YDS ve YÖKDİL için akademik kelime listesi: 954 kelime

Akademik İngilizcenin tekrar tekrar kullandığı kelimeler bunlar; YDS, YÖKDİL, TOEFL ve IELTS okuma parçaları bu dağarcıktan kuruluyor. Liste alfabetik, her kelimenin CEFR seviyesi yanında yazıyor ve kelime kendi sayfasına gidiyor, anlamı ve örnek cümlesi orada.

Bu sayfada 954 kelime

A

B

  • backwardB2geriye doğru
  • bacteriabakteri
  • bacterialbakteriyel
  • bangB1gürültü, patlama sesi
  • bargainA2kelepir, pazarlık
  • barrelB1varil, fıçı
  • basinB1leğen, havza
  • batA1sopa (spor), yarasa
  • beamB2ışın, kiriş
  • behavioraldavranışsal
  • bilingualB1iki dilli
  • binaryikili
  • biodiversitybiyoçeşitlilik
  • biologistbiyolog
  • biologyB1biyoloji
  • bizarreB2tuhaf, garip
  • blankA1boş (yazısız)
  • bleedB1kanamak
  • bodilybedensel
  • bonusA2ikramiye, prim
  • boundB1kesin, gitmekte olan
  • bracketB2destek, parantez
  • breakdownB2arıza, çöküntü
  • broadlyB2geniş anlamda, genel olarak
  • bubbleB1baloncuk
  • bucketA1kova
  • bulkC1büyük kısım, hacim
  • bulletB1kurşun, mermi
  • bundledemet, bohça

C

D

  • dampB1nemli
  • deadlineB1son teslim tarihi
  • decayB2çürümek, bozulmak
  • deceiveB2aldatmak, kandırmak
  • defectkusur, arıza
  • deficiencyB1eksiklik, yetersizlik
  • definiteB1kesin, belirli
  • deflectionsapma, saptırma
  • degradeC1bozmak, alçaltmak
  • deliberatelyB2kasten, bilerek
  • deltadelta, nehir ağzı
  • demonstratortanıtım yapan kişi, gösterici
  • denominatorpayda
  • denoteC2belirtmek, ifade etmek
  • denseB2yoğun, sık
  • dependencebağımlılık
  • depictC1tasvir etmek, betimlemek
  • derivativetürev
  • descendenttorun, soydan gelen kişi
  • descriptortanımlayıcı
  • destinationB1varış noktası, hedef
  • detectiontespit, saptama
  • developmentalgelişimsel
  • deviationsapma
  • diagnoseteşhis etmek
  • diagnosisteşhis, tanı
  • diagnostictanısal, teşhise yönelik
  • diagramB1şema, diyagram
  • dialectlehçe, ağız
  • diameterB1çap
  • diaryA2günlük
  • dictatedikte etmek, buyurmak
  • dictionaryA1sözlük
  • differentialfark, farklılık
  • differentiateayırt etmek
  • differentiationfarklılaştırma, ayırt etme
  • diffusionyayılma, difüzyon
  • dilemmaB2ikilem
  • dilutesulandırmak, seyreltmek
  • dimensionalboyutlu
  • dioxideB1dioksit
  • directivetalimat, yönerge
  • disabilityB1engellilik, özür
  • disadvantageA2dezavantaj
  • dischargeB2taburcu etme, salım
  • discourseC1söylem, sohbet
  • discreteayrı, kesikli
  • discriminationB1ayrımcılık
  • displacementyerinden edilme, yer değiştirme
  • dissectionC1diseksiyon, kesip inceleme
  • dissertationtez
  • dissolveB1erimek, çözünmek
  • distributionB1dağıtım
  • disturbanceB1rahatsızlık, kargaşa
  • diverseB1çeşitli, farklı
  • domainalan, saha
  • dominanceüstünlük, baskınlık
  • dominantC1baskın, hakim
  • dominationC1hakimiyet, egemenlik
  • donorbağışçı, verici
  • doseB2doz
  • drainB2gider, kanalizasyon
  • driftsürüklenmek
  • durationC1süre
  • dyeB2boya (kumaş/saç boyası)
  • dynamicB2dinamik, canlı

E

  • ecologicalB1ekolojik
  • ecologyB1ekoloji
  • economicallyekonomik olarak, tutumlu biçimde
  • economistB2ekonomist
  • effectivenessB2etkinlik, verimlilik
  • elaborateC1ayrıntılı, karmaşık
  • elasticC1lastik, elastik bant
  • elasticityC2esneklik
  • electronB1elektron
  • elementaryA1temel, ilkokul düzeyinde
  • elevateC1yükseltmek
  • elevationC1yükseklik
  • eliminationeleme, ortadan kaldırma
  • eliteB2seçkinler, elit
  • embedC2gömmek, yerleştirmek
  • emergenceB2ortaya çıkış, belirme
  • emissionsalım, emisyon
  • emityaymak, salmak
  • emperorB1imparator
  • empiricaldeneysel, gözleme dayalı
  • encodekodlamak
  • enforcementuygulama, yaptırım
  • enormouslyC1muazzam şekilde
  • entityvarlık, kuruluş
  • entrantkatılımcı, yarışmacı
  • enzymeenzim
  • epidemicsalgın
  • epidemiologyepidemiyoloji, salgın bilimi
  • equalityB1eşitlik
  • equilibriumC2denge
  • equivalenceeşdeğerlik
  • erasesilmek
  • essenceB1öz, esas
  • essentiallyB2temelde, esasen
  • estimationC1tahmin, değerlendirme
  • ethicalC1etik, ahlaki
  • ethicsetik, ahlak kuralları
  • evidentB1açık, belli
  • evolutionaryevrimsel
  • exeski eş, eski sevgili
  • executeB2uygulamak, idam etmek
  • executionB2uygulama, idam
  • exitB1çıkış
  • expertiseuzmanlık
  • explicitaçık, net
  • explicitlyaçıkça
  • exploitB2sömürmek, istismar etmek
  • exponentialüstel, katlanarak artan

F

  • fabricB2kumaş
  • facetyön, cephe
  • facilitateB2kolaylaştırmak
  • factorialfaktöriyel
  • facultyB2yeti, fakülte
  • fatigueC1yorgunluk
  • feedbackB2geri bildirim
  • fertilityverimlilik, doğurganlık
  • fetalfetal, cenine ait
  • feverA1ateş
  • fiberB2lif, elyaf
  • finyüzgeç
  • finitesınırlı, sonlu
  • fleshB2et, vücut dokusu
  • flexibilityB2esneklik
  • flipB2çevirmek, ters çevirmek
  • fluidB2akışkan, değişken
  • fluxsürekli değişim, akış
  • footnoteB2dipnot
  • formallyB1resmi olarak
  • formulationoluşturma, formülasyon
  • forumforum, tartışma ortamı
  • fossilC1fosil
  • fractionC1kesir, küçük parça
  • fracturekırık, çatlak
  • freelyB1özgürce, serbestçe
  • frictionsürtünme
  • fringekenar, çevre
  • fundamentallytemelde
  • fungusmantar
  • fusionC1füzyon, kaynaşma

G

H

  • habitatB1yaşam alanı, habitat
  • halfwayyarı yolda
  • handoutB2dağıtılan kağıt, broşür
  • harvestA2hasat
  • hawkşahin
  • headquartermerkezi bulunmak
  • hedgeB2çit (bitki)
  • helixsarmal, helezon
  • hepatitishepatit, karaciğer iltihabı
  • herbicideyabancı ot ilacı, herbisit
  • hierarchyhiyerarşi
  • hipB1kalça
  • historicallytarihsel olarak
  • homeworkA1ev ödevi
  • horizonB1ufuk
  • horizontalyatay
  • hormonehormon
  • hydrogenhidrojen

I

  • identicalB2aynı, özdeş
  • identificationB2kimlik, kimlik tespiti
  • ideologyB2ideoloji
  • illusionyanılsama, illüzyon
  • immunebağışık, korunmuş
  • impactA2etki
  • implicitörtük, dolaylı
  • importantlyA2daha da önemlisi
  • impulseB2dürtü, ani istek
  • incidencegörülme sıklığı, insidans
  • inclineeğim, yokuş
  • inclusionC1dahil etme, kapsayıcılık
  • incredibleB1inanılmaz
  • incrediblyB1inanılmaz derecede
  • incumbentC2görevdeki kişi
  • independentlyB2bağımsız olarak
  • indicatorgösterge
  • indifferenceilgisizlik, kayıtsızlık
  • indigenousyerli, özgün
  • indirectB1dolaylı
  • individuallytek tek, ayrı ayrı
  • induceC2sebep olmak, ikna etmek
  • inductionC1işe alım oryantasyonu, tümevarım
  • industrializationsanayileşme
  • industrializeB2sanayileştirmek
  • inequalityeşitsizlik
  • inevitablykaçınılmaz olarak
  • infectB2enfekte etmek, bulaştırmak
  • infectiousB2bulaşıcı
  • inferenceB2çıkarım
  • inferiordaha kötü, aşağı
  • infinitesonsuz
  • infinitysonsuzluk
  • influentialB2etkili, nüfuzlu
  • informalB2resmi olmayan, gündelik
  • inhibitengellemek, yavaşlatmak
  • inhibitionçekingenlik, engelleme
  • initiatebaşlatmak
  • initiationbaşlatma
  • injectB1enjekte etmek, iğne yapmak
  • injectionB2enjeksiyon, iğne
  • innateB2doğuştan gelen
  • insectA2böcek
  • insertsokmak, yerleştirmek
  • instabilityistikrarsızlık
  • instinctB2içgüdü
  • integralC1ayrılmaz, temel
  • integrationC2bütünleşme, entegrasyon
  • intensityyoğunluk, şiddet
  • intensiveB1yoğunlaştırılmış
  • interactB1etkileşim kurmak
  • interestinglyilginç bir şekilde
  • interfacearayüz
  • interfereB2müdahale etmek
  • intermediateB1orta düzey
  • interruptB1kesmek, sözünü kesmek
  • intervalB1aralık
  • intervenemüdahale etmek
  • interviewerA1mülakat yapan kişi
  • invadeA2istila etmek
  • invasionB1istila
  • inversiontersine çevirme, devrik yapı
  • invertters çevirmek
  • ioniyon
  • irrelevantilgisiz, konu dışı
  • irrigationsulama

J

  • jazzB1caz
  • juniorA2genç, ast
  • justificationgerekçe, haklı neden

K

L

  • labB1laboratuvar
  • lateralyan, yandan
  • layoutdüzen, yerleşim
  • leafA1yaprak
  • lecturerB2öğretim görevlisi
  • legendB2efsane
  • legitimateB2meşru, yasal
  • leisureA2boş zaman, eğlence
  • leverkaldıraç, manivela
  • lexicalsözcüksel, söz varlığına ait
  • liablesorumlu, yatkın
  • lifestyleA2yaşam tarzı
  • lifetimeB2ömür, yaşam süresi
  • likelihoodC1olasılık
  • likewiseB2aynı şekilde
  • limbB2uzuv, kol/bacak
  • linearC1doğrusal
  • linguisticdilsel, dilbilimsel
  • linguisticsdilbilim
  • literA2litre
  • liverB1karaciğer
  • locallyyerel olarak
  • locusyer, merkez
  • logicalA2mantıklı
  • longitudinalboylamsal, uzunlamasına
  • loopdöngü, ilmek
  • lumpparça, topak
  • lungB1akciğer

M

N

  • nakedB1çıplak
  • namelyyani, şöyle ki
  • nastyB1kötü, iğrenç
  • nationalismmilliyetçilik
  • neatB2düzenli, temiz
  • necessityB2zorunluluk, ihtiyaç
  • nestyuva
  • neuralsinirsel, nöral
  • neuronnöron, sinir hücresi
  • neutralB1tarafsız, nötr
  • nicelyB2güzelce, nazikçe
  • nicheC1niş, uygun konum
  • nitrogenazot, nitrojen
  • nobleB2asil, soylu
  • nodedüğüm, nokta
  • noisyA2gürültülü
  • nominalsözde, çok az
  • nonethelessB1yine de, buna karşın
  • nonlineardoğrusal olmayan
  • normnorm, olağan durum
  • notationgösterim, notasyon
  • noviceyeni başlayan, çırak
  • nucleusB1çekirdek
  • nullgeçersiz, boş
  • numericalB2sayısal
  • nutrientB1besin öğesi

O

  • objectionB1itiraz
  • obscureC1gizlemek, belirsizleştirmek
  • observerB2gözlemci
  • obtainB1elde etmek, edinmek
  • occupationA2meslek
  • occurrenceolay, vuku
  • offspringC1yavru, döl
  • onsetbaşlangıç
  • onwardsitibaren, ileriye doğru
  • opticaloptik, görsel
  • optimalen uygun, ideal
  • optimumen uygun, ideal
  • oralB1sözlü sınav
  • organB1organ; org (müzik aleti)
  • organismB1organizma, canlı
  • orientyönlendirmek, yön bulmak
  • orientationoryantasyon, tanıtım
  • oscillationsalınım
  • outerB1dış, dıştaki
  • outletB2priz, çıkış noktası
  • overheadgenel işletme masrafı
  • overlapB2örtüşme, çakışma
  • overviewgenel bakış, özet
  • oxidizeoksitlenmek, paslanmak
  • oxygenB1oksijen

P

  • painfulB1acı verici, ağrılı
  • pareşit düzey, standart
  • paradigmparadigma, model
  • paradoxB2paradoks, çelişki
  • parameterC2parametre, değişken
  • parcelB1koli, paket
  • pardonA1affedersiniz, pardon
  • parentalB1ebeveynle ilgili, ebeveyn
  • parenthesisparantez
  • partialB1kısmi, taraflı
  • partiallykısmen
  • particleB2parçacık
  • partitionbölme, ayırma
  • pathwayyol, patika
  • peasantC1köylü
  • periodicperiyodik, belirli aralıklı
  • peripheralçevresel, ikincil
  • pestzararlı böcek, haşere
  • pesticideböcek ilacı, pestisit
  • phenomenalC1olağanüstü
  • philosopherB1filozof
  • philosophicalB2felsefi
  • phonologicalsesbilimsel, fonolojik
  • phosphatefosfat
  • photographicfotografik
  • physicallyA2fiziksel olarak
  • physicianB2hekim, doktor
  • physicsB1fizik
  • physiologicalC2fizyolojik
  • piB2pi sayısı
  • plannerajanda, planlayıcı
  • plantationplantasyon, büyük çiftlik
  • plausibleC1makul, akla yatkın
  • plugB1fiş, tıpa
  • pluralA2çoğul
  • polarkutupsal, kutup
  • poleB1direk, kutup
  • politicallyB2siyasi olarak, politik açıdan
  • portfolioportföy, çalışma dosyası
  • portrayC1tasvir etmek, canlandırmak
  • portrayalC1tasvir, canlandırma
  • positivelyB1olumlu bir şekilde, kesinlikle
  • posterA1poster, afiş
  • postgraduatelisansüstü
  • potassiumpotasyum
  • powderB1toz
  • practitionerC2uygulayıcı, pratisyen
  • pragmaticpratik, gerçekçi
  • precedeB2önce gelmek, öncesinde olmak
  • precipitatehızlandırmak, yol açmak
  • precipitationyağış
  • predatoryırtıcı hayvan, avcı
  • predictionA2tahmin
  • predominantlyağırlıklı olarak
  • prejudiceB1önyargı
  • preliminaryB2ön, hazırlık niteliğinde
  • presumevarsaymak
  • prevalenceyaygınlık
  • preyav
  • primerastar, temel kitap
  • primitiveB1ilkel
  • probeB2soruşturma, sonda
  • problematicsorunlu
  • processorişlemci
  • productiveB1üretken, verimli
  • productivityverimlilik, üretkenlik
  • profoundC1derin, köklü
  • progressionilerleme, seyir
  • progressiveA2ilerici, aşamalı
  • projectionB2tahmin, projeksiyon
  • prominentB1önde gelen, tanınmış
  • pronounceA2telaffuz etmek
  • propositionC2öneri, teklif
  • protocolprotokol, kural dizisi
  • protonproton
  • psychiatricC1psikiyatrik
  • psychologistA2psikolog
  • psychologyB2psikoloji
  • publishA2yayımlamak
  • pulseB2nabız
  • punchB2yumruk, meyve içeceği
  • punishB1cezalandırmak
  • punishmentB1ceza
  • purelytamamen, sadece
  • puzzleB1bulmaca, yapboz

Q

R

  • rackB2raf, askı
  • radarB2radar
  • radiationB1radyasyon
  • radiusyarıçap
  • rainfallB1yağış miktarı
  • randomizerastgele sıralamak
  • randomlyrastgele
  • rationalB1mantıklı, rasyonel
  • rationalityakılcılık, mantıklılık
  • rayA2ışın
  • reactivetepkisel, reaktif
  • reactorreaktör
  • readilyB2seve seve, kolayca
  • realismC1gerçekçilik
  • realisticB1gerçekçi
  • realmalan, diyar
  • receptorreseptör, alıcı
  • recipeB2tarif (yemek)
  • reconstructyeniden inşa etmek, canlandırmak
  • regimeB2rejim, yönetim biçimi
  • regressiongerileme
  • rehabilitationrehabilitasyon, iyileştirme
  • reinforceB2güçlendirmek, pekiştirmek
  • rejectionB2ret, reddedilme
  • reliabilitygüvenilirlik
  • renderC1haline getirmek, sunmak
  • repertoireB2repertuar
  • replacementB2yedek, değişim
  • replicatekopyalamak, tekrarlamak
  • replicationkopyalama, yeniden yapma
  • reproduceB1üremek, çoğaltmak
  • reproductionüreme, kopya
  • republicB1cumhuriyet
  • resembleB1benzemek
  • reservoirbaraj gölü, su deposu
  • residualC2kalıntı, artık
  • residueC2kalıntı, artık
  • resistantdayanıklı, dirençli
  • respiratoryB2solunumla ilgili
  • retrieveB2geri almak, getirmek
  • revolutionaryB2devrimci
  • rewriteB1yeniden yazmak
  • rhetoricC2retorik, hitabet
  • rhythmA2ritim
  • ridiculousB1gülünç, saçma
  • ritualB2ritüel, alışkanlık
  • robotB1robot
  • ropeA2ip, halat
  • rotateC1dönmek, döndürmek
  • rotationdönme, rotasyon
  • rubB2ovmak, sürtmek
  • rulerA1cetvel, hükümdar

S

T

U

  • ultimateB2nihai, en üst düzey
  • undergraduateB2lisans öğrencisi
  • underminezayıflatmak, baltalamak
  • underneathB1altında
  • unemployedB1işsiz
  • unifyB1birleştirmek
  • unintelligibleanlaşılmaz
  • unitybirlik
  • unstablekararsız, dengesiz
  • upliftyükseltmek, moral vermek
  • upwardB1yukarı doğru
  • urineidrar
  • usageB1kullanım
  • utilityB2fayda, kamu hizmeti
  • utilizeB2kullanmak, yararlanmak
  • utterancesöz, sözce

V

  • vagueB1belirsiz
  • validB2geçerli
  • validitygeçerlilik
  • valvevana, valf
  • variabilitydeğişkenlik
  • variancefark, sapma
  • variantvaryant, değişik biçim
  • vectorvektör
  • vegetationC1bitki örtüsü
  • veinB1toplardamar
  • velocityhız
  • verbalB2sözlü
  • verticalC1dikey
  • viableuygulanabilir, yaşayabilir
  • virtueB2erdem, fazilet
  • vitaminB2vitamin
  • vocabularyA2kelime hazinesi, sözcük dağarcığı
  • volitionirade, istek
  • vowelB1sesli harf

W

Y

  • yeastmaya

Listenin tamamı 960 kelime; hazırlayanların ölçümüne göre akademik metnin %92'sini kapsıyor. Bu liste resmî bir ÖSYM listesi değil, akademik İngilizce korpusundan çıkarılmış bağımsız bir liste.

Liste Browne, Culligan ve Phillips'in hazırladığı New Academic Word List, yayıncısı newgeneralservicelist.com ve burada Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 şartlarıyla kullanılıyor. Anlamlar ve örnek cümleler bize ait.

Sesli söyleyebileceğin bir liste

Listeyi okumak bilmek değil. Uygulamada aynı kelimeler kelime kartı olarak geri geliyor ve yapay zeka öğretmenle konuşurken kullanıyorsun, hatanı anında düzeltiyor.