Community 1. sezon: İngilizce kelimeler ve kalıplar
Community dizisinin 25 bölüm boyunca tekrar ettiği her kelime ve kalıp, duyma sıklığına göre sıralı. En sık geçenler başta, yani liste dizinin bir sonraki sahnede söyleyeceği şeyle açılıyor.
25
bölüm
1248
kelime
123
öbek fiil
79
deyim
İndir ve aktar
Üç boy var ve boylar keyfi değil, her biri bir sıklık eşiği. Bir kelime ya da kalıp, sezon onu en az o kadar kez söylediyse pakete giriyor. Başlangıç seviyesi kelimeler üçünde de yok, onları seviye listeleri taşıyor.
En çok tekrar edenler
10 kez ve üzeri geçenler
150
kart
133 kelime, 17 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %45 kadarını kapsıyor
Geniş set
5 kez ve üzeri geçenler
435
kart
385 kelime, 50 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %75 kadarını kapsıyor
Tüm sezon
2 kez ve üzeri geçenler
915
kart
731 kelime, 184 kalıp
Sezonun tekrar ettiklerinin %100 kadarını kapsıyor
Nasıl aktarılır
- 1. Seviyenize uygun paketi indirin.
- 2. VocaFlare'da Listeler'i açın, doldurmak istediğiniz listeyi seçin.
- 3. İçe aktarmayı seçin, sonra indirdiğiniz dosyayı gösterin.
- 4. Önizlemeye bakıp kaydedin. Her kart anlamıyla ve örnek cümlesiyle geliyor.
Öbek fiiller ve deyimler
Bir sezonun öğrettiği, kelime listesinin öğretemediği şey tam olarak bu. İki parça ayrı ayrı biliniyor, ikilinin kendisi bilinmiyor.
- look at55 kezbakmak
- you know what41 kezbak ne diyeceğim
- talk about32 kezhakkında konuşmak
- feel like21 kezcanı istemek, gibi gelmek
- find out19 kezöğrenmek, ortaya çıkarmak
- supposed to18 kezyapması gerekmek, öyle olduğu söylenmek
- wait for15 kezbeklemek
- i tell you14 kezinan bana, valla
- hang out15 keztakılmak, vakit geçirmek
- make fun of15 kezdalga geçmek
- check out11 kezbakmak, incelemek
- look for12 kezaramak
- show up12 kezgelmek, ortaya çıkmak
- shut up11 kezsus, kapa çeneni
- figure out10 kezçözmek, anlamak
- get out of10 kezkurtulmak, sıyrılmak
- grow up10 kezbüyümek, olgunlaşmak
- by the way9 kezbu arada, aklıma gelmişken
- work on9 kezüzerinde çalışmak
- move on9 kezgeçmek, ilerlemek
- pick up8 kezalmak, yerden kaldırmak
- turn on9 kezaçmak, çalıştırmak
- end up8 kezsonunda olmak, kendini bulmak
- turn out7 kezmeğer, öyle çıkmak
- get rid of9 kezkurtulmak, atmak
- deal with6 kezbaşa çıkmak, ilgilenmek
- first of all6 kezher şeyden önce, ilk olarak
- hold on6 kezbir saniye, bekle
- mess with8 kezbulaşmak, karışmak
- turn into6 kezdönüşmek
- cut off6 kezkesmek, sözünü kesmek
- sleep with6 kezbiriyle yatmak
- bring back6 kezgeri getirmek
- get back to5 kezgeri dönmek, sonra haber vermek
- give it to someone5 kezhakkını vermek, ağzının payını vermek
- freak out5 kezçıldırmak, paniklemek
- wake up5 kezuyanmak, uyandırmak
- big deal5 kezbüyük mesele, önemli şey
- sit down5 kezoturmak
- sign up5 kezkaydolmak
- drop out5 kezokulu bırakmak, çekilmek
- there you go5 kezişte oldu, al bakalım
- agree with5 kezaynı fikirde olmak
- help out5 kezyardım etmek, el atmak
- stick to5 kezbağlı kalmak, devam etmek
- go back to5 kezgeri dönmek
- throw off5 kezşaşırtmak, yoldan çıkarmak
- just like that5 kezbirden, öylece
- seize the day6 kezgünü yaşamak
- holy crap4 kezvay canına, hay aksi
- do one's homework4 kezödevini yapmak, hazırlık yapmak
- get started4 kezbaşlamak, işe koyulmak
- bring in4 kezgetirmek, dahil etmek
- too late4 kezçok geç
- beat it4 kezçek arabanı, git
- in line4 kezsırada, kuyrukta
- laugh at4 kezgülmek, alay etmek
- live with4 kezbirlikte yaşamak, katlanmak
- work out4 kezspor yapmak, yolunda gitmek
- change one's mind4 kezfikrini değiştirmek
- fill in4 kezdoldurmak, yerine bakmak
- guess what4 kezbil bakalım ne oldu
- break up4 kezayrılmak
- blow off4 kezekmek, savsaklamak
- have a word4 keziki çift laf etmek, konuşmak
- on purpose4 kezbilerek, kasten
- in someone's face4 kezburnunun dibinde, meydan okurcasına
- walk away4 kez
- ask for4 kezistemek
- work at4 kez
- mess up4 kezbatırmak, karıştırmak
- as soon as4 kezolur olmaz, hemen
- stand for4 kezanlamına gelmek, savunmak
- knock out4 kezbayıltmak, devre dışı bırakmak
- suck it4 kezal bakalım, kabul et
- make out with4 kezöpüşmek
- streets ahead7 kezkat kat üstün
- turn off4 kezkapatmak
- bless you4 kezçok yaşa
- let me tell you4 kezsana bir şey söyleyeyim
- pull in4 kezyaklaşıp durmak, kenara çekmek
- run out4 keztükenmek, bitmek
- move in4 keztaşınmak
- hear of3 kezduymuş olmak, adını bilmek
- hit on3 kezasılmak, yazmak
- see you later3 kezsonra görüşürüz
- look back3 kezgeriye bakmak, anmak
- take away from3 kezeksiltmek, gölgelemek
- check on3 kezbakmak, kontrol etmek
- kick out3 kezkapı dışarı etmek, atmak
- strike out3 kezbaşarısız olmak, tutturamamak
- call on3 kezsöz vermek, başvurmak
- screw you3 kezcanın cehenneme
- walk around3 kezdolaşmak, gezinmek
- screw up3 kezbatırmak, sıçmak
- turn around3 kezarkasını dönmek, toparlanmak
- crap out3 kezbozulmak, pes etmek
- come up with3 kezbulmak, akıl etmek
- there we go3 kezişte oldu, hah şimdi
- on the table3 kezmasada, tartışmaya açık
- sleep together3 kezbirlikte olmak, yatmak
- good job3 kezaferin, iyi iş
- keep on3 kezdevam etmek
- come on in3 kezbuyur gel, içeri gel
- bring around3 kez
- what are the odds3 kezne tesadüf
- hand out3 kezdağıtmak
- so far3 kezşimdiye kadar
- write down3 kezyazmak, not almak
- throw out3 kezçöpe atmak, kovmak
- listen up3 kezdinleyin, kulak verin
- sexual tension3 kezcinsel gerilim
- hurt someone's feelings3 kezkalbini kırmak
- stay out3 kezdışarıda kalmak, karışmamak
- get moving3 kezkımıldamak, harekete geçmek
- turn in3 kezteslim etmek
- stand up for3 kezarkasında durmak, savunmak
- take a look3 kezbir bakmak
- there you are3 kezburadaymışsın, işte oldu
- so much for3 kezhani, boşa gitti
- watch it3 kezdikkat et, bak ha
- make sense3 kezmantıklı olmak, anlaşılmak
- throw away4 kezçöpe atmak, harcamak
- play out4 kezgelişmek, sonuçlanmak
- run late2 kez
- pull off2 kezbaşarmak, kotarmak
- forget you2 kez
- hear from2 kezhaber almak
- calm down2 kezsakinleşmek
- once in a while2 kezarada bir
- none of someone's business2 kezseni ilgilendirmez
- jump in2 kezatlamak, araya girmek
- walk out2 kezçekip gitmek
- miss out2 kezkaçırmak, mahrum kalmak
- leave out2 kezatlamak, dışarıda bırakmak
- point out2 kezbelirtmek, göstermek
- buckle up2 kezkemer bağlamak
- bring up2 kezgündeme getirmek, büyütmek
- stuff you2 kez
- hold someone's hand2 kez
- keep it up2 kezböyle devam
- plan on2 kez
- off the table2 kez
- lie low2 kezsinmek, ortalıkta görünmemek
- head to toe2 keztepeden tırnağa
- light up2 kezaydınlanmak, ışıldamak
- stay away2 kezuzak durmak
- number one2 kez
- make peace2 kezbarışmak
- start over2 kezbaştan başlamak
- my foot2 kezhadi oradan, sen ona inan
- dress up2 kezgiyinip süslenmek
- crash course2 kezhızlandırılmış kurs
- saddle up2 kez
- to do with2 kez
- sleep in2 kezgeç kalkmak
- lay off2 kezişten çıkarmak, rahat bırakmak
- move out2 kezevden çıkmak
- find oneself2 kez
- kick off2 kezbaşlamak
- let someone have it2 kez
- get out of here2 kezhadi canım, çık dışarı
- rip off2 kezkazıklamak
- for show2 kezgösteriş için
- set up2 kezkurmak, ayarlamak
- beats me2 kezbana sorma, hiç bilmiyorum
- open up2 kezaçılmak, içini dökmek
- sick and tired2 kezbıkmış usanmış
- as you know2 kezbildiğin gibi
- tell on2 kezşikayet etmek, ispiyonlamak
- wrong number2 kezyanlış numara
- hang up2 keztelefonu kapatmak
- dream come true2 kezhayalin gerçek olması
- come true2 kez
- the other day2 kezgeçen gün
- keep up2 kezyetişmek, ayak uydurmak
- come clean2 kezitiraf etmek
- warm up2 kezısınmak
- have a good time2 keziyi vakit geçirmek
- hold back2 kezkendini tutmak, engellemek
- fall for2 kezaşık olmak, kanmak
- hang on2 kezbekle, tutun
- throw oneself at2 kez
- not to mention2 kezbir de, üstelik
- work together2 kezbirlikte çalışmak
- out the window2 kez
- rely on2 kezgüvenmek, bel bağlamak
- in touch2 kezirtibatta, temasta
- live out3 kezyaşamak, gerçekleştirmek
- punch in3 kezgirmek, tuşlamak
- small talk2 kezhavadan sudan sohbet
- chase down2 kezpeşine düşmek, yakalamak
- break a leg2 keziyi şanslar
- even the score2 kezödeşmek
- look away2 kezbaşka tarafa bakmak
- cut in2 kezaraya girmek, sözünü kesmek
- slip up2 kezhata yapmak
- get off with2 kez
- hurry up2 kezacele etmek
- take a nap2 kezkestirmek
- in the game2 kezoyunda, iddialı
- live together2 kezbirlikte yaşamak
Kelimeler
Sezonun kaç kez söylediğine göre sıralı. Her kelime kendi sayfasına, tam sözlük maddesine bağlanıyor.
- like437 kezgibi
- look234 kezbakış, görünüş
- need144 kezgerekmek
- tell144 kezanlatmak, söylemek
- class130 kezsınıf, ders
- mean126 kezanlamına gelmek
- call117 kezarama, telefon görüşmesi
- talk114 kezkonuşmak
- sorry109 kezüzgün, pardon
- friend108 kezarkadaş
- help95 kezyardım etmek
- cool95 kezserin
- group87 kezgrup
- give82 kezvermek
- life78 kezhayat, yaşam
- study76 kezçalışmak, ders çalışmak
- wait76 kezbeklemek
- stop75 kezdurak
- nice75 kezhoş, güzel
- school72 kezokul
- start71 kezbaşlangıç
- girl71 kezkız
- love71 kezaşk, sevgi
- god71 keztanrı
- real69 kezgerçek
- find66 kezbulmak
- feel64 kezhissetmek
- hear64 kezduymak
- name60 kezisim, ad
- keep59 keztutmak, saklamak
- ask59 kezsormak
- great59 kezharika, muhteşem
- happen57 kezolmak, gerçekleşmek
- believe56 kezinanmak
- play55 kezoyun, tiyatro oyunu
- trying54 kezsabır sınayan, zor
- student54 kezöğrenci
- work53 keziş, çalışma
- sound52 kezkulağa gelmek; ses
- face51 kezyüz
- movie51 kezfilm
- guess50 keztahmin etmek
- show48 kezgöstermek
- bring48 kezgetirmek
- word48 kezkelime
- watch47 kezkol saati
- boy46 kezerkek çocuk
- fun46 kezeğlenceli
- family45 kezaile
- professor44 kezprofesör
- kid43 kezçocuk
- person43 kezkişi, insan
- night43 kezgece
- stuff42 keztıkıştırmak, doldurmak; eşya, şeyler
- everybody42 kezherkes
- college42 kezüniversite, kolej
- care41 kezbakım, özen
- turn41 kezsıra
- wear41 kezgiymek
- stay41 kezkalmak
- dude41 kezadam, dostum (argo)
- hard40 kezzor, sert
- listen40 kezdinlemek
- morning40 kezsabah
- use39 kezkullanmak
- try39 kezdeneme
- move39 kezhamle, hareket
- leave39 kezayrılmak, terk etmek
- funny38 kezkomik
- always38 kezher zaman
- happy38 kezmutlu
- job38 keziş
- long37 kezuzun
- hand37 kezel
- change37 kezdeğişim, değişiklik
- car37 kezaraba
- meet37 kezbuluşmak, tanışmak
- high35 kezyüksek
- win35 kezkazanmak
- hell34 kezcehennem
- question34 kezsoru
- hate34 keznefret etmek
- break34 kezkırmak
- stupid33 kezaptal, salak
- lose33 kezkaybetmek
- minute33 kezdakika
- drink33 keziçecek
- buddy33 kezarkadaş, dost
- chicken33 keztavuk
- done32 kezbitmiş, tamamlanmış
- write32 kezyazmak
- crazy32 kezçılgın, deli
- point31 keznokta, konu
- mind31 kezzihin, akıl
- check31 kezhesap fişi, çek
- important31 kezönemli
- drop30 kezdüşürmek
- part30 kezparça, bölüm
- song30 kezşarkı
- fight30 kezkavga
- world29 kezdünya
- week28 kezhafta
- head28 kezkafa, baş
- excuse28 kezbahane, mazeret
- whole28 keztüm, bütün
- everything28 kezher şey
- spend28 kezharcamak
- throw28 kezatış
- hot28 kezsıcak
- lady28 kezhanım, bayan
- dance28 kezdans
- party28 kezparti
- probably27 kezmuhtemelen
- weird27 keztuhaf
- problem27 kezsorun, problem
- stand27 keztezgâh, stant
- game27 kezoyun
- mom27 kezanne
- teacher27 kezöğretmen
- date27 keztarih
- eye26 kezgöz
- black26 kezsiyah
- another26 kezbaşka bir, bir diğer
- die26 kezölmek
- remember26 kezhatırlamak
- sit25 kezoturmak
- room25 kezoda
- answer25 kezcevap, yanıt
- eat25 kezyemek
- kill25 kezöldürmek
- human25 kezinsani, insan
- semester25 kezdönem, sömestr
- pool25 kezhavuz
- end24 kezson
- deal24 kezilgilenmek, başa çıkmak; anlaşma
- hold24 keztutuş, kavrama
- miss24 kezBayan
- pick24 kezseçmek, toplamak
- idea24 kezfikir
- sex24 kezcinsellik, seks; cinsiyet
- message24 kezmesaj
- side23 kezkenar, taraf
- learn23 kezöğrenmek
- used23 kezkullanılmış
- hour23 kezsaat
- catch23 kezyakalama
- girlfriend23 kezkız arkadaş
- finger23 kezparmak
- football23 kezfutbol
- seem22 kezgibi görünmek
- suppose22 kezsanmak, varsaymak
- dead22 kezölü
- drive22 kezaraba yolculuğu, sürüş
- run22 kezkoşu
- table22 kezmasa
- sleep22 kezuyumak
- gay22 kezneşeli, eşcinsel
- act22 kezdavranmak, rol yapmak; eylem
- final22 kezson, nihai
- fair22 kezadil
- cut22 kezkesmek
- case21 kezdurum, kutu
- close21 kezyakın
- pants21 kezpantolon
- special21 kezözel
- campus21 kezkampüs
- rule21 kezkural
- hit21 kezvurmak, çarpmak
- pass21 kezgeçmek, başarmak; geçiş kartı
- tonight21 kezbu gece
- test21 kezsınav, test
- cute21 kezsevimli
- film21 kezçekmek, filme almak; film
- live21 kezyaşamak
- figure20 kezanlamak, tahmin etmek; rakam, şekil
- ready20 kezhazır
- line20 kezçizgi, sıra
- forget20 kezunutmak
- number20 keznumara, sayı
- hurt20 kezincitmek, acıtmak
- kick20 keztekme
- place20 kezyer, mekan
- pottery20 kezçömlekçilik, seramik
- somebody19 kezbiri, birisi
- exact19 keztam, kesin
- alone19 kezyalnız, tek başına
- late19 kezgeç
- total19 keztoplam, tam
- easy19 kezkolay
- awesome19 kezharika
- pay19 kezücret, maaş
- understand19 kezanlamak
- pee19 kezişemek
- card19 kezkart
- realize18 kezfark etmek, anlamak
- community18 keztopluluk
- serious18 kezciddi
- matter18 kezmesele, konu
- buy18 kezsatın almak
- lawyer18 kezavukat
- short18 kezkısa
- worry18 kezendişe, kaygı
- team18 keztakım
- send18 kezgöndermek
- shirt18 kezgömlek
- cookie18 kezkurabiye
- damn17 kezlanet olası
- fact17 kezgerçek, olgu
- home17 kezev
- later17 kezsonra, daha sonra
- fall17 kezdüşmek
- speak17 kezkonuşmak
- hang17 kezasmak
- walk17 kezyürüyüş
- save17 kezkurtarmak, biriktirmek
- suck17 kezemmek
- mother17 kezanne
- less17 kezdaha az
- hope17 kezumut
- door17 kezkapı
- clear17 keztemizlemek, boşaltmak; açık, net
- news17 kezhaber
- story17 kezhikâye
- offer17 kezteklif etmek, sunmak; teklif
- fail17 kezbaşarısız olmak
- joke17 kezşaka yapmak; şaka
- rest16 kezdinlenme, geri kalan
- racist16 kezırkçı kişi
- young16 kezgenç
- perfect16 kezmükemmel
- reason16 kezsebep, neden
- shoot16 kezateş etmek, çekim yapmak
- water16 kezsu
- breakfast16 kezkahvaltı
- pretend16 keznumara yapmak, gibi davranmak
- respect16 kezsaygı duymak; saygı
- soon16 kezyakında
- beat16 kezdövmek, yenmek
- obvious16 kezaçık, belirgin
- power16 kezgüç, iktidar
- kiss16 kezöpücük
- voice16 kezses (insan sesi)
- lie15 kezyalan söylemek
- order15 kezsipariş, düzen
- heart15 kezkalp
- body15 kezvücut
- chance15 kezşans, fırsat
- top15 keztepe, üst
- phone15 keztelefon
- conversation15 kezsohbet, konuşma
- grade15 kezsınıf, not
- laugh15 kezgülmek
- ridiculous15 kezgülünç, saçma
- bathroom15 kezbanyo, tuvalet
- read15 kezokumak
- moment15 kezan, anlık
- book15 kezkitap
- raise15 kezkaldırmak, artırmak
- text15 kezmesaj atmak; metin
- business15 keziş, ticaret
- switch15 kezanahtar, düğme
- prize15 kezödül
- true14 kezdoğru, gerçek
- cry14 kezçığlık, ağlama
- finish14 kezbitiş, son
- yet14 kezhenüz, daha
- become14 kezolmak, haline gelmek
- shut14 kezkapatmak
- anybody14 kezherhangi biri, kimse
- join14 kezkatılmak
- baby14 kezbebek
- animal14 kezhayvan
- bed14 kezyatak
- mad14 kezkızgın, deli
- bag14 kezçanta
- child14 kezçocuk
- credit14 kezkredi, itibar
- invite14 kezdavet etmek
- paper14 kezkağıt
- security14 kezgüvenlik
- living14 kezcanlı, yaşayan
- son14 kezoğul
- mess14 kezbatırmak, karıştırmak; dağınıklık
- coffee14 kezkahve
- list14 kezliste
- desk14 kezmasa, çalışma masası
- club14 kezkulüp
- secret14 kezsır
- band14 kezmüzik grubu
- debate14 keztartışma, münazara
- exam14 kezsınav
- handle13 kezüstesinden gelmek, idare etmek; kulp
- absolute13 kezkesin, mutlak
- different13 kezfarklı
- blow13 kezüflemek, esmek
- wish13 kezdilek
- sign13 kezişaret, tabela
- teach13 kezöğretmek
- screw13 kezvidalamak, batırmak; vida
- brother13 kezerkek kardeş
- feeling13 kezhis, duygu
- fake13 keztaklit etmek, yalandan yapmak; sahte
- hair13 kezsaç
- tiny13 kezminik, ufacık
- truth13 kezgerçek, doğru
- leg13 kezbacak
- friday13 kezCuma
- pot13 keztencere, saksı
- experiment13 kezdeney
- vote13 kezoy
- green13 kezyeşil
- full12 kezdolu
- running12 kezkoşu
- consider12 kezdüşünmek, göz önünde bulundurmak
- remind12 kezhatırlatmak
- situation12 kezdurum
- entire12 kezbütün, tam
- least12 kezen az
- money12 kezpara
- glad12 kezmemnun, mutlu
- idiot12 kezaptal, salak
- stick12 kezyapışmak, saplanmak
- waste12 kezboşa harcamak, çöpe atmak; atık
- dream12 kezrüya, hayal
- jacket12 kezceket, mont
- dinner12 kezakşam yemeği
- horrible12 kezkorkunç, berbat
- control12 kezyönetmek, denetlemek; kontrol
- choose12 kezseçmek
- knock12 kezvurmak, kapıyı çalmak; vuruş
- punch12 kezyumruk atmak; yumruk
- cat12 kezkedi
- jealous12 kezkıskanç
- cheat12 kezhile yapmak, aldatmak
- evil12 kezkötü, şeytani
- street12 kezsokak
- seize12 kezyakalamak, ele geçirmek
- open11 kezaçık
- friendship11 kezarkadaşlık, dostluk
- certain11 kezemin, kesin
- sense11 kezduyu, his
- sometimes11 kezbazen
- picture11 kezresim, fotoğraf
- tight11 kezsıkı, dar
- bet11 kezbahis oynamak
- foot11 kezayak
- house11 kezev
- ball11 keztop
- sexual11 kezcinsel
- pull11 kezçekmek
- food11 kezyiyecek, yemek
- cover11 kezkapak, örtü
- trust11 kezgüvenmek
- grow11 kezbüyümek
- form11 kezform, şekil
- sick11 kezhasta
- fire11 kezateş, yangın
- jump11 kezzıplamak, atlamak
- note11 keznot
- star11 kezyıldız, ünlü kişi
- office11 kezofis, büro
- page11 kezsayfa
- fool11 kezaldatmak, kandırmak; aptal
- parking11 kezpark etme, otopark
- fast11 kezhızlı
- rid11 kezkurtarmak, temizlemek
- boat11 keztekne, kayık
- essay11 kezdeneme, kompozisyon
- allow10 kezizin vermek
- notice10 kezfark etmek; duyuru
- agree10 kezaynı fikirde olmak, kabul etmek
- appreciate10 keztakdir etmek, minnettar olmak
- sport10 kezspor
- working10 kezçalışan, işlevsel
- interested10 kezilgili, meraklı
- free10 kezücretsiz, özgür
- favorite10 kezen sevilen, favori
- half10 kezyarım, yarı
- luck10 kezşans
- dirty10 kezkirli
- smart10 kezzeki, şık
- level10 kezseviye, düzey
- roll10 kezyuvarlanmak, yuvarlamak; rulo, sandviç ekmeği
- assume10 kezvarsaymak
- extra10 kezekstra, fazladan
- circle10 kezdaire, çember
- creepy10 kezürkütücü, tekinsiz
- decision10 kezkarar
- partner10 kezeş, ortak
- subject10 kezkonu, ders
- white10 kezbeyaz
- city10 kezşehir
- forgive10 kezaffetmek
- buzz10 kezvızıltı, heyecan dalgası
- wonder9 kezmerak etmek
- quick9 kezhızlı, çabuk
- except9 kezhariç, dışında
- single9 keztek, bekar
- early9 kezerken
- admit9 kezkabul etmek, itiraf etmek
- light9 kezhafif, aydınlık
- explain9 kezaçıklamak
- able9 kezyapabilen, muktedir
- treat9 kezdavranmak, muamele etmek; ikram
- soul9 kezruh
- visit9 kezziyaret
- practice9 kezpratik, alıştırma
- simple9 kezbasit
- support9 kezdesteklemek; destek
- behind9 kezarkada, geride
- adult9 kezyetişkin
- dancing9 kezdans etme
- yell9 kezbağırmak; bağırış
- mistake9 kezhata
- gift9 kezhediye
- mouth9 kezağız
- lock9 kezkilitlemek; kilit
- dressed9 kezgiyinmiş
- mature9 kezolgun
- afraid9 kezkorkmuş
- experience9 kezdeneyim
- hide9 kezsaklamak, gizlenmek
- model9 kezmodellik yapmak, örnek almak; model
- learning9 kezöğrenme
- upset9 kezüzgün
- deserve9 kezhak etmek
- plan9 kezplan
- touch9 kezdokunma
- music9 kezmüzik
- parent9 kezebeveyn
- monday9 kezPazartesi
- dumb9 kezaptal, salak; dilsiz
- shake9 kezsallanma, milkshake
- chair9 kezsandalye
- homework9 kezev ödevi
- judge9 kezyargılamak, karar vermek
- horse9 kezat
- sheet9 kezçarşaf, kağıt yaprağı
- rat9 kezsıçan
- doctor9 kezdoktor
- clothes9 kezkıyafetler, giysiler
- transfer9 kezaktarmak, transfer etmek
- valentine9 kezsevgililer günü hediyesi/kartı
- holy8 kezkutsal
- prove8 kezkanıtlamak
- till8 kez-e kadar
- honor8 kezonurlandırmak, şereflendirmek; onur
- value8 kezdeğer vermek; değer
- twice8 keziki kez, iki kere
- tear8 kezyırtmak; gözyaşı
- pleasure8 kezzevk, memnuniyet
- definite8 kezkesin, belirli
- decide8 kezkarar vermek
- clean8 keztemiz
- far8 kezuzak, uzakta
- purpose8 kezamaç
- personal8 kezkişisel
- none8 kezhiçbiri
- ugly8 kezçirkin
- front8 kezön
- ruin8 kezmahvetmek, bozmak
- mention8 kezbahsetmek, söz etmek; söz etme
- outside8 kezdışarıda
- poor8 kezfakir, yoksul
- month8 kezay
- cold8 kezsoğuk
- genius8 kezdeha
- library8 kezkütüphane
- safe8 kezgüvenli
- begin8 kezbaşlamak
- system8 kezsistem
- piece8 kezparça
- normal8 keznormal
- promise8 kezsöz vermek; söz
- hanging8 kezasılı
- bunch8 kezdemet, salkım
- boyfriend8 kezerkek arkadaş
- cop8 kezpolis (argo)
- attractive8 kezçekici
- share8 kezpaylaşmak
- pencil8 kezkurşun kalem
- degree8 kezderece, üniversite diploması
- letter8 kezmektup, harf
- grandpa8 kezbüyükbaba, dede
- mark8 kezleke, not (okulda)
- housewife8 kezev hanımı
- window8 kezpencere
- sake8 kezuğruna, hatırına
- low8 kezdüşük, alçak
- angry8 kezkızgın, öfkeli
- involved8 kezdahil, karmaşık
- trip8 kezgezi
- gun8 kezsilah, tabanca
- tired8 kezyorgun
- crew8 kezmürettebat, ekip
- tension8 kezgerginlik
- sea8 kezdeniz
- storm8 kezöfkeyle çıkıp gitmek; fırtına
- backpack8 kezsırt çantası
- banana8 kezmuz
- gross8 kezbrüt, iğrenç
- dial8 keznumara çevirmek; kadran
- focus7 kezodaklanmak
- lesson7 kezders
- favor7 keziyilik
- forever7 kezsonsuza dek
- difference7 kezfark
- interesting7 kezilginç
- train7 keztren
- stranger7 kezyabancı
- pill7 kezhap
- smoke7 kezduman
- toilet7 keztuvalet
- scene7 kezsahne, manzara
- murder7 kezöldürmek, katletmek; cinayet
- fit7 kezformda, uygun
- dry7 kezkuru
- destroy7 kezyok etmek, tahrip etmek
- death7 kezölüm
- boot7 keztekmelemek, kapı dışarı etmek; bot
- hilarious7 kezçok komik
- bother7 kezrahatsız etmek
- sweet7 keztatlı
- language7 kezdil
- step7 kezadım atmak
- blood7 kezkan
- guard7 kezkorumak, nöbet tutmak; koruma görevlisi
- lucky7 kezşanslı
- reference7 kezatıfta bulunmak; atıf, kaynak
- sad7 kezüzgün
- law7 kezkanun, hukuk
- schedule7 kezprogram, takvim
- contact7 keziletişim, temas
- age7 kezyaş
- attention7 kezdikkat
- key7 kezanahtar, temel
- slip7 kezkağıt parçası, ufak hata
- pity7 kezacımak; acıma, yazık
- specific7 kezbelirli, özel
- brain7 kezbeyin
- sell7 kezsatmak
- sing7 kezşarkı söylemek
- christian7 kezHristiyan
- add7 kezeklemek
- follow7 keztakip etmek
- flower7 kezçiçek
- cell7 kezhücre
- rock7 kezsallamak, sallanmak; kaya, taş
- score7 kezsayı yapmak, gol atmak; skor
- meeting7 keztoplantı
- pain7 kezağrı, acı
- outfit7 kezkıyafet
- teaching7 kezöğretim, öğretmenlik
- fix7 keztamir etmek, düzeltmek; çözüm, tamir
- taste7 keztat, zevk
- embarrassing7 kezutandırıcı
- excited7 kezheyecanlı
- dating7 kezflört etme, çıkma
- impress7 kezetkilemek
- earth7 kezdünya, toprak
- smell7 kezkoku, koku alma duyusu
- phrase7 kezkalıp, deyim
- ago7 kezönce (zaman)
- role7 kezrol, görev
- naked7 kezçıplak
- dog7 kezköpek
- prom7 kezmezuniyet balosu
- huge7 kezkocaman, dev gibi
- alert7 kezuyarmak
- sexy7 kezseksi, çekici
- tea7 kezçay
- registration7 kezkayıt, tescil
- monkey7 kezmaymun
- april7 kezNisan
- middle6 kezorta
- insult6 kezhakaret etmek; hakaret
- willing6 kezistekli, gönüllü
- above6 kezyukarıda
- beautiful6 kezgüzel
- advice6 keztavsiye, öğüt
- ice6 kezbuz
- cream6 kezkrema
- growing6 kezbüyüyen, artan
- usual6 kezher zamanki, olağan
- large6 kezbüyük
- lame6 kezzayıf, aksak
- ending6 kezson, bitiş
- hip6 kezkalça
- button6 kezdüğme
- actual6 kezgerçek, asıl
- wonderful6 kezharika
- plus6 kezartı, ile birlikte
- classic6 kezklasik
- respond6 kezyanıt vermek, tepki vermek
- ignore6 kezgörmezden gelmek
- count6 kezsaymak
- giant6 kezdev, kocaman
- reach6 kezulaşmak, uzanmak
- email6 keze-posta
- crime6 kezsuç
- condition6 kezşartlandırmak, alıştırmak; durum, koşul
- honest6 kezdürüst
- reverse6 kezgeri almak, tersine çevirmek
- bust6 kezkırmak, yakalamak (suçüstü)
- discuss6 keztartışmak, görüşmek
- express6 kezekspres tren
- divorced6 kezboşanmış
- smile6 kezgülümseme
- continue6 kezdevam etmek
- heaven6 kezcennet
- third6 kezüçüncü
- celebrate6 kezkutlamak
- fly6 kezsinek
- worried6 kezendişeli
- walking6 kezyürüyüş
- strike6 kezgrev
- devil6 kezşeytan
- rip6 kezyırtmak
- rap6 kezrap müziği
- formal6 kezresmi, biçimsel
- enjoy6 kezkeyif almak, hoşlanmak
- wheel6 keztekerlek
- quit6 kezbırakmak, istifa etmek
- character6 kezkarakter
- opportunity6 kezfırsat
- coach6 kezantrenör, koç
- robot6 kezrobot
- couple6 kezçift, birkaç
- alive6 kezcanlı, hayatta
- department6 kezbölüm, departman
- tongue6 kezdil
- scared6 kezkorkmuş
- terrible6 kezberbat, korkunç
- birthday6 kezdoğum günü
- boss6 kezpatron
- inside6 keziçinde, içeride
- natural6 kezdoğal
- pride6 kezgurur
- king6 kezkral
- connect6 kezbağlamak
- selfish6 kezbencil
- art6 kezsanat
- evening6 kezakşam
- candle6 kezmum
- costume6 kezkostüm
- cook6 kezaşçı
- quiz6 kezkısa sınav, bilgi yarışması
- brilliant6 kezharika, parlak
- shooting6 kezsilahlı saldırı, çekim
- honey6 kezbal
- comfortable6 kezrahat
- kitchen6 kezmutfak
- imagine6 kezhayal etmek
- convince6 kezikna etmek
- record6 kezkaydetmek
- fat6 kezşişman, yağlı
- jeans6 kezkot pantolon
- bout6 keznöbet, maç
- arm6 kezkol
- hat6 kezşapka
- cigarette6 kezsigara
- father6 kezbaba
- lab6 kezlaboratuvar
- wizard6 kezusta, mahir
- greeting6 kezselamlama
- press6 kezbasın; matbaa presi
- ghost6 kezhayalet
- junior6 kezgenç, ast
- lunch6 kezöğle yemeği
- police6 kezpolis
- apologize6 kezözür dilemek
- command6 kezemretmek; emir
- sack6 kezişten kovmak
- poem6 kezşiir
- satisfied6 kezmemnun, tatmin olmuş
- bar5 kezbar
- protect5 kezkorumak
- accept5 kezkabul etmek
- adorable5 kezsevimli
- award5 kezödül
- sometime5 kezbir ara, bir zaman
- wife5 kezeş, karı
- patch5 kezyama, küçük alan
- create5 kezyaratmak, oluşturmak
- tough5 kezsert, zorlu
- enroll5 kezkaydolmak
- amazing5 kezharika, şaşırtıcı
- flatter5 kezyağ çekmek, pohpohlamak
- trouble5 kezsorun, dert
- fill5 kezdoldurmak
- present5 kezhediye, şimdiki zaman
- straight5 kezdoğru, düz bir şekilde
- female5 kezdişi, kadın
- slap5 keztokat atmak; tokat
- uncomfortable5 kezrahatsız
- freak5 kezçıldırmak, panik yapmak
- charge5 kezücret, suçlama
- bare5 kezçıplak
- double5 keziki katına çıkmak; iki kat
- fear5 kezkorku
- wake5 kezgeminin arkasındaki iz
- lip5 kezdudak
- scream5 kezçığlık atmak; çığlık
- set5 kezkoymak, ayarlamak
- trade5 kezticaret
- emotional5 kezduygusal
- regular5 kezdüzenli
- worth5 kezdeğerinde, değmeye değer
- hearing5 kezişitme
- leaf5 kezyaprak
- boring5 kezsıkıcı
- announcement5 kezduyuru, açıklama
- bond5 kezyakınlaşmak, bağ kurmak; bağ
- building5 kezbina
- bite5 kezısırık, lokma
- apparent5 kezaşikar, belli
- assignment5 kezödev, görev
- force5 kezzorlamak; güç, kuvvet
- dark5 kezkaranlık
- due5 kezvadesi gelmiş, beklenen
- ultimate5 keznihai, en üst düzey
- dear5 kezsevgili
- cost5 kezmaliyet, ücret
- camera5 kezfotoğraf makinesi
- bone5 kezkemik
- against5 kezkarşı, -e karşı
- awkward5 kezgarip, sakar
- handsome5 kezyakışıklı
- skin5 kezcilt, deri
- chase5 kezkovalamak, peşinden koşmak; kovalama
- choice5 kezseçim
- apply5 kezbaşvurmak
- suit5 keztakım elbise
- steal5 kezçalmak
- episode5 kezbölüm
- agreement5 kezanlaşma
- mama5 kezanne
- breast5 kezgöğüs
- statistics5 kezistatistik
- meat5 kezet
- attract5 kezçekmek, cezbetmek
- nail5 kezçivilemek, tam yapmak; çivi, tırnak
- fantastic5 kezharika
- careful5 kezdikkatli
- cafeteria5 kezkafeterya, yemekhane
- bird5 kezkuş
- dorm5 kezyurt, öğrenci yurdu
- draw5 kezçizmek
- steak5 kezbiftek
- disappointed5 kezhayal kırıklığına uğramış
- underwear5 keziç çamaşırı
- impressive5 kezetkileyici
- wipe5 kezsilmek
- accident5 kezkaza
- advance5 kezilerlemek
- weak5 kezzayıf
- pressure5 kezbaskı, basınç
- reading5 kezokuma
- sausage5 kezsosis
- space5 kezalan, uzay
- odd5 kezgarip, tuhaf
- pizza5 kezpizza
- owe5 kezborçlu olmak
- pause5 kezduraklama, ara
- ego5 kezego, benlik
- standing5 kezitibar, statü
- solve5 kezçözmek
- relax5 kezrahatlamak, dinlenmek
- aid5 kezyardım
- option5 kezseçenek
- correct5 kezdoğru
- pocket5 kezcep
- forehead5 kezalın
- guitar5 kezgitar
- witness5 keztanık olmak
- boom5 kezpatlama, ani artış
- describe5 keztanımlamak, betimlemek
- sink5 kezlavabo
- presentation5 kezsunum
- shoe5 kezayakkabı
- detail5 kezayrıntı, detay
- paint5 kezboya
- player5 kezoyuncu
- repeat5 keztekrarlamak
- east5 kezdoğu, doğuya ait
- glee5 kezsevinç, coşku
- beginner5 kezyeni başlayan
- inspire4 kezilham vermek
- hop4 kezsıçrama, zıplama
- box4 kezkutu
- surprised4 kezşaşırmış
- drawing4 kezçizim, resim
- filter4 kezfiltre
- pumpkin4 kezbalkabağı
- scholarship4 kezburs
- seat4 kezkoltuk, oturak
- unbelievable4 kezinanılmaz
- bear4 kezayı
- pronounce4 keztelaffuz etmek
- rolling4 kezdalgalı, engebeli
- country4 kezülke
- vision4 kezgörme, vizyon
- bum4 kezavare, serseri
- near4 kezyakın
- marriage4 kezevlilik
- mood4 kezruh hali, mod
- mile4 kezmil
- rope4 kezip, halat
- constant4 kezsürekli, sabit
- crash4 kezçarpışma, kaza
- negative4 kezolumsuz, negatif
- tree4 kezağaç
- account4 kezhesap
- expensive4 kezpahalı
- sloppy4 kezözensiz, dağınık
- sweat4 kezterlemek
- wrap4 kezsargı, dürüm
- mail4 kezposta
- moving4 kezdokunaklı
- fault4 kezkusur, hata
- surprise4 kezsürpriz
- hero4 kezkahraman
- floor4 kezzemin, kat
- succeed4 kezbaşarmak
- nut4 kezkabuklu yemiş, somun
- fully4 keztamamen
- arrogant4 kezkibirli
- mountain4 kezdağ
- unfortunate4 keztalihsiz
- weekend4 kezhafta sonu
- program4 kezprogram
- permission4 kezizin
- release4 kezyayın, serbest bırakma
- lay4 kezkoymak, sermek
- busy4 kezmeşgul
- race4 kezyarış, ırk
- nose4 kezburun
- public4 kezhalk
- strip4 kezşerit, parça
- pie4 kezturta
- proud4 kezgururlu
- lonely4 kezyalnız
- crush4 kezaşık olma, tutulma
- build4 kezinşa etmek
- dismiss4 kezreddetmek, işten çıkarmak
- type4 keztür, çeşit
- cloud4 kezbulut
- plate4 keztabak
- bottom4 kezalt kısım, dip
- especially4 kezözellikle
- beg4 kezyalvarmak, dilenmek
- snake4 kezyılan
- talent4 kezyetenek
- behavior4 kezdavranış
- proper4 kezuygun, doğru
- magic4 kezsihirli, büyülü
- casual4 kezgündelik, rahat
- blonde4 kezsarışın
- gorgeous4 kezmuhteşem, çok güzel
- strong4 kezgüçlü
- recognize4 keztanımak
- alarm4 kezalarm
- flunk4 kezsınıfta kalmak, çakmak
- issue4 kezsorun, mesele
- discover4 kezkeşfetmek
- grab4 kezkapmak, yakalamak
- design4 keztasarım
- obsess4 kezsaplantı haline getirmek
- metaphor4 kezmetafor, mecaz
- exploit4 kezsömürmek, istismar etmek
- desperate4 kezçaresiz, umutsuz
- math4 kezmatematik
- product4 kezürün
- irony4 kezironi
- definition4 keztanım, tarif
- breath4 keznefes
- mix4 kezkarıştırmak
- fresh4 keztaze
- bus4 kezotobüs
- robin4 kezkızılgerdan
- authority4 kezyetki, otorite
- restaurant4 kezrestoran
- bake4 kezfırınlamak, pişirmek
- internet4 kezinternet
- war4 kezsavaş
- smoking4 kezsigara içme
- distance4 kezmesafe
- burst4 kezpatlamak
- sugar4 kezşeker
- research4 kezaraştırma
- radar4 kezradar
- ear4 kezkulak
- center4 kezmerkez
- spot4 kezleke, nokta, yer
- complain4 kezşikayet etmek
- asleep4 kezuykuda, uyumuş
- actor4 kezaktör, oyuncu
- brand-new4 kezyepyeni
- receive4 kezalmak
- accuse4 kezsuçlamak
- stage4 kezsahne, aşama
- soldier4 kezasker
- pig4 kezdomuz
- future4 kezgelecek
- announce4 kezduyurmak, açıklamak
- legal4 kezyasal, hukuki
- planet4 kezgezegen
- shape4 kezşekil
- tooth4 kezdiş
- attend4 kezkatılmak
- cup4 kezfincan, bardak
- candy4 kezşeker, tatlı
- apology4 kezözür
- abuse4 kezistismar, kötüye kullanma
- policy4 kezpolitika, ilke
- apartment4 kezdaire, apartman
- housekeeper4 kezhizmetçi, ev bakıcısı
- video4 kezvideo
- sarcasm4 kezalay, iğneleme
- delicious4 kezlezzetli
- pepper4 kezbiber
- sketch4 keztaslak çizmek
- laser4 kezlazer
- mommy4 kezanneciğim
- burn4 kezyanık
- cousin4 kezkuzen
- dangerous4 keztehlikeli
- bully4 kezzorbalık yapmak
- machine4 kezmakine
- sneak4 kezsinsice hareket etmek
- warm4 kezılık, sıcak
- original4 kezorijinal, özgün
- complicated4 kezkarmaşık, çetrefilli
- deliver4 kezteslim etmek
- flavor4 kezlezzet, tat
- drama4 kezdrama, tiyatro oyunu
- speech4 kezkonuşma, nutuk
- state4 kezeyalet, durum
- rally4 kezmiting
- honesty4 kezdürüstlük
- astronomy4 kezastronomi
- specifically4 kezözellikle, belirli olarak
- article4 kezmakale, yazı
- nature4 kezdoğa
- knowledge4 kezbilgi
- tape4 kezbant
- bless4 kezkutsamak
- rise4 kezartış, yükseliş
- swim4 kezyüzme (eylemi)
- picnic4 kezpiknik
- knee4 kezdiz
- blue4 kezmavi
- range4 kezaralık, çeşit
- invent4 kezicat etmek
- context4 kezbağlam
- client4 kezmüşteri, müvekkil
- confess4 kezitiraf etmek
- classmate4 kezsınıf arkadaşı
- insane4 kezdeli, çılgın
- faculty4 kezyeti, fakülte
- lawn4 kezçimenlik, çim
- spider4 kezörümcek
- scheme4 kezplan, düzen, hile
- relaxed4 kezrahat, sakin
- closed4 kezkapalı
- sail4 kezyelken açmak, denize açılmak
- quote4 kezalıntı, fiyat teklifi
- slightly4 kezbiraz, hafifçe
- winter4 kezkış
- relationship4 kezilişki
- official4 kezresmi
- supply4 kezarz, tedarik
- twin4 kezikiz
- mechanical4 kezmekanik
- peanut4 kezyer fıstığı
- sincere4 kezsamimi, içten
- drown4 kezboğulmak
- coin4 kezmadeni para
- replace4 kezdeğiştirmek, yerine koymak
- snap3 kezkırılmak, çıtırdamak
- missing3 kezkayıp, eksik
- immediate3 kezacil, ani
- borrow3 kezödünç almak
- suspend3 kezaskıya almak, asmak
- advantage3 kezavantaj, üstünlük
- emergency3 kezacil durum
- familiar3 keztanıdık, aşina
- peace3 kezbarış
- marry3 kezevlenmek
- possible3 kezmümkün
- relative3 kezgöreceli
- average3 kezortalama
- shout3 kezbağırış, haykırış
- princess3 kezprenses
- pardon3 kezaffedersiniz, pardon
- leader3 kezlider
- hook3 kezkanca, çengel
- flip3 kezçevirmek, ters çevirmek
- corner3 kezköşe
- leather3 kezderi
- compliment3 keziltifat, kompliman
- shallow3 kezsığ
- regret3 kezpişman olmak
- earn3 kezkazanmak
- salt3 keztuz
- calm3 kezsakin
- attempt3 kezgirişim, deneme
- report3 kezrapor
- tuition3 kezöğrenim ücreti, özel ders
- married3 kezevli
- coat3 kezpalto, ceket
- afternoon3 kezöğleden sonra
- suggest3 kezönermek
- beer3 kezbira
- glass3 kezbardak, cam
- wall3 kezduvar
- nickname3 kezlakap, takma ad
- unit3 kezbirim, ünite
- egg3 kezyumurta
- politics3 kezsiyaset, politika
- include3 keziçermek, dahil etmek
- social3 kezsosyal, toplumsal
- unlike3 kezfarklı olarak, -in aksine
- fountain3 kezçeşme, fıskiye
- mostly3 kezçoğunlukla
- blame3 kezsuçlamak
- nurse3 kezhemşire
- impressed3 kezetkilenmiş, hayran kalmış
- stereotype3 kezklişe, basmakalıp yargı
- pound3 kezsterlin; libre (ağırlık)
- memory3 kezanı, hafıza
- example3 kezörnek
- particular3 kezbelirli, titiz
- husband3 kezkoca, eş
- genuine3 kezgerçek, hakiki
- backup3 kezyedek
- rent3 kezkira
- cake3 kezpasta, kek
- amount3 kezmiktar
- filling3 kezdolgu
- anonymous3 kezanonim, isimsiz
- past3 kezgeçerek
- gold3 kezaltın rengi, altından
- purse3 kezcüzdan, çanta
- result3 kezsonuç
- dust3 keztoz
- zoo3 kezhayvanat bahçesi
- writing3 kezyazma, yazı
- service3 kezhizmet
- saturday3 kezcumartesi
- mint3 keznane
- pack3 kezpaket, sürü
- row3 kezsıra, kürekli kayık gezisi
- dare3 kezcesaret etmek
- position3 kezkonum, pozisyon
- tower3 kezkule
- private3 kezözel
- smooth3 kezpürüzsüz, düz
- quarter3 kezçeyrek
- lead3 kezönderlik, liderlik
- guarantee3 kezgaranti
- planning3 kezplanlama
- exciting3 kezheyecan verici
- tall3 kezuzun (boy)
- confident3 kezkendinden emin
- shower3 kezduş
- fellow3 kezadam, arkadaş
- mental3 kezzihinsel
- health3 kezsağlık
- musical3 kezmüzikal
- creative3 kezyaratıcı
- basket3 kezsepet
- concerned3 kezendişeli, kaygılı
- damage3 kezhasar, zarar
- minimum3 kezasgari, minimum
- comedy3 kezkomedi
- toe3 kezayak parmağı
- poster3 kezposter, afiş
- arrive3 kezvarmak, ulaşmak
- drug3 kezilaç, uyuşturucu
- complete3 keztam, eksiksiz
- universe3 kezevren
- gender3 kezcinsiyet
- technical3 kezteknik
- round3 kezetrafında, dönerek
- standard3 kezstandart, ölçüt
- rhyme3 kezkafiyeli olmak
- success3 kezbaşarı
- sauce3 kezsos
- disgusting3 keziğrenç
- theater3 keztiyatro
- mate3 kezarkadaş, eş
- store3 kezmağaza
- ring3 kezçalmak (zil gibi)
- target3 kezhedef
- comfort3 kezrahatlık, konfor
- refer3 kezatıfta bulunmak, yönlendirmek
- fashion3 kezmoda
- suicide3 kezintihar
- available3 kezmevcut, müsait
- liar3 kezyalancı
- term3 kezterim, dönem
- lazy3 keztembel
- awful3 kezberbat, korkunç
- thumb3 kezbaşparmak
- block3 kezblok, mahalle bloğu
- annoying3 kezsinir bozucu
- channel3 kezkanal
- clothing3 kezgiysi, kıyafet
- wheelchair3 keztekerlekli sandalye
- trick3 kezhile, numara
- lovely3 kezgüzel, hoş
- ability3 kezyetenek
- base3 keztaban, temel
- deep3 kezderine, derinlemesine
- envy3 kezkıskançlık, imrenme
- wire3 keztel, kablo
- concert3 kezkonser
- marketing3 kezpazarlama
- nervous3 kezgergin, endişeli
- tune3 kezmelodi, ezgi
- balloon3 kezbalon
- cancel3 keziptal etmek
- sensitive3 kezhassas, duyarlı
- project3 kezproje
- recent3 kezson, yakın zamanlı
- literal3 kezgerçek anlamda, harfi harfine
- shocked3 kezşok olmuş
- zone3 kezbölge
- spread3 kezsürülen gıda, ezme
- style3 keztarz, stil
- beyond3 kezötesinde
- town3 kezkasaba, şehir
- expect3 kezbeklemek, ummak
- physical3 kezfiziksel, bedensel
- rate3 kezoran, hız, ücret
- spray3 kezsprey, püskürtme
- classroom3 kezsınıf (oda)
- blind3 kezkör
- park3 kezpark
- twist3 kezbüküm, beklenmedik gelişme
- lack3 kezeksiklik, yokluk
- bug3 kezböcek, hata
- inform3 kezbilgilendirmek, haber vermek
- victory3 kezzafer
- uncle3 kezamca, dayı
- ashamed3 kezutanmış
- stroke3 kezfelç, inme
- eventually3 kezsonunda, nihayet
- spin3 kezdönmek, çevirmek
- bottle3 kezşişe
- photo3 kezfotoğraf
- citizen3 kezvatandaş
- moral3 kezahlaki ders, kıssa
- board3 keztahta, pano
- observe3 kezgözlemlemek, fark etmek
- extend3 kezuzatmak, genişletmek
- awareness3 kezfarkındalık
- government3 kezhükümet
- critical3 kezeleştirel, kritik
- photography3 kezfotoğrafçılık
- outrage3 kezöfke, hiddet
- secretary3 kezsekreter
- hole3 kezdelik
- deadline3 kezson teslim tarihi
- so-called3 kezsözde, güya
- faith3 kezinanç, iman
- communicate3 keziletişim kurmak
- stain3 kezleke
- ocean3 kezokyanus
- stir3 kezkarıştırmak
- size3 kezboyut, beden
- career3 kezkariyer, meslek
- underneath3 kezaltında
- item3 kezmadde, öğe
- jet3 kezjet uçağı
- information3 kezbilgi
- naive3 kezsaf, toy
- deny3 kezreddetmek, inkar etmek
- grateful3 kezminnettar
- crack3 kezçatlak
- objection3 kezitiraz
- defense3 kezsavunma
- argue3 keztartışmak
- commitment3 kezbağlılık, taahhüt
- bra3 kezsütyen
- introduce3 keztanıtmak
- wednesday3 kezçarşamba
- company3 kezşirket
- firm3 kezsağlam, kararlı
- reporter3 kezmuhabir
- turning3 kezdönemeç, dönüş noktası
- dress3 kezelbise
- unpopular3 kezsevilmeyen, popüler olmayan
- hood3 kezkapüşon, kaput
- nap3 kezşekerleme, kısa uyku
- return3 kezdönüş, iade
- bank3 kezbanka
- float3 kezşamandıra, deniz yatağı
- monster3 kezcanavar
- kitten3 kezyavru kedi
- charm3 kezcazibe, çekicilik
- overboard3 kezgemiden denize
- rider3 kezbinici, ek madde
- flight3 kezuçuş
- drag3 kezsürüklemek
- load3 kezyük
- basketball3 kezbasketbol
- predict3 keztahmin etmek
- gym3 kezspor salonu
- tub3 kezküvet, kova
- nuclear3 keznükleer
- print3 kezyazdırmak, basmak
- entitle3 kezhak tanımak, yetki vermek
- apple3 kezelma
- doubt3 kezşüphe, kuşku
- spell3 kezkısa süre, büyü
- athlete3 kezsporcu, atlet
- travel3 kezseyahat etmek
- season3 kezmevsim, sezon
- throat3 kezboğaz
- frame3 kezçerçeve, iskelet
- wise3 kezbilge, akıllı
- fighting3 kezçatışma, kavga
- cast3 kezoyuncu kadrosu
- brown3 kezkahverengi
- guilt3 kezsuçluluk
- humor3 kezmizah, espri
- mirror3 kezayna
- pop3 kezpop müzik
- balance3 kezdenge, bakiye
- profile3 kezprofil
- prefer3 keztercih etmek
- kettle3 kezsu ısıtıcısı, çaydanlık
- warning3 kezuyarı
- terrorist3 kezterörist
- freeze3 kezdonmak
- chemistry3 kezkimya
- attraction3 kezçekicilik, cazibe merkezi
- embarrassed3 kezutanmış
- turtle3 kezkaplumbağa
- badge3 kezrozet
- ski3 kezkayak (kayma aracı)
- silly3 kezaptalca, saçma
- ceremony3 keztören
- diet3 kezdiyet, beslenme
- clip3 kezklip, ataç
- ploy3 kezhile, oyun
Kalıp ve öbek fiil başlıkları Wiktionary İngilizce deyim kategorilerinden alındı, CC BY-SA 4.0 ile kullanılıyor. Sıklıklar sezonun kendi diyaloğu üzerinden ölçüldü.
Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.
Diğer sezonlar