YDS ve YÖKDİL için akademik kelime listesi: 954 kelime
Akademik İngilizcenin tekrar tekrar kullandığı kelimeler bunlar; YDS, YÖKDİL, TOEFL ve IELTS okuma parçaları bu dağarcıktan kuruluyor. Liste alfabetik, her kelimenin CEFR seviyesi yanında yazıyor ve kelime kendi sayfasına gidiyor, anlamı ve örnek cümlesi orada.
Bu sayfada 954 kelime
A
- abdominalkarın bölgesine ait, abdominal
- absorbB1emmek, özümsemek
- absorptionemilim, soğurma
- acceleratehızlanmak, hızlandırmak
- accelerationhızlanma, ivme
- accentB1aksan, şive
- accumulateB2biriktirmek
- accumulationbirikim
- accuracyB1doğruluk
- accuratelyB1doğru bir şekilde
- acidB2asit
- acidicC1asitli, ekşi
- activateetkinleştirmek
- activelyB2aktif olarak
- acuteB2keskin, şiddetli
- adaptationuyarlama, uyum
- adaptiveuyarlanabilir
- adjacentyan yana, komşu
- admissionB1giriş, kabul, itiraf
- adolescentergen
- adverseB2olumsuz, ters
- aerosolaerosol, sprey
- aestheticC1estetik
- affirmdoğrulamak, onaylamak
- afterwardB1sonra, daha sonra
- aggregatetoplam, bütün
- agricultureB1tarım
- airplaneA1uçak
- algebracebir
- algorithmalgoritma
- alienuzaylı, yabancı
- allianceB2ittifak
- allocateayırmak, tahsis etmek
- allocationtahsis, pay
- altitudeB2irtifa, yükseklik
- aluminumB2alüminyum
- aminoamino
- amongstB2arasında
- amplitudegenlik
- analogyB2benzetme, analoji
- ancestorA2ata, cet
- anthropologyC1antropoloji
- antiB1karşıt, aleyhtar
- antibioticantibiyotik
- antibodyantikor
- antiquityC1antik çağ, eskilik
- appendixek, apandis
- applauseB1alkış
- appleA1elma
- approximateB2yaklaşık
- approximationyaklaşık değer, tahmin
- arbitrarykeyfi, rastgele
- archaeologyarkeoloji
- architectB1mimar
- arraydizi, çeşitlilik
- arrowB1ok
- articulateB2açıkça ifade etmek
- artifactC2eser, tarihi obje
- artificialA2yapay
- artisticB1sanatsal
- artworksanat eseri
- aspectB1yön, boyut
- assemblyB2meclis, montaj
- assertB2iddia etmek, ileri sürmek
- assignmentB1ödev, görev
- athleticB1atletik
- atomA2atom
- atomicB1atomik
- auctionaçık artırma
- audioA2sesli, işitsel
- auditB2denetim
- authorityB1yetki, otorite
- autonomyözerklik
- availabilityB2müsaitlik, mevcudiyet
- axiomC2aksiyom, önerme
- axisB2eksen
B
- backwardB2geriye doğru
- bacteriabakteri
- bacterialbakteriyel
- bangB1gürültü, patlama sesi
- bargainA2kelepir, pazarlık
- barrelB1varil, fıçı
- basinB1leğen, havza
- batA1sopa (spor), yarasa
- beamB2ışın, kiriş
- behavioraldavranışsal
- bilingualB1iki dilli
- binaryikili
- biodiversitybiyoçeşitlilik
- biologistbiyolog
- biologyB1biyoloji
- bizarreB2tuhaf, garip
- blankA1boş (yazısız)
- bleedB1kanamak
- bodilybedensel
- bonusA2ikramiye, prim
- boundB1kesin, gitmekte olan
- bracketB2destek, parantez
- breakdownB2arıza, çöküntü
- broadlyB2geniş anlamda, genel olarak
- bubbleB1baloncuk
- bucketA1kova
- bulkC1büyük kısım, hacim
- bulletB1kurşun, mermi
- bundledemet, bohça
C
- calciumkalsiyum
- calculationB1hesaplama, hesap
- calculatorB1hesap makinesi
- calculuskalkülüs, analiz
- campusA2kampüs
- capillarykılcal damar
- capitalismkapitalizm
- capitalistkapitalist
- carrierC1taşıyıcı
- cattleB1sığır
- censorsansürlemek
- characterizationC1karakter betimlemesi
- cheatB2hile yapmak, aldatmak
- cheersşerefe
- chemistryB1kimya
- chemotherapyB2kemoterapi
- chessA2satranç
- chlorideklorür
- chromosomekromozom
- chronickronik, süregen
- chunkB2parça, iri lokma
- cinemaA1sinema
- circayaklaşık, civarında
- circulateC1dolaşmak, yaymak
- circulationC1dolaşım
- civilizationB1medeniyet
- clarifyB2açıklığa kavuşturmak
- classificationB2sınıflandırma
- classifyB1sınıflandırmak
- classroomA1sınıf (oda)
- claykil, balçık
- cleverA1zeki, akıllı
- clientB2müşteri, müvekkil
- clinicB1klinik
- clipB1klip, ataç
- cloneA2klonlamak
- closureB2kapanış, kapatma
- clueA2ipucu
- coefficientkatsayı
- cognitiveC2bilişsel
- coherentB2tutarlı, anlaşılır
- collectivetoplu, ortak
- colonialB2sömürgeci, koloniyal
- colonykoloni, sömürge
- commaB1virgül
- commentaryyorum, anlatım
- commodityC2emtia, meta
- commonlyB1yaygın olarak, genellikle
- communicativeB2iletişime açık, konuşkan
- communistkomünist
- compactkompakt, derli toplu
- comparablekarşılaştırılabilir, benzer
- comparativeA2karşılaştırma sıfatı
- compensateB2tazmin etmek
- competenceB2yeterlilik, beceri
- competentB2yetkin, becerikli
- complementB1tamamlayıcı
- complicationgüçlük, komplikasyon
- complyC1uymak
- composerA2besteci
- compositebileşik, karma
- comprehensionB2kavrama, anlama
- computationhesaplama
- conceiveB2tasarlamak, aklına getirmek
- conceptionB2kavrayış, anlayış
- conceptualkavramsal
- conditionalC1koşullu
- conductioniletim
- coneB2koni
- configurationyapılandırma, düzen
- confineB2sınırlamak, kısıtlamak
- confoundşaşırtmak, karıştırmak
- congruentuyumlu, eş
- connectorbağlantı parçası
- connotationC2yan anlam, çağrışım
- consciousB1bilinçli, farkında
- consciousnessB2bilinç
- consensusB2fikir birliği, konsensüs
- consentB2onay, rıza
- conservationB1koruma, muhafaza
- conserveC1korumak, tasarruf etmek
- consonantB1ünsüz harf
- constitutionB1anayasa
- constrainkısıtlamak, sınırlamak
- consultationC1danışma, görüşme
- consumptionB1tüketim
- containerA2kap, kutu
- continentA2kıta
- continuityC1süreklilik
- contourhat, dış çizgi
- contradictB2çelişmek, ters düşmek
- contradictionB2çelişki
- contradictoryB2çelişkili
- contraryB1aksi, karşıt
- controversyB2tartışma, ihtilaf
- convergebirleşmek, yakınsamak
- convergenceyakınsama, birleşme
- coordinateeşgüdüm sağlamak, koordine etmek
- coordinationkoordinasyon, eşgüdüm
- cordkordon, kablo
- coronarykoroner, kalp damarına ait
- corpusC2metin derlemesi, külliyat
- correctionB1düzeltme
- correctlyA2doğru bir şekilde
- correlateC2ilişkili unsur
- correlationC2korelasyon, ilişki
- correspondenceB2yazışma
- corruptionB2yolsuzluk
- cortexkorteks, kabuk
- credibilityC1güvenilirlik
- criteriaC1kriterler, ölçütler
- criticallyB2eleştirel biçimde, ciddi olarak
- critiqueeleştiri, kritik
- crudeC1kaba, işlenmemiş
- crystalkristal
- cueişaret, ipucu
- cureB1tedavi, çare
- curriculumB1müfredat
- cyclicdöngüsel
- cylindersilindir
D
- dampB1nemli
- deadlineB1son teslim tarihi
- decayB2çürümek, bozulmak
- deceiveB2aldatmak, kandırmak
- defectkusur, arıza
- deficiencyB1eksiklik, yetersizlik
- definiteB1kesin, belirli
- deflectionsapma, saptırma
- degradeC1bozmak, alçaltmak
- deliberatelyB2kasten, bilerek
- deltadelta, nehir ağzı
- demonstratortanıtım yapan kişi, gösterici
- denominatorpayda
- denoteC2belirtmek, ifade etmek
- denseB2yoğun, sık
- dependencebağımlılık
- depictC1tasvir etmek, betimlemek
- derivativetürev
- descendenttorun, soydan gelen kişi
- descriptortanımlayıcı
- destinationB1varış noktası, hedef
- detectiontespit, saptama
- developmentalgelişimsel
- deviationsapma
- diagnoseteşhis etmek
- diagnosisteşhis, tanı
- diagnostictanısal, teşhise yönelik
- diagramB1şema, diyagram
- dialectlehçe, ağız
- diameterB1çap
- diaryA2günlük
- dictatedikte etmek, buyurmak
- dictionaryA1sözlük
- differentialfark, farklılık
- differentiateayırt etmek
- differentiationfarklılaştırma, ayırt etme
- diffusionyayılma, difüzyon
- dilemmaB2ikilem
- dilutesulandırmak, seyreltmek
- dimensionalboyutlu
- dioxideB1dioksit
- directivetalimat, yönerge
- disabilityB1engellilik, özür
- disadvantageA2dezavantaj
- dischargeB2taburcu etme, salım
- discourseC1söylem, sohbet
- discreteayrı, kesikli
- discriminationB1ayrımcılık
- displacementyerinden edilme, yer değiştirme
- dissectionC1diseksiyon, kesip inceleme
- dissertationtez
- dissolveB1erimek, çözünmek
- distributionB1dağıtım
- disturbanceB1rahatsızlık, kargaşa
- diverseB1çeşitli, farklı
- domainalan, saha
- dominanceüstünlük, baskınlık
- dominantC1baskın, hakim
- dominationC1hakimiyet, egemenlik
- donorbağışçı, verici
- doseB2doz
- drainB2gider, kanalizasyon
- driftsürüklenmek
- durationC1süre
- dyeB2boya (kumaş/saç boyası)
- dynamicB2dinamik, canlı
E
- ecologicalB1ekolojik
- ecologyB1ekoloji
- economicallyekonomik olarak, tutumlu biçimde
- economistB2ekonomist
- effectivenessB2etkinlik, verimlilik
- elaborateC1ayrıntılı, karmaşık
- elasticC1lastik, elastik bant
- elasticityC2esneklik
- electronB1elektron
- elementaryA1temel, ilkokul düzeyinde
- elevateC1yükseltmek
- elevationC1yükseklik
- eliminationeleme, ortadan kaldırma
- eliteB2seçkinler, elit
- embedC2gömmek, yerleştirmek
- emergenceB2ortaya çıkış, belirme
- emissionsalım, emisyon
- emityaymak, salmak
- emperorB1imparator
- empiricaldeneysel, gözleme dayalı
- encodekodlamak
- enforcementuygulama, yaptırım
- enormouslyC1muazzam şekilde
- entityvarlık, kuruluş
- entrantkatılımcı, yarışmacı
- enzymeenzim
- epidemicsalgın
- epidemiologyepidemiyoloji, salgın bilimi
- equalityB1eşitlik
- equilibriumC2denge
- equivalenceeşdeğerlik
- erasesilmek
- essenceB1öz, esas
- essentiallyB2temelde, esasen
- estimationC1tahmin, değerlendirme
- ethicalC1etik, ahlaki
- ethicsetik, ahlak kuralları
- evidentB1açık, belli
- evolutionaryevrimsel
- exeski eş, eski sevgili
- executeB2uygulamak, idam etmek
- executionB2uygulama, idam
- exitB1çıkış
- expertiseuzmanlık
- explicitaçık, net
- explicitlyaçıkça
- exploitB2sömürmek, istismar etmek
- exponentialüstel, katlanarak artan
F
- fabricB2kumaş
- facetyön, cephe
- facilitateB2kolaylaştırmak
- factorialfaktöriyel
- facultyB2yeti, fakülte
- fatigueC1yorgunluk
- feedbackB2geri bildirim
- fertilityverimlilik, doğurganlık
- fetalfetal, cenine ait
- feverA1ateş
- fiberB2lif, elyaf
- finyüzgeç
- finitesınırlı, sonlu
- fleshB2et, vücut dokusu
- flexibilityB2esneklik
- flipB2çevirmek, ters çevirmek
- fluidB2akışkan, değişken
- fluxsürekli değişim, akış
- footnoteB2dipnot
- formallyB1resmi olarak
- formulationoluşturma, formülasyon
- forumforum, tartışma ortamı
- fossilC1fosil
- fractionC1kesir, küçük parça
- fracturekırık, çatlak
- freelyB1özgürce, serbestçe
- frictionsürtünme
- fringekenar, çevre
- fundamentallytemelde
- fungusmantar
- fusionC1füzyon, kaynaşma
G
- gaugeölçmek, değerlendirmek
- generalizationB2genelleme
- generalizeB2genellemek
- geneticallyB1genetik olarak
- geneticsB1genetik bilimi
- ghostA1hayalet
- globalizationküreselleşme
- goatB2keçi
- goodnessB1aman, aman tanrım
- goodsB1mal, eşya
- gradienteğim
- gramA2gram
- grammaticaldilbilgisel
- graphB1grafik
- graspB2kavrayış, sıkı tutuş
- gravityyerçekimi
- gridızgara, şebeke
- grossB2brüt, iğrenç
- gutbağırsak
H
- habitatB1yaşam alanı, habitat
- halfwayyarı yolda
- handoutB2dağıtılan kağıt, broşür
- harvestA2hasat
- hawkşahin
- headquartermerkezi bulunmak
- hedgeB2çit (bitki)
- helixsarmal, helezon
- hepatitishepatit, karaciğer iltihabı
- herbicideyabancı ot ilacı, herbisit
- hierarchyhiyerarşi
- hipB1kalça
- historicallytarihsel olarak
- homeworkA1ev ödevi
- horizonB1ufuk
- horizontalyatay
- hormonehormon
- hydrogenhidrojen
I
- identicalB2aynı, özdeş
- identificationB2kimlik, kimlik tespiti
- ideologyB2ideoloji
- illusionyanılsama, illüzyon
- immunebağışık, korunmuş
- impactA2etki
- implicitörtük, dolaylı
- importantlyA2daha da önemlisi
- impulseB2dürtü, ani istek
- incidencegörülme sıklığı, insidans
- inclineeğim, yokuş
- inclusionC1dahil etme, kapsayıcılık
- incredibleB1inanılmaz
- incrediblyB1inanılmaz derecede
- incumbentC2görevdeki kişi
- independentlyB2bağımsız olarak
- indicatorgösterge
- indifferenceilgisizlik, kayıtsızlık
- indigenousyerli, özgün
- indirectB1dolaylı
- individuallytek tek, ayrı ayrı
- induceC2sebep olmak, ikna etmek
- inductionC1işe alım oryantasyonu, tümevarım
- industrializationsanayileşme
- industrializeB2sanayileştirmek
- inequalityeşitsizlik
- inevitablykaçınılmaz olarak
- infectB2enfekte etmek, bulaştırmak
- infectiousB2bulaşıcı
- inferenceB2çıkarım
- inferiordaha kötü, aşağı
- infinitesonsuz
- infinitysonsuzluk
- influentialB2etkili, nüfuzlu
- informalB2resmi olmayan, gündelik
- inhibitengellemek, yavaşlatmak
- inhibitionçekingenlik, engelleme
- initiatebaşlatmak
- initiationbaşlatma
- injectB1enjekte etmek, iğne yapmak
- injectionB2enjeksiyon, iğne
- innateB2doğuştan gelen
- insectA2böcek
- insertsokmak, yerleştirmek
- instabilityistikrarsızlık
- instinctB2içgüdü
- integralC1ayrılmaz, temel
- integrationC2bütünleşme, entegrasyon
- intensityyoğunluk, şiddet
- intensiveB1yoğunlaştırılmış
- interactB1etkileşim kurmak
- interestinglyilginç bir şekilde
- interfacearayüz
- interfereB2müdahale etmek
- intermediateB1orta düzey
- interruptB1kesmek, sözünü kesmek
- intervalB1aralık
- intervenemüdahale etmek
- interviewerA1mülakat yapan kişi
- invadeA2istila etmek
- invasionB1istila
- inversiontersine çevirme, devrik yapı
- invertters çevirmek
- ioniyon
- irrelevantilgisiz, konu dışı
- irrigationsulama
J
K
- kidneyböbrek
- kilometerA2kilometre
L
- labB1laboratuvar
- lateralyan, yandan
- layoutdüzen, yerleşim
- leafA1yaprak
- lecturerB2öğretim görevlisi
- legendB2efsane
- legitimateB2meşru, yasal
- leisureA2boş zaman, eğlence
- leverkaldıraç, manivela
- lexicalsözcüksel, söz varlığına ait
- liablesorumlu, yatkın
- lifestyleA2yaşam tarzı
- lifetimeB2ömür, yaşam süresi
- likelihoodC1olasılık
- likewiseB2aynı şekilde
- limbB2uzuv, kol/bacak
- linearC1doğrusal
- linguisticdilsel, dilbilimsel
- linguisticsdilbilim
- literA2litre
- liverB1karaciğer
- locallyyerel olarak
- locusyer, merkez
- logicalA2mantıklı
- longitudinalboylamsal, uzunlamasına
- loopdöngü, ilmek
- lumpparça, topak
- lungB1akciğer
M
- machinerymakine, makineler
- magneticC1manyetik, çekici
- magnitudebüyüklük, önem
- mallA2alışveriş merkezi
- manipulateB2manipüle etmek, yönlendirmek
- manipulationC1manipülasyon
- manualB2elle yapılan, manuel
- manuscriptel yazması, müsvedde
- marbleB1mermer, bilye
- marginalC1önemsiz, sınırda
- markerkalın kalem, işaret
- marrowkemik iliği
- maternalC1anaya ait, anaç
- mathematicalB2matematiksel
- matrixmatris
- maximizeen üst düzeye çıkarmak
- meaningfulB1anlamlı
- mechanicB1tamirci, mekanik
- mechanicalB1mekanik
- mediaB2medya
- mediateC2arabuluculuk yapmak
- membranezar, membran
- memorizeB1ezberlemek
- mentorB2akıl hocası, mentor
- mercurycıva
- mergeB2birleşmek
- messengerB2haberci, ulak
- metabolismmetabolizma
- metaphorB2metafor, mecaz
- methodologyC2metodoloji, yöntembilim
- microB2mikro
- midorta, ortasında
- migrategöç etmek
- migrationB2göç
- millimeterB2milimetre
- mineralB1mineral
- minimalen az, asgari
- minimizeB1en aza indirmek
- minusB1eksi
- missileB2füze
- mobilityB2hareket kabiliyeti
- modificationB2değişiklik
- moleköstebek, ben
- molecularmoleküler
- moleculeB1molekül
- momentumivme, momentum
- monetaryparasal
- monkeyA1maymun
- monopolytekel
- moralityB2ahlak
- morphologicalbiçimsel, morfolojik
- morphologybiçim bilimi, morfoloji
- mortalityölüm oranı, ölümlülük
- motifmotif
- motiveB1güdü, saik
- multinationalçok uluslu
- multiplyB2çarpmak, çoğalmak
- mutationmutasyon
- mythB1mit, efsane
N
- nakedB1çıplak
- namelyyani, şöyle ki
- nastyB1kötü, iğrenç
- nationalismmilliyetçilik
- neatB2düzenli, temiz
- necessityB2zorunluluk, ihtiyaç
- nestyuva
- neuralsinirsel, nöral
- neuronnöron, sinir hücresi
- neutralB1tarafsız, nötr
- nicelyB2güzelce, nazikçe
- nicheC1niş, uygun konum
- nitrogenazot, nitrojen
- nobleB2asil, soylu
- nodedüğüm, nokta
- noisyA2gürültülü
- nominalsözde, çok az
- nonethelessB1yine de, buna karşın
- nonlineardoğrusal olmayan
- normnorm, olağan durum
- notationgösterim, notasyon
- noviceyeni başlayan, çırak
- nucleusB1çekirdek
- nullgeçersiz, boş
- numericalB2sayısal
- nutrientB1besin öğesi
O
- objectionB1itiraz
- obscureC1gizlemek, belirsizleştirmek
- observerB2gözlemci
- obtainB1elde etmek, edinmek
- occupationA2meslek
- occurrenceolay, vuku
- offspringC1yavru, döl
- onsetbaşlangıç
- onwardsitibaren, ileriye doğru
- opticaloptik, görsel
- optimalen uygun, ideal
- optimumen uygun, ideal
- oralB1sözlü sınav
- organB1organ; org (müzik aleti)
- organismB1organizma, canlı
- orientyönlendirmek, yön bulmak
- orientationoryantasyon, tanıtım
- oscillationsalınım
- outerB1dış, dıştaki
- outletB2priz, çıkış noktası
- overheadgenel işletme masrafı
- overlapB2örtüşme, çakışma
- overviewgenel bakış, özet
- oxidizeoksitlenmek, paslanmak
- oxygenB1oksijen
P
- painfulB1acı verici, ağrılı
- pareşit düzey, standart
- paradigmparadigma, model
- paradoxB2paradoks, çelişki
- parameterC2parametre, değişken
- parcelB1koli, paket
- pardonA1affedersiniz, pardon
- parentalB1ebeveynle ilgili, ebeveyn
- parenthesisparantez
- partialB1kısmi, taraflı
- partiallykısmen
- particleB2parçacık
- partitionbölme, ayırma
- pathwayyol, patika
- peasantC1köylü
- periodicperiyodik, belirli aralıklı
- peripheralçevresel, ikincil
- pestzararlı böcek, haşere
- pesticideböcek ilacı, pestisit
- phenomenalC1olağanüstü
- philosopherB1filozof
- philosophicalB2felsefi
- phonologicalsesbilimsel, fonolojik
- phosphatefosfat
- photographicfotografik
- physicallyA2fiziksel olarak
- physicianB2hekim, doktor
- physicsB1fizik
- physiologicalC2fizyolojik
- piB2pi sayısı
- plannerajanda, planlayıcı
- plantationplantasyon, büyük çiftlik
- plausibleC1makul, akla yatkın
- plugB1fiş, tıpa
- pluralA2çoğul
- polarkutupsal, kutup
- poleB1direk, kutup
- politicallyB2siyasi olarak, politik açıdan
- portfolioportföy, çalışma dosyası
- portrayC1tasvir etmek, canlandırmak
- portrayalC1tasvir, canlandırma
- positivelyB1olumlu bir şekilde, kesinlikle
- posterA1poster, afiş
- postgraduatelisansüstü
- potassiumpotasyum
- powderB1toz
- practitionerC2uygulayıcı, pratisyen
- pragmaticpratik, gerçekçi
- precedeB2önce gelmek, öncesinde olmak
- precipitatehızlandırmak, yol açmak
- precipitationyağış
- predatoryırtıcı hayvan, avcı
- predictionA2tahmin
- predominantlyağırlıklı olarak
- prejudiceB1önyargı
- preliminaryB2ön, hazırlık niteliğinde
- presumevarsaymak
- prevalenceyaygınlık
- preyav
- primerastar, temel kitap
- primitiveB1ilkel
- probeB2soruşturma, sonda
- problematicsorunlu
- processorişlemci
- productiveB1üretken, verimli
- productivityverimlilik, üretkenlik
- profoundC1derin, köklü
- progressionilerleme, seyir
- progressiveA2ilerici, aşamalı
- projectionB2tahmin, projeksiyon
- prominentB1önde gelen, tanınmış
- pronounceA2telaffuz etmek
- propositionC2öneri, teklif
- protocolprotokol, kural dizisi
- protonproton
- psychiatricC1psikiyatrik
- psychologistA2psikolog
- psychologyB2psikoloji
- publishA2yayımlamak
- pulseB2nabız
- punchB2yumruk, meyve içeceği
- punishB1cezalandırmak
- punishmentB1ceza
- purelytamamen, sadece
- puzzleB1bulmaca, yapboz
Q
- qualitativeC2nitel
- quantitativeniceliksel
- quantumkuantum
- questionnaireB1anket
- quizA2kısa sınav, bilgi yarışması
- quotationB2alıntı
R
- rackB2raf, askı
- radarB2radar
- radiationB1radyasyon
- radiusyarıçap
- rainfallB1yağış miktarı
- randomizerastgele sıralamak
- randomlyrastgele
- rationalB1mantıklı, rasyonel
- rationalityakılcılık, mantıklılık
- rayA2ışın
- reactivetepkisel, reaktif
- reactorreaktör
- readilyB2seve seve, kolayca
- realismC1gerçekçilik
- realisticB1gerçekçi
- realmalan, diyar
- receptorreseptör, alıcı
- recipeB2tarif (yemek)
- reconstructyeniden inşa etmek, canlandırmak
- regimeB2rejim, yönetim biçimi
- regressiongerileme
- rehabilitationrehabilitasyon, iyileştirme
- reinforceB2güçlendirmek, pekiştirmek
- rejectionB2ret, reddedilme
- reliabilitygüvenilirlik
- renderC1haline getirmek, sunmak
- repertoireB2repertuar
- replacementB2yedek, değişim
- replicatekopyalamak, tekrarlamak
- replicationkopyalama, yeniden yapma
- reproduceB1üremek, çoğaltmak
- reproductionüreme, kopya
- republicB1cumhuriyet
- resembleB1benzemek
- reservoirbaraj gölü, su deposu
- residualC2kalıntı, artık
- residueC2kalıntı, artık
- resistantdayanıklı, dirençli
- respiratoryB2solunumla ilgili
- retrieveB2geri almak, getirmek
- revolutionaryB2devrimci
- rewriteB1yeniden yazmak
- rhetoricC2retorik, hitabet
- rhythmA2ritim
- ridiculousB1gülünç, saçma
- ritualB2ritüel, alışkanlık
- robotB1robot
- ropeA2ip, halat
- rotateC1dönmek, döndürmek
- rotationdönme, rotasyon
- rubB2ovmak, sürtmek
- rulerA1cetvel, hükümdar
S
- scatterB1dağıtmak, saçmak
- scenarioC1senaryo
- scholarshipB1burs
- scripturekutsal kitap, kutsal metin
- scrollC2tomar, parşömen rulosu
- secretesalgılamak
- sedimenttortu, çökelti
- selectiveseçici
- semanticanlamsal, semantik
- semesterA2dönem, sömestr
- semitır, çekici
- seminarB2seminer
- sensationB1his, duyum
- sensibleB2mantıklı, akıllıca
- sensitivityhassasiyet, duyarlılık
- sensoryduyusal
- separatelyB2ayrı ayrı
- separationB1ayrılık, ayrılma
- sexualitycinsellik
- shallowB1sığ
- shortlyB1kısa süre içinde, yakında
- shuttleservis aracı
- similarityB1benzerlik
- simplifyB1basitleştirmek
- simulatebenzetmek, taklit etmek
- simulationbenzetim, simülasyon
- simultaneouslyB1aynı anda
- singünah
- singularA2tekil
- sketchB2taslak çizmek
- skipB2atlamak, sekmek
- slabC2kalın levha, blok
- slashB2eğik çizgi, kesik
- slaveryB1kölelik
- slotB1yuva, zaman dilimi
- snakeA1yılan
- sneezeB1aksırık, hapşırma
- sniffB2koklamak, burun çekmek
- socializeB2sosyalleşmek
- sociallyB1sosyal olarak, toplumsal olarak
- sodiumsodyum
- solubleçözünür
- soluteçözünen madde
- solventB2çözücü madde
- sometimeB1bir ara, bir zaman
- sophisticategörmüş geçirmiş kişi, seçkin kişi
- spanB2boydan boya uzanmak, kapsamak
- spatialC2mekansal
- specialtyB2uzmanlık, spesiyalite
- specificationC1teknik özellik, şartname
- specimenC1numune, örnek
- spectrumyelpaze, tayf
- spermsperm, meni
- sphereB1küre, alan
- spliceeklemek, birleştirmek
- sponsorshipC1sponsorluk
- spontaneousC1kendiliğinden, spontane
- sprayB2sprey, püskürtme
- stabilizeC2dengelemek, stabilize etmek
- stackB2yığın
- stadiumA2stadyum
- stancetutum, duruş
- standardizestandartlaştırmak
- staticdurağan, sabit
- statisticalistatistiksel
- statisticallyistatistiksel olarak
- statisticsB2istatistik
- stereotypeB2klişe, basmakalıp yargı
- stimulusuyarıcı, teşvik
- straightforwardB2basit, açık
- strandB2tel, iplik
- strategicB1stratejik
- strictlyB2kesinlikle, sıkı bir şekilde
- stripeB1çizgi, şerit
- subyedek oyuncu, denizaltı
- subjectiveöznel
- subsetalt küme
- substitutiondeğiştirme, ikame
- substratealt tabaka, yetiştirme ortamı
- subtleB2ince, belli belirsiz
- subtractB2çıkarmak
- sufficientlyB2yeterince
- suicideB1intihar
- superA1harika, süper
- superiorB1üstün
- supposedlyB1sözde, güya
- surgeonB1cerrah
- surgicalcerrahi, ameliyata ait
- surplusfazlalık, artı
- susceptibleduyarlı, yatkın
- sustainableC1sürdürülebilir
- swapC1değiştirmek, takas etmek
- swellB1şişmek
- swordB1kılıç
- syllableB2hece
- syllabusders programı, izlence
- symbolicB2sembolik
- syndromeB1sendrom
- syntacticsözdizimsel
- syntaxsözdizimi
- synthesisC2sentez, bireşim
- syntheticC1sentetik, yapay
- systematicB1sistematik
T
- techteknoloji
- technicallyB2teknik olarak
- temporalzamansal, zamana ait
- temptB1ayartmak, cezbetmek
- tenseB1gergin
- terminalB1terminal
- terminologyterminoloji, terimler
- terriblyB1berbat bir şekilde, çok
- textbookA2ders kitabı
- theoremteorem
- theoristB2kuramcı
- therebyC1böylece, bu sayede
- thermalısıl, termal
- thesisB2tez
- thicknessB2kalınlık
- threadB2iplik
- thresholdeşik
- thumbB1başparmak
- tolerancetolerans, dayanıklılık
- tonB2ton
- toxicB2zehirli, toksik
- tractC1arazi parçası, kanal (organ)
- traditionallyB1geleneksel olarak
- traitB2özellik, karakter özelliği
- trajectoryyörünge, izlenen yol
- transtrans
- transactionişlem
- transcribeyazıya geçirmek, deşifre etmek
- transcriptionyazıya geçirme, transkripsiyon
- transformationB1dönüşüm
- translationB2çeviri
- transmissionB2iletim, aktarım
- transmitB2iletmek, aktarmak
- transparencyşeffaflık
- transplantnakil
- traumaC1travma
- treatyB2antlaşma
- tremendousB1muazzam, çok büyük
- triangleB2üçgen
- tribeB2kabile
- trickyB2zor, çetrefilli
- trivialB2önemsiz
- tropicalB1tropikal
- tumorB2tümör, ur
- turbulentB2çalkantılı
- tutorB2özel öğretmen
U
- ultimateB2nihai, en üst düzey
- undergraduateB2lisans öğrencisi
- underminezayıflatmak, baltalamak
- underneathB1altında
- unemployedB1işsiz
- unifyB1birleştirmek
- unintelligibleanlaşılmaz
- unitybirlik
- unstablekararsız, dengesiz
- upliftyükseltmek, moral vermek
- upwardB1yukarı doğru
- urineidrar
- usageB1kullanım
- utilityB2fayda, kamu hizmeti
- utilizeB2kullanmak, yararlanmak
- utterancesöz, sözce
V
- vagueB1belirsiz
- validB2geçerli
- validitygeçerlilik
- valvevana, valf
- variabilitydeğişkenlik
- variancefark, sapma
- variantvaryant, değişik biçim
- vectorvektör
- vegetationC1bitki örtüsü
- veinB1toplardamar
- velocityhız
- verbalB2sözlü
- verticalC1dikey
- viableuygulanabilir, yaşayabilir
- virtueB2erdem, fazilet
- vitaminB2vitamin
- vocabularyA2kelime hazinesi, sözcük dağarcığı
- volitionirade, istek
- vowelB1sesli harf
W
Y
- yeastmaya
Listenin tamamı 960 kelime; hazırlayanların ölçümüne göre akademik metnin %92'sini kapsıyor. Bu liste resmî bir ÖSYM listesi değil, akademik İngilizce korpusundan çıkarılmış bağımsız bir liste.
Liste Browne, Culligan ve Phillips'in hazırladığı New Academic Word List, yayıncısı newgeneralservicelist.com ve burada Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 şartlarıyla kullanılıyor. Anlamlar ve örnek cümleler bize ait.
Sesli söyleyebileceğin bir liste
Listeyi okumak bilmek değil. Uygulamada aynı kelimeler kelime kartı olarak geri geliyor ve yapay zeka öğretmenle konuşurken kullanıyorsun, hatanı anında düzeltiyor.