10 harfli İngilizce kelimeler
VocaFlare kelime dağarcığındaki 10 harfli tüm kelimeler, baş harfe göre gruplanmış ve Türkçe anlamlarıyla. Bir kelimeye dokun, örnek cümlesini ve CEFR seviyesini gör.
A
- aberrationsapma, anormallik
- abnormallyanormal bir şekilde
- aboriginalyerli, aborijin
- absolutelykesinlikle, tamamen
- abundantlybolca, açıkça
- acceptablekabul edilebilir
- acceptancekabul
- accessibleerişilebilir
- accidentalkazara olan, tesadüfi
- accomplishbaşarmak
- accountantmuhasebeci
- accumulatebiriktirmek
- accuratelydoğru bir şekilde
- accusationsuçlama
- accustomedalışkın
- achievablebaşarılabilir, ulaşılabilir
- acrobaticsakrobasi
- additionalek, ilave
- adequatelyyeterince
- adjustableayarlanabilir
- adjustmentayarlama, uyum
- admirationhayranlık
- admiringlyhayranlıkla
- admittedlykabul etmek gerekirse
- adrenalineadrenalin
- adulteratebozmak, katık katmak
- affordableuygun fiyatlı
- afterwardssonra, daha sonra
- aggressiveagresif, saldırgan
- alcoholismalkolizm
- allegationiddia
- altogethertoplamda, hepsi birden
- altruisticözgeci, diğerkâm
- ambassadorbüyükelçi
- angularityköşelilik
- animatedlycanlı bir şekilde, heyecanla
- anticancerkansere karşı ilaç
- anticipatebeklemek, öngörmek
- antiquatedeski moda, modası geçmiş
- antistaticstatik önleyici
- antithesiszıtlık, karşıtlık
- apostrophekesme işareti
- apparentlygörünüşe göre
- appearancegörünüş, görünme
- appreciatetakdir etmek, minnettar olmak
- apprenticeçırak
- archetypalörnek teşkil eden, tipik
- arithmeticaritmetik
- articulateaçıkça ifade etmek
- artificialyapay
- aspirationözlem, hedef
- assessmentdeğerlendirme
- assignmentödev, görev
- assimilateuyum sağlamak, özümsemek
- assistanceyardım
- assumptionvarsayım
- astonishedhayrete düşmüş
- astringentastrenjan, sıkılaştırıcı
- astronomergökbilimci
- atmosphereortam, hava
- attachmentek, ek dosya
- attainableulaşılabilir
- attainmentbaşarı, ulaşma
- attendancekatılım, devam
- attractionturistik yer, cazibe merkezi
- attractiveçekici
- autonomousözerk, bağımsız
B
- babysitterçocuk bakıcısı
- backgroundarka plan
- backpackersırt çantalı gezgin
- banishmentsürgün
- bankruptcyiflas
- barbershopberber dükkanı
- basketballbasketbol
- beforehandönceden
- believablyinandırıcı biçimde
- belongingseşyalar
- beneficialfaydalı
- benevolentiyiliksever
- bestsellerçok satan
- biologicalbiyolojik
- birthplacedoğum yeri
- blackboardkara tahta
- bothersomecan sıkıcı
- brainstormbeyin fırtınası
- breathlessnefes nefese
- buffoonerysoytarılık, maskaralık
- burdensomeyük getiren, ağır
- burgeoninghızla büyüyen, gelişen
C
- caffeinatekafeinle canlandırmak
- calamitousfelaket getiren, yıkıcı
- calculatorhesap makinesi
- cannonballtop güllesi
- capabilityyetenek, kapasite
- carelesslydikkatsizce
- categorizesınıflandırmak, kategorize etmek
- centigradesantigrat
- centimetersantimetre
- chancellorşansölye
- checkpointkontrol noktası
- cheerfullyneşeyle
- chimpanzeeşempanze
- chronologykronoloji, zaman dizini
- clevernesszekilik, kurnazlık
- cloistereddünyadan soyutlanmış
- collectionkoleksiyon
- colloquialgünlük konuşma diline özgü
- colloquiumbilimsel toplantı, kolokyum
- combustionyanma
- commercialticari
- commissionkomisyon
- commitmentbağlılık, taahhüt
- comparisonkarşılaştırma
- compassionmerhamet, şefkat
- compatibleuyumlu
- compensatetazmin etmek
- competenceyeterlilik, beceri
- competitorrakip
- complementtamamlayıcı
- completelytamamen
- completiontamamlanma
- complexioncilt rengi, ten
- complexitykarmaşıklık
- complianceuyum, uyma
- complicatekarmaşıklaştırmak
- complimentiltifat, kompliman
- compromiseuzlaşma, taviz
- compulsiondürtü, saplantı
- compulsoryzorunlu
- conceptionkavrayış, anlayış
- concerninghakkında, ile ilgili
- concessiontaviz
- conclusionsonuç
- confectionşekerleme, tatlı
- conferencekonferans
- confessionitiraf
- confidenceözgüven, güven
- conformityuygunluk, tektipleşme
- congregatetoplanmak, bir araya gelmek
- conjecturetahmin yürütmek
- connectionbağlantı
- consciencevicdan
- consistenttutarlı, istikrarlı
- constantlysürekli
- constituteoluşturmak, teşkil etmek
- constraintkısıtlama, sınırlama
- consultantdanışman
- contextualbağlamsal
- continuitysüreklilik
- continuouskesintisiz, sürekli
- contractormüteahhit, yüklenici
- contradictçelişmek, ters düşmek
- contributekatkıda bulunmak
- convenientuygun, elverişli
- conventiongelenek, teamül
- converselytam tersine
- conversiondönüşüm
- convictionkanaat, inanç
- convolutedkarmaşık, girift
- correctiondüzeltme
- correspondkarşılık gelmek, örtüşmek
- corruptionyolsuzluk
- counselingdanışmanlık
- countrymanyurttaş, vatandaş
- courageouscesur
- creativelyyaratıcı bir şekilde
- creativityyaratıcılık
- credentialyeterlilik belgesi
- criticallyeleştirel biçimde
- crossroadskavşak, dört yol ağzı
- culturallykültürel olarak
- curriculummüfredat
- cybercrimesiber suç
- cyberspacesiber uzay
D
- decorationsüs, dekorasyon
- decorativedekoratif, süsleyici
- dedicationadanmışlık, özveri
- deficiencyeksiklik, yetersizlik
- definitelykesinlikle
- definitiontanım, tarif
- dehumanizeinsanlıktan çıkarmak
- deliberatekasıtlı, bilinçli
- delicatelynazikçe, hassasiyetle
- delightfulhoş, keyifli
- democraticdemokratik
- demographydemografi, nüfus bilimi
- demolitionyıkım
- denotationdüz anlam
- departmentbölüm, departman
- dependablegüvenilir
- depressingiç karartıcı
- depressiondepresyon
- depressivedepresif, bunaltıcı
- derisivelyalayla
- desolationıssızlık, perişanlık
- detachmentkayıtsızlık, mesafe
- determinedkararlı, azimli
- determinerbelirteç, belirleyici (dilbilgisi)
- detestablenefret edilesi, iğrenç
- developinggelişmekte olan
- dictionarysözlük
- differencefark
- difficultyzorluk, güçlük
- digitalizedijitalleştirmek
- diligentlyözenle, gayretle
- diphtheriadifteri
- disabilityengellilik, özür
- disappointhayal kırıklığına uğratmak
- disapproveonaylamamak
- disastrousfelaket gibi, yıkıcı
- disciplinedisiplin
- discomfortrahatsızlık
- disconnectbağlantıyı kesmek
- discouragecesaretini kırmak
- discussiontartışma, görüşme
- disdainfulküçümseyici, tepeden bakan
- disgustingiğrenç
- dishonestysahtekarlık, dürüstsüzlük
- dishwasherbulaşık makinesi
- disorderlykontrolsüz, taşkın
- dispensaryeczane, dağıtım merkezi
- disqualifydiskalifiye etmek
- dissectiondiseksiyon, kesip inceleme
- dissensionanlaşmazlık, çekişme
- distinctlyaçıkça, belirgin biçimde
- distortionçarpıtma, bozulma
- distributedağıtmak
- divergenceayrışma, farklılaşma
- divinationfalcılık, kehanet
- dominantlybaskın biçimde
- dominationhakimiyet, egemenlik
- doorkeeperkapıcı
- downstairsaşağı kata, alt katta
E
- earthquakedeprem
- echolocateyankılanma ile yer belirlemek
- ecologicalekolojik
- economicalekonomik, tutumlu
- ecotourismekoturizm
- efficiencyverimlilik
- effortlesszahmetsiz, kolay
- elasticityesneklik
- electricalelektrikle ilgili
- electronicelektronik
- elementarytemel, ilkokul düzeyinde
- embodimentsomutlaşma, cisimleşmiş hali
- employmentistihdam
- emulsifieremülgatör
- endangerednesli tükenmekte olan
- enduringlykalıcı bir şekilde
- engagementnişan
- Englishmanİngiliz erkek
- engrossingsürükleyici, ilgi çekici
- enormouslymuazzam şekilde
- enterprisegirişim, teşebbüs
- enthusiasmcoşku, heves
- enthusiastmeraklı, hevesli kişi
- especiallyözellikle
- estimationtahmin, değerlendirme
- evacuationtahliye
- evaluationdeğerlendirme
- eventuallysonunda, nihayet
- everythingher şey
- everywhereher yerde
- exaggerateabartmak
- excellencemükemmellik
- excitementheyecan
- exhaustingçok yorucu
- exhaustionbitkinlik, tükenme
- exhibitionsergi
- exhilaratecoşturmak, heyecanlandırmak
- exoticallyegzotik biçimde
- expeditionkeşif gezisi, sefer
- experiencedeneyim
- experimentdeney
- expressionifade
- expressiveanlamlı, ifade dolu
- extinctionsoyu tükenme, yok olma
- exuberancecoşku, taşkınlık
F
- fabulationkurgusal hikaye uydurma
- fabulouslymuhteşem biçimde
- facilitatekolaylaştırmak
- facilitiestesisler, olanaklar
- fascinatedbüyülenmiş, hayran kalmış
- feverishlytelaşla, ateşli biçimde
- fiendishlyşeytanca, aşırı derecede
- figurativemecazi
- fingernailparmak tırnağı
- floodgatesbent kapağı, önü açılan set
- footballerfutbolcu
- forcefullykuvvetle, sertçe
- forfeitureel koyma, hak kaybı
- formidablekorkutucu derecede güçlü, zorlu
- formidablykorkutucu derecede güçlü bir şekilde
- foundationtemel
- frequentlysık sık
- friendshiparkadaşlık, dostluk
- frightenedkorkmuş
- frustratedhayal kırıklığına uğramış
- functionalişlevsel
G
- generalizegenellemek
- generationnesil, kuşak
- generositycömertlik
- generouslycömertçe
- geographiccoğrafi
- geologicaljeolojik
- girlfriendkız arkadaş
- goalkeeperkaleci
- governmenthükümet
- graduationmezuniyet
- grandchildtorun
- grapefruitgreyfurt
- gravestonemezar taşı
- greenhousesera
- gruesomelyürkütücü biçimde
- gymnasticsjimnastik
H
- habitationmeskun olma, konut
- handicraftel sanatı
- harassmenttaciz
- hauntinglyunutulmaz bir şekilde, akıldan çıkmayarak
- headstronginatçı, dik kafalı
- helicopterhelikopter
- hesitationtereddüt
- historicaltarihsel
- histrionicabartılı, teatral
- hospitablekonuksever
- hypothesishipotez, varsayım
- hystericalhisterik
I
- illuminateaydınlatmak
- illustrateörneklendirmek, resimlemek
- impeccablekusursuz
- impeccablykusursuz bir şekilde
- impedimentengel
- imperativezorunluluk, gereklilik
- impersonalkişisel olmayan, soğuk
- imperviousetkilenmez, geçirmez
- impolitelykabaca
- importanceönem
- impositionyük, zorlama
- impossibleimkansız
- impresariogösteri yapımcısı, empresaryo
- impressionizlenim
- impressiveetkileyici
- improbableolası olmayan
- improperlyuygunsuz biçimde
- inaccurateyanlış, hatalı
- inadequateyetersiz
- inartisticsanatsal olmayan, zevksiz
- inchoatelyhenüz gelişmemiş bir biçimde
- incredibleinanılmaz
- incrediblyinanılmaz derecede
- indefinitebelirsiz
- indirectlydolaylı olarak
- indiscreteayrışmamış, bütünleşik
- individualbireysel
- indolentlytembelce
- inducementteşvik, kandırma unsuru
- indulgencekendini şımartma, küçük keyif
- industrialendüstriyel, sanayi
- inevitablekaçınılmaz
- inexorableönlenemez, kaçınılmaz
- inexorablykaçınılmaz bir şekilde
- infallibleyanılmaz, hatasız
- infalliblyhatasız bir şekilde
- infectiousbulaşıcı
- infernallyiğrenç derecede
- infinitivemastar
- ingratiategözüne girmeye çalışmak, yaranmak
- ingredientmalzeme
- inhabitantsakin, oturan
- inherentlydoğası gereği
- initiativegirişim, proje
- innocentlymasumca
- innovationyenilik
- innovativeyenilikçi
- insecurelygüvensiz biçimde
- insightfulkavrayışlı, derin görüşlü
- inspectiondenetim, muayene
- instructoreğitmen
- instrumentaraç, çalgı
- interestedilgili, meraklı
- interweaveiç içe geçirmek, dokumak
- invariabledeğişmez
- invariablydeğişmez biçimde, her zaman
- investmentyatırım
- invitationdavet, davetiye
- invitinglydavetkar bir şekilde
- ironicallyironik biçimde
- irrationalmantıksız, irrasyonel
- irritatingsinir bozucu, rahatsız edici
- irritationsinirlenme, tahriş
J
- jeopardizetehlikeye atmak
- journalismgazetecilik
- journalistgazeteci
L
- laboratorylaboratuvar
- lacklustersönük, cansız
- laryngitisgırtlak iltihabı
- leadershipliderlik
- legislatoryasa koyucu, milletvekili
- legitimatehaklı, makul
- liberationözgürleştirme, kurtuluş
- likelihoodolasılık
- limitationsınırlama, kısıtlama
- literatureedebiyat
- locomotionhareket etme yeteneği
- locomotivelokomotif
- lonelinessyalnızlık
M
- managementyönetim
- manipulatemanipüle etmek, yönlendirmek
- marginallyönemsiz derecede
- meaningfulanlamlı
- mechanicalmekanik
- medicationilaç
- mediocrityvasatlık, ortalama olma
- meditationmeditasyon
- melancholyhüzün, melankoli
- membershipüyelik
- menacinglytehditkar bir şekilde
- mercantileticari
- methodicalsistemli, yöntemli
- meticuloustitiz, kusursuz
- micrometermikrometre
- microphonemikrofon
- microscopemikroskop
- microscopymikroskopi
- millimetermilimetre
- misfortunetalihsizlik
- misleadingyanıltıcı
- monotonousmonoton, tekdüze
- motherlandanavatan
- motionlesshareketsiz
- motivationmotivasyon
- motorcyclemotosiklet
- mutabilitydeğişkenlik
- mutinouslyisyankar bir şekilde
- mysteriousgizemli
N
- nationwideülke çapında
- navigationnavigasyon, seyrüsefer
- negativelyolumsuz şekilde
- neglectfulihmalkar
- negligibleönemsiz, ihmal edilebilir
- neutralizeetkisiz hale getirmek, nötrleştirmek
- newscasterhaber sunucusu
- newsworthyhaber değeri taşıyan
- nominationaday gösterme
- nonchalantkayıtsız, umursamaz
- noticeablefark edilebilir, belirgin
- nutritiousbesleyici
O
- obligationyükümlülük
- occasionalara sıra olan, seyrek
- occupationmeslek
- officiallyresmi olarak
- oppositionmuhalefet, karşı çıkma
- oppressionbaskı, zulüm
- optimisticiyimser
- orchestralorkestraya ait
- ordinarilygenellikle, normalde
- originallyaslında, başlangıçta
- ornamentalsüs amaçlı, dekoratif
- ostensiblegörünürdeki, sözde
- ostensiblygörünüşte
- outpatientayakta tedavi hastası
- outrageousskandal, çok aşırı
- overshadowgölgede bırakmak
- overweightaşırı kilolu
P
- paintbrushboya fırçası
- parliamentparlamento
- participleortaç, sıfat-fiil
- particulartitiz, seçici
- passionatetutkulu
- patriotismvatanseverlik
- pawnbrokerrehinci
- peacefullyhuzur içinde, barışçıl şekilde
- pedestrianyaya
- penicillinpenisilin
- percentageyüzde
- perceptionalgı
- perceptivesezgisel, kavrayışlı
- permanencekalıcılık
- permissionizin
- perpetuatesürdürmek, devam ettirmek
- persistentısrarlı, sürekli
- personallykişisel olarak, bizzat
- persuasionikna
- persuasiveikna edici
- perversityaksilik, terslik
- pharmacisteczacı
- phenomenalolağanüstü
- phenomenonolgu, fenomen
- philistinekültürsüz kişi
- philosophyfelsefe
- photographfotoğraf
- physicallyfiziksel olarak
- pillowcaseyastık kılıfı
- playgroundoyun alanı, oyun parkı
- playwrightoyun yazarı
- pleasantlyhoş bir şekilde
- politenesskibarlık, nezaket
- politicianpolitikacı, siyasetçi
- popularitypopülerlik
- popularizepopülerleştirmek, yaygınlaştırmak
- populationnüfus
- positivelyolumlu şekilde
- possessionmülk, sahiplik
- possessivesahiplenici, iyelik
- powerfullygüçlü bir şekilde
- precociouserken gelişmiş
- predictiontahmin
- predictiveöngörücü, tahmini
- preeminentseçkin, üstün
- preferabletercih edilir, daha uygun
- preferablytercihen
- preferencetercih
- presidencybaşkanlık
- pressurizebaskı yapmak, basınçlandırmak
- presumablymuhtemelen, tahminen
- presupposeönceden varsaymak
- preventionönleme
- preventiveönleyici
- previouslydaha önce
- privilegedayrıcalıklı
- proceduralusule ilişkin
- productionüretim
- productiveüretken, verimli
- professionmeslek
- profitablekârlı
- profoundlyderinden, son derece
- programmerprogramcı
- projectiontahmin, öngörü
- prominenceönem, göze çarpma
- promotableterfi edilebilir
- proportionoran, kısım
- prosperityrefah, bolluk
- prosperousmüreffeh, gelişmiş
- protectionkoruma
- protectivekoruyucu
- protrusionçıkıntı
- proverbialdarbımesel haline gelmiş
- provincialtaşralı, dar görüşlü
- provisionserzak
- psychologypsikoloji
- punishmentceza
- punitivelycezalandırıcı bir şekilde
- purposefulamaçlı, kararlı
Q
- quarantinekarantina
R
- rainforestyağmur ormanı
- reasonablemakul, mantıklı
- reasonablymakul ölçüde, oldukça
- rebelliousasi, isyankâr
- recitationezbere okuma, resitasyon
- reconsideryeniden düşünmek
- recreationeğlence, rekreasyon
- recuperateiyileşmek, dinlenip toparlanmak
- rediscoveryeniden keşfetmek
- redundancyfazlalık, işten çıkarılma
- reflectionyansıma, akis
- reflectiveyansıtıcı, reflektörlü
- refreshingferahlatıcı
- regardlessyine de, ne olursa olsun
- regulationyönetmelik, kural
- regulatorydüzenleyici
- relativelynispeten, görece
- relativitygörelilik
- relaxationrahatlama, gevşeme
- relinquishterk etmek, bırakmak
- remarkabledikkat çekici, olağanüstü
- remarkablydikkat çekici biçimde
- remittancehavale, para transferi
- remorsefulpişman
- reorganizeyeniden düzenlemek
- repeatedlytekrar tekrar, defalarca
- repertoirerepertuar
- repetitiontekrar
- repressionbaskı, bastırma
- reputationitibar, ün
- researcheraraştırmacı
- resiliencedayanıklılık, esneklik
- resistancedireniş, direnç
- resolutionkarar, azim
- resoundingnet, ezici
- restaurantrestoran
- retirementemeklilik
- retrospectgeriye dönüp bakma
- revelationifşa, açığa çıkarma
- revelatoryaçığa çıkarıcı
- revolutiondevrim
- rhetoricalretorik
- rhinocerosgergedan
- ridiculousgülünç, saçma
- roundaboutkavşak, döner kavşak
- ruminationderin düşünce
- ruminativedüşünceli, dalgın
S
- saleswomankadın satış elemanı
- sandwichediki şey arasına sıkışmış
- sanitationsağlık hizmetleri, kanalizasyon sistemi
- schoolgirlkız öğrenci
- schoolmateokul arkadaşı
- schoolworkokul ödevi, ders çalışması
- scientificbilimsel
- scornfullyküçümseyerek
- screenplaysenaryo, film
- scrutinizedikkatle incelemek
- separatelyayrı ayrı
- separationayrılık, ayrılma
- settlementyerleşim yeri, yerleşke
- shopkeeperdükkan sahibi
- shoplifterdükkan hırsızı
- silhouettesiluet
- silverwaregümüş sofra takımı
- similaritybenzerlik
- simplicitybasitlik, sadelik
- skateboardkaykay
- sketchbookeskiz defteri
- skillfullyustaca, becerikli biçimde
- skyscrapergökdelen
- smatteringyüzeysel bilgi, az miktar
- smokestackbaca
- somersaulttakla
- soundtrackfilm müziği
- specialistuzman
- specializeuzmanlaşmak
- spellboundbüyülenmiş, hayran
- spuriouslysahte bir şekilde
- staggeringşaşırtıcı, akıl almaz
- standstilldurma noktası
- starvationaçlık
- statisticsistatistik
- stepfatherüvey baba
- stepmotherüvey anne
- stereotypeklişe, basmakalıp yargı
- straightendüzeltmek
- strawberryçilek
- strengthengüçlendirmek
- stretchingesneme, germe egzersizi
- structuralyapısal
- stubbornlyinatla
- stuffinesshavasızlık
- subculturealt kültür
- substitutevekil, ikame
- successfulbaşarılı
- successionart arda gelme, veraset sırası
- successiveardışık
- sufficientyeterli
- suggestionöneri
- sunglassesgüneş gözlüğü
- supervisoramir, süpervizör
- supplementtakviye, ek
- supportivedestekleyici
- supposedlysözde, güya
- surprisingşaşırtıcı
- surrealismsürrealizm
- surrealistsürrealist sanatçı
- suspensionaskıya alma, süspansiyon
- suspiciousşüpheli
- sweatshirtsweatshirt, eşofman üstü
- sweetheartsevgili, canım
- sympathizesempati duymak, anlayış göstermek
- systematicsistematik
T
- tableclothmasa örtüsü
- tablespoonyemek kaşığı
- tacticallytaktik olarak
- tantamounteşdeğer, ...anlamına gelen
- technologyteknoloji
- telescopicteleskopik
- televisiontelevizyon
- temptationcazibe, ayartma
- tendernessşefkat
- terrifyingkorkunç
- themselveskendileri
- thereafterbundan sonra, ondan sonra
- thoroughlytamamen, iyice
- thoughtfuldüşünceli
- throughoutboyunca, her yerinde
- thunderousgök gürültüsü gibi, çok gürültülü
- timelinesszamanında oluş
- toothbrushdiş fırçası
- toothpastediş macunu
- topographytopografya, yüzey şekilleri
- torrentialsağanak halinde, şiddetli
- tournamentturnuva
- trampolinetrambolin
- transcriptyazılı metin, dökümü
- transistortransistör
- transitiongeçiş
- transitivegeçişli
- translatorçevirmen
- tremendousmuazzam, çok büyük
- turbulencetürbülans, çalkantı
U
- ultimatelysonuçta, nihayetinde
- unassistedyardımsız
- unbearabledayanılmaz
- unbeatableyenilmez
- underneathaltında
- underpantskülot, iç çamaşırı
- understandanlamak
- underwatersu altı
- unemployedişsiz
- unenviableimrenilmeyecek, zor (görev)
- unenviablyimrenilmeyecek biçimde
- uneventfulolaysız, sakin geçen
- unexpectedbeklenmedik
- unfamiliaryabancı, tanıdık olmayan
- unfeasibleuygulanamaz, imkansız
- unfeasiblyinanılmaz derecede, imkansız gibi
- unforeseenöngörülemeyen, beklenmedik
- unfriendlydostça olmayan, soğuk
- uniformitytekdüzelik, aynılık
- universityüniversite
- unmediatedaracısız, doğrudan
- unoccupiedboş, kullanılmayan
- unofficialresmi olmayan, gayri resmi
- unpleasanthoş olmayan
- unreliablegüvenilmez
- unreliablygüvenilmez biçimde
- unscathingsert olmayan, yumuşak (eleştiri)
- unsettlingrahatsız edici, tedirgin edici
- unsuitableuygun olmayan, elverişsiz
- untalentedyeteneksiz
- unwaveringsarsılmaz, kararlı
- upbringingyetiştirilme tarzı
V
- vegetarianvejetaryen
- vegetationbitki örtüsü
- venerationsaygı, hürmet
- venomouslykin dolu bir şekilde
- victoriousgalip, muzaffer
- vigorouslyenerjik bir şekilde
- virtuosityustalık, virtüözlük
- vocabularykelime hazinesi, sözcük dağarcığı
- vocationalmesleki
- volleyballvoleybol
W
- waterfrontkıyı bölgesi, sahil şeridi
- waterproofsu geçirmez
- wheelchairtekerlekli sandalye
- widespreadyaygın
- wildernessvahşi doğa, ıssız bölge
- windscreenön cam
- windshieldön cam (araç)
- withdrawalpara çekme
- wordlesslysessizce, konuşmadan
- workaholicişkolik
- worthwhilezahmete değer, faydalı
- wristwatchkol saati
Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.
Vocaflare'deki kelime videoları Vocaflare Clips API ile geliyor. Dil uygulaması geliştiriyorsanız aynı indeksi siz de kullanabilirsiniz.
harfli kelimeler hakkında sorular
Bu listede ne var, kelimeler nereden geliyor.
Kelimeyi okumak bilmek değil
Bir kelime, söyleyince akılda kalıyor. Yapay zeka eğitmenle seviyene göre konuşarak pratik yap, kimse duymuyor.