmak
- computer3 kezbilgisayar
- porn3 kezporno
- treatise3 kezinceleme, risale
- draw3 kezçizmek
- record3 kezkaydetmek
- princess3 kezprenses
- toe3 kezayak parmağı
- corrupt3 kezyozlaşmış, yolsuzluğa bulaşmış
- practice3 kezpratik, alıştırma
- board3 keztahta, pano
- degree3 kezderece, üniversite diploması
- vacation3 keztatil
- often3 kezsık sık
- buzz3 kezvızıltı, heyecan dalgası
- bang3 kezgürültü, patlama sesi
- peace3 kezbarış
- solve3 kezçözmek
- explode3 kezpatlamak
- flesh3 kezet, vücut dokusu
- nude3 kezçıplak
- result3 kezsonuç
- favour3 keziyilik, kıyak
- function3 kezişlev görmek, çalışmak
- progress3 kezilerleme
- practical3 kezpratik, kullanışlı
- asleep3 kezuykuda, uyumuş
- compliment3 keziltifat, kompliman
- doom3 kezkıyamet, felaket
- phony3 kezsahte, uydurma
- sexual3 kezcinsel
- billion3 kezmilyar
- scary3 kezkorkutucu
- sentence3 kezcümle
- pants3 kezpantolon
- goal3 kezhedef, gol
- formula3 kezformül
- player3 kezoyuncu
- drag3 kezsürüklemek
- zero3 kezsıfır
- weed3 kezyabani ot
- beginning3 kezbaşlangıç
- desperate3 kezçaresiz, umutsuz
- normal3 keznormal
- focus3 kezodaklanmak
- relax3 kezrahatlamak, dinlenmek
- rat3 kezsıçan
- homey3 kezsıcak, ev gibi rahat
- scared3 kezkorkmuş
- remain3 kezkalmak
- backup3 kezyedek
- bottom3 kezalt kısım, dip
- bummer3 kezhayal kırıklığı, aksilik
- piece3 kezparça
- tight3 kezsıkı, dar
- yacht3 kezyat
- award3 kezödül
- bother3 kezrahatsız etmek
- whisper3 kezfısıltı
- purpose3 kezamaç
- fish3 kezbalık
- according3 kezgöre
- boring3 kezsıkıcı
- pour3 kezdökmek
- sue3 kezdava açmak
- turning3 kezdönemeç, dönüş noktası
- poor3 kezfakir, yoksul
- black3 kezsiyah
- frame3 kezçerçeve, iskelet
- article3 kezmakale, yazı
- yell3 kezbağırmak; bağırış
- lake3 kezgöl
- stressed3 kezstresli, gergin
- pile3 kezyığın
- twice3 keziki kez, iki kere
- eleven3 kezon bir
- cover3 kezkapak, örtü
- lunch3 kezöğle yemeği
- strong3 kezgüçlü
- swing3 kezsalıncak
- conflict3 kezçatışma, anlaşmazlık
- dangerous3 keztehlikeli
- certain3 kezemin, kesin
- deeply3 kezderinden, yoğun bir şekilde
- closed3 kezkapalı
- unfair3 kezhaksız, adaletsiz
- protect3 kezkorumak
- chat3 kezsohbet etmek
- vibe3 kezhava, atmosfer
- site3 kezalan, site
- perform3 kezyapmak, sahnelemek
- glow3 kezparıltı, hafif ışık
- flame3 kezalev
- program3 kezprogram
- alive3 kezcanlı, hayatta
- birth3 kezdoğum
- retreat3 kezgeri çekilme, sığınak
- capacity3 kezkapasite
- consequence3 kezsonuç
- mall3 kezalışveriş merkezi
- borrow3 kezödünç almak
- improved3 kezgeliştirilmiş, iyileştirilmiş
- pen3 kezkalem
- ball3 keztop
- credit3 kezkredi, itibar
- ring3 kezçalmak (zil gibi)
- various3 kezçeşitli
- fate3 kezkader, kısmet
- erase3 kezsilmek
- gal3 kezkız, hatun
- frog3 kezkurbağa
- grass3 kezçim, ot
- scare3 kezkorkutmak
- joy3 kezsevinç, neşe
- wallet3 kezcüzdan
- kidney3 kezböbrek
- heck3 kezhay aksi, yahu
- bravo3 kezbravo, aferin
- condescending3 kezküçümseyici, tepeden bakan
- terrifying3 kezkorkunç
- hangover3 kezakşamdan kalmalık
- wonder3 kezmerak etmek
- sweat3 kezterlemek
- spot3 kezleke, nokta, yer
- trick3 kezhile, numara
- wee3 kezufacık, küçük
- handle3 kezüstesinden gelmek, idare etmek; kulp
- philosopher3 kezfilozof
- pointless3 kezanlamsız, amaçsız
- narrow3 kezdar
- beep3 kezbip sesi
- defence3 kezsavunma
- silent3 kezsessiz
- loud3 kezgürültülü, yüksek sesli
- con3 kezdolandırmak, kandırmak
- hump3 kezhörgüç, tümsek
- manuscript3 kezel yazması, müsvedde
- fruit3 kezmeyve
- explore3 kezkeşfetmek
- dollar3 kezdolar
- model3 kezmodellik yapmak, örnek almak; model
- extra3 kezekstra, fazladan
- deadline3 kezson teslim tarihi
- despite3 kezrağmen
- hug3 kezsarılmak
- cell3 kezhücre
- press3 kezbasın; matbaa presi
- sadness3 kezüzüntü
- fair3 kezadil
- afternoon3 kezöğleden sonra
- peanut3 kezyer fıstığı
- trafficking3 kezkaçakçılık, insan ticareti
- delicious3 kezlezzetli
- buffalo3 kezmanda, bizon
- win3 kezkazanmak
- lit3 kezaydınlatılmış
- repair3 kezonarım, tamir
- boyfriend3 kezerkek arkadaş
- poetry3 kezşiir
- loop3 kezdöngü, ilmek
- sensitive3 kezhassas, duyarlı
- junk3 kezıvır zıvır, hurda
- toilet3 keztuvalet
- karaoke3 kezkaraoke
- colour3 kezrenk
- criminal3 kezsuçlu
- invent3 kezicat etmek
- gross3 kezbrüt, iğrenç
- expensive3 kezpahalı
- option3 kezseçenek
- spin3 kezdönmek, çevirmek
- wet3 kezıslak
- update3 kezgüncellemek
- lame3 kezzayıf, aksak
- follow3 keztakip etmek
- foundation3 keztemel
- almond3 kezbadem
- info3 kezbilgi
- chili3 kezacı biber
- shoe3 kezayakkabı
- rip3 kezyırtmak
- station3 kezistasyon
- explain3 kezaçıklamak
- dingdong3 kezzil sesi
- dork3 kezsakar tip, hıyar
- cheat3 kezhile yapmak, aldatmak
- pitch3 kezsaha, ses tonu
- demon3 kezşeytan, cin
- dirtbag3 kezpislik, aşağılık kimse
- bump3 kezçarpmak, toslamak
- master3 kezusta
- naked3 kezçıplak
- evidence3 kezkanıt, delil
- rough3 kezpürüzlü, zor
- pressure3 kezbaskı, basınç
- apologise3 kezözür dilemek
- predict3 keztahmin etmek
- beer3 kezbira
- marry3 kezevlenmek
- husband3 kezkoca, eş
- sacrifice3 kezfedakarlık
- routine3 kezrutin
- cos3 kezçünkü
- charity3 kezhayır kurumu, yardımseverlik
- rail3 kezkorkuluk, ray
Kalıp ve öbek fiil başlıkları Wiktionary İngilizce deyim kategorilerinden alındı, CC BY-SA 4.0 ile kullanılıyor. Sıklıklar sezonun kendi diyaloğu üzerinden ölçüldü.
Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.
Diğer sezonlar