Community 1. sezon: İngilizce kelimeler ve kalıplar

Community dizisinin 25 bölüm boyunca tekrar ettiği her kelime ve kalıp, duyma sıklığına göre sıralı. En sık geçenler başta, yani liste dizinin bir sonraki sahnede söyleyeceği şeyle açılıyor.

25

bölüm

1248

kelime

123

öbek fiil

79

deyim

İndir ve aktar

Üç boy var ve boylar keyfi değil, her biri bir sıklık eşiği. Bir kelime ya da kalıp, sezon onu en az o kadar kez söylediyse pakete giriyor. Başlangıç seviyesi kelimeler üçünde de yok, onları seviye listeleri taşıyor.

En çok tekrar edenler

10 kez ve üzeri geçenler

150

kart

133 kelime, 17 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %45 kadarını kapsıyor

Geniş set

5 kez ve üzeri geçenler

435

kart

385 kelime, 50 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %75 kadarını kapsıyor

Tüm sezon

2 kez ve üzeri geçenler

915

kart

731 kelime, 184 kalıp

Sezonun tekrar ettiklerinin %100 kadarını kapsıyor

Nasıl aktarılır

  1. 1. Seviyenize uygun paketi indirin.
  2. 2. VocaFlare'da Listeler'i açın, doldurmak istediğiniz listeyi seçin.
  3. 3. İçe aktarmayı seçin, sonra indirdiğiniz dosyayı gösterin.
  4. 4. Önizlemeye bakıp kaydedin. Her kart anlamıyla ve örnek cümlesiyle geliyor.

Öbek fiiller ve deyimler

Bir sezonun öğrettiği, kelime listesinin öğretemediği şey tam olarak bu. İki parça ayrı ayrı biliniyor, ikilinin kendisi bilinmiyor.

  • look at55 kez
    bakmak
  • you know what41 kez
    bak ne diyeceğim
  • talk about32 kez
    hakkında konuşmak
  • feel like21 kez
    canı istemek, gibi gelmek
  • find out19 kez
    öğrenmek, ortaya çıkarmak
  • supposed to18 kez
    yapması gerekmek, öyle olduğu söylenmek
  • wait for15 kez
    beklemek
  • i tell you14 kez
    inan bana, valla
  • hang out15 kez
    takılmak, vakit geçirmek
  • make fun of15 kez
    dalga geçmek
  • check out11 kez
    bakmak, incelemek
  • look for12 kez
    aramak
  • show up12 kez
    gelmek, ortaya çıkmak
  • shut up11 kez
    sus, kapa çeneni
  • figure out10 kez
    çözmek, anlamak
  • get out of10 kez
    kurtulmak, sıyrılmak
  • grow up10 kez
    büyümek, olgunlaşmak
  • by the way9 kez
    bu arada, aklıma gelmişken
  • work on9 kez
    üzerinde çalışmak
  • move on9 kez
    geçmek, ilerlemek
  • pick up8 kez
    almak, yerden kaldırmak
  • turn on9 kez
    açmak, çalıştırmak
  • end up8 kez
    sonunda olmak, kendini bulmak
  • turn out7 kez
    meğer, öyle çıkmak
  • get rid of9 kez
    kurtulmak, atmak
  • deal with6 kez
    başa çıkmak, ilgilenmek
  • first of all6 kez
    her şeyden önce, ilk olarak
  • hold on6 kez
    bir saniye, bekle
  • mess with8 kez
    bulaşmak, karışmak
  • turn into6 kez
    dönüşmek
  • cut off6 kez
    kesmek, sözünü kesmek
  • sleep with6 kez
    biriyle yatmak
  • bring back6 kez
    geri getirmek
  • get back to5 kez
    geri dönmek, sonra haber vermek
  • give it to someone5 kez
    hakkını vermek, ağzının payını vermek
  • freak out5 kez
    çıldırmak, paniklemek
  • wake up5 kez
    uyanmak, uyandırmak
  • big deal5 kez
    büyük mesele, önemli şey
  • sit down5 kez
    oturmak
  • sign up5 kez
    kaydolmak
  • drop out5 kez
    okulu bırakmak, çekilmek
  • there you go5 kez
    işte oldu, al bakalım
  • agree with5 kez
    aynı fikirde olmak
  • help out5 kez
    yardım etmek, el atmak
  • stick to5 kez
    bağlı kalmak, devam etmek
  • go back to5 kez
    geri dönmek
  • throw off5 kez
    şaşırtmak, yoldan çıkarmak
  • just like that5 kez
    birden, öylece
  • seize the day6 kez
    günü yaşamak
  • holy crap4 kez
    vay canına, hay aksi
  • do one's homework4 kez
    ödevini yapmak, hazırlık yapmak
  • get started4 kez
    başlamak, işe koyulmak
  • bring in4 kez
    getirmek, dahil etmek
  • too late4 kez
    çok geç
  • beat it4 kez
    çek arabanı, git
  • in line4 kez
    sırada, kuyrukta
  • laugh at4 kez
    gülmek, alay etmek
  • live with4 kez
    birlikte yaşamak, katlanmak
  • work out4 kez
    spor yapmak, yolunda gitmek
  • change one's mind4 kez
    fikrini değiştirmek
  • fill in4 kez
    doldurmak, yerine bakmak
  • guess what4 kez
    bil bakalım ne oldu
  • break up4 kez
    ayrılmak
  • blow off4 kez
    ekmek, savsaklamak
  • have a word4 kez
    iki çift laf etmek, konuşmak
  • on purpose4 kez
    bilerek, kasten
  • in someone's face4 kez
    burnunun dibinde, meydan okurcasına
  • walk away4 kez
  • ask for4 kez
    istemek
  • work at4 kez
  • mess up4 kez
    batırmak, karıştırmak
  • as soon as4 kez
    olur olmaz, hemen
  • stand for4 kez
    anlamına gelmek, savunmak
  • knock out4 kez
    bayıltmak, devre dışı bırakmak
  • suck it4 kez
    al bakalım, kabul et
  • make out with4 kez
    öpüşmek
  • streets ahead7 kez
    kat kat üstün
  • turn off4 kez
    kapatmak
  • bless you4 kez
    çok yaşa
  • let me tell you4 kez
    sana bir şey söyleyeyim
  • pull in4 kez
    yaklaşıp durmak, kenara çekmek
  • run out4 kez
    tükenmek, bitmek
  • move in4 kez
    taşınmak
  • hear of3 kez
    duymuş olmak, adını bilmek
  • hit on3 kez
    asılmak, yazmak
  • see you later3 kez
    sonra görüşürüz
  • look back3 kez
    geriye bakmak, anmak
  • take away from3 kez
    eksiltmek, gölgelemek
  • check on3 kez
    bakmak, kontrol etmek
  • kick out3 kez
    kapı dışarı etmek, atmak
  • strike out3 kez
    başarısız olmak, tutturamamak
  • call on3 kez
    söz vermek, başvurmak
  • screw you3 kez
    canın cehenneme
  • walk around3 kez
    dolaşmak, gezinmek
  • screw up3 kez
    batırmak, sıçmak
  • turn around3 kez
    arkasını dönmek, toparlanmak
  • crap out3 kez
    bozulmak, pes etmek
  • come up with3 kez
    bulmak, akıl etmek
  • there we go3 kez
    işte oldu, hah şimdi
  • on the table3 kez
    masada, tartışmaya açık
  • sleep together3 kez
    birlikte olmak, yatmak
  • good job3 kez
    aferin, iyi iş
  • keep on3 kez
    devam etmek
  • come on in3 kez
    buyur gel, içeri gel
  • bring around3 kez
  • what are the odds3 kez
    ne tesadüf
  • hand out3 kez
    dağıtmak
  • so far3 kez
    şimdiye kadar
  • write down3 kez
    yazmak, not almak
  • throw out3 kez
    çöpe atmak, kovmak
  • listen up3 kez
    dinleyin, kulak verin
  • sexual tension3 kez
    cinsel gerilim
  • hurt someone's feelings3 kez
    kalbini kırmak
  • stay out3 kez
    dışarıda kalmak, karışmamak
  • get moving3 kez
    kımıldamak, harekete geçmek
  • turn in3 kez
    teslim etmek
  • stand up for3 kez
    arkasında durmak, savunmak
  • take a look3 kez
    bir bakmak
  • there you are3 kez
    buradaymışsın, işte oldu
  • so much for3 kez
    hani, boşa gitti
  • watch it3 kez
    dikkat et, bak ha
  • make sense3 kez
    mantıklı olmak, anlaşılmak
  • throw away4 kez
    çöpe atmak, harcamak
  • play out4 kez
    gelişmek, sonuçlanmak
  • run late2 kez
  • pull off2 kez
    başarmak, kotarmak
  • forget you2 kez
  • hear from2 kez
    haber almak
  • calm down2 kez
    sakinleşmek
  • once in a while2 kez
    arada bir
  • none of someone's business2 kez
    seni ilgilendirmez
  • jump in2 kez
    atlamak, araya girmek
  • walk out2 kez
    çekip gitmek
  • miss out2 kez
    kaçırmak, mahrum kalmak
  • leave out2 kez
    atlamak, dışarıda bırakmak
  • point out2 kez
    belirtmek, göstermek
  • buckle up2 kez
    kemer bağlamak
  • bring up2 kez
    gündeme getirmek, büyütmek
  • stuff you2 kez
  • hold someone's hand2 kez
  • keep it up2 kez
    böyle devam
  • plan on2 kez
  • off the table2 kez
  • lie low2 kez
    sinmek, ortalıkta görünmemek
  • head to toe2 kez
    tepeden tırnağa
  • light up2 kez
    aydınlanmak, ışıldamak
  • stay away2 kez
    uzak durmak
  • number one2 kez
  • make peace2 kez
    barışmak
  • start over2 kez
    baştan başlamak
  • my foot2 kez
    hadi oradan, sen ona inan
  • dress up2 kez
    giyinip süslenmek
  • crash course2 kez
    hızlandırılmış kurs
  • saddle up2 kez
  • to do with2 kez
  • sleep in2 kez
    geç kalkmak
  • lay off2 kez
    işten çıkarmak, rahat bırakmak
  • move out2 kez
    evden çıkmak
  • find oneself2 kez
  • kick off2 kez
    başlamak
  • let someone have it2 kez
  • get out of here2 kez
    hadi canım, çık dışarı
  • rip off2 kez
    kazıklamak
  • for show2 kez
    gösteriş için
  • set up2 kez
    kurmak, ayarlamak
  • beats me2 kez
    bana sorma, hiç bilmiyorum
  • open up2 kez
    açılmak, içini dökmek
  • sick and tired2 kez
    bıkmış usanmış
  • as you know2 kez
    bildiğin gibi
  • tell on2 kez
    şikayet etmek, ispiyonlamak
  • wrong number2 kez
    yanlış numara
  • hang up2 kez
    telefonu kapatmak
  • dream come true2 kez
    hayalin gerçek olması
  • come true2 kez
  • the other day2 kez
    geçen gün
  • keep up2 kez
    yetişmek, ayak uydurmak
  • come clean2 kez
    itiraf etmek
  • warm up2 kez
    ısınmak
  • have a good time2 kez
    iyi vakit geçirmek
  • hold back2 kez
    kendini tutmak, engellemek
  • fall for2 kez
    aşık olmak, kanmak
  • hang on2 kez
    bekle, tutun
  • throw oneself at2 kez
  • not to mention2 kez
    bir de, üstelik
  • work together2 kez
    birlikte çalışmak
  • out the window2 kez
  • rely on2 kez
    güvenmek, bel bağlamak
  • in touch2 kez
    irtibatta, temasta
  • live out3 kez
    yaşamak, gerçekleştirmek
  • punch in3 kez
    girmek, tuşlamak
  • small talk2 kez
    havadan sudan sohbet
  • chase down2 kez
    peşine düşmek, yakalamak
  • break a leg2 kez
    iyi şanslar
  • even the score2 kez
    ödeşmek
  • look away2 kez
    başka tarafa bakmak
  • cut in2 kez
    araya girmek, sözünü kesmek
  • slip up2 kez
    hata yapmak
  • get off with2 kez
  • hurry up2 kez
    acele etmek
  • take a nap2 kez
    kestirmek
  • in the game2 kez
    oyunda, iddialı
  • live together2 kez
    birlikte yaşamak

Kelimeler

Sezonun kaç kez söylediğine göre sıralı. Her kelime kendi sayfasına, tam sözlük maddesine bağlanıyor.

Kalıp ve öbek fiil başlıkları Wiktionary İngilizce deyim kategorilerinden alındı, CC BY-SA 4.0 ile kullanılıyor. Sıklıklar sezonun kendi diyaloğu üzerinden ölçüldü.

Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.

Diğer sezonlar