4 harfli İngilizce kelimeler
VocaFlare kelime dağarcığındaki 4 harfli tüm kelimeler, baş harfe göre gruplanmış ve Türkçe anlamlarıyla. Bir kelimeye dokun, örnek cümlesini ve CEFR seviyesini gör.
A
B
- babybebek
- backgeri
- bakefırınlamak, pişirmek
- baldkel
- balltop
- bandmüzik grubu
- banggürültü, patlama sesi
- bankbanka
- bareçıplak
- barkhavlama
- barnahır, ambar
- basetaban, temel
- bathbanyo (yıkanma)
- beakgaga
- beamışın, ışık huzmesi
- beanfasulye
- bearayı
- beatyenmek
- beefsığır eti
- beenolmuş (be fiilinin ekli hali)
- beerbira
- bellzil, çan
- beltkemer
- bendeğmek, bükmek
- benteğri, bükülmüş
- besten iyi
- bikebisiklet
- billfatura, hesap
- bindbağlamak
- birdkuş
- biteısırık, lokma
- blogblog
- blowüflemek, esmek
- bluemavi
- blurbulanıklaştırmak
- boattekne, kayık
- bodyvücut
- boilkaynatmak
- boldcesur, cesaretli
- boltcıvata
- bombbomba
- bondbağ
- bonekemik
- bonykemikli, sıska
- bookkitap
- boompatlama, ani artış
- bootbot, çizme
- boresıkmak, canını sıkmak
- bosspatron
- bothher ikisi de
- boutnöbet, kriz
- bowlkase
- bragövünme
- brimağzına kadar dolmak
- bulbampul
- bulkbüyük kısım, hacim
- bullboğa
- bumpçarpmak, toslamak
- burnyanık
- burygömmek
- bushçalı
- bustyakalamak, baskın yapmak
- busymeşgul
- buzzheyecan, hareketlilik
C
- cafekafe
- cagekafes
- cakepasta, kek
- calfbuzağı, dana
- callarama, telefon görüşmesi
- calmsakin
- campkamp
- canebaston
- cardkart
- carebakım, özen
- casedurum
- cashnakit
- castoyuncu kadrosu
- cavemağara
- cellhücre
- centsent
- chatsohbet etmek
- chefşef, aşçıbaşı
- chewçiğnemek
- chinçene
- chipkırık, çentik
- chopdoğramak, kesmek
- citealıntı yapmak, kaynak göstermek
- cityşehir
- clammidye türü, deniz tarağı
- clanklan, aşiret
- clapalkışlamak
- clipklip, kısa video
- clogtıkamak
- clubkulüp
- clueipucu
- coalkömür
- coatpalto, ceket
- coaxikna etmeye çalışmak, kandırmak
- codekod, şifre
- coinmadeni para
- cokekola
- colakola
- coldsoğuk
- comakoma
- combtarak
- comegelmek
- conekoni
- cookaşçı
- coolserin
- copebaş etmek
- copykopya
- coreçekirdek, öz
- cornmısır
- costmaliyet, ücret
- cozyrahat, sıcacık
- crabyengeç
- crewmürettebat, ekip
- cropürün, mahsul
- crowkarga
- cubeküp
- cuffkol ağzı, manşet
- cullseçerek ayıklamak, itlaf etmek
- curetedavi, çare
- curlbukle, kıvrım
- cutesevimli
D
- daftaptalca, saçma
- damnlanet olası
- dampnemli
- darecesaret etmek
- darkkaranlık
- dashbir tutam, azıcık
- dataveri
- datetarih
- dawnşafak
- dazesersemlik, şaşkınlık
- deadölü
- deafsağır
- dealanlaşma, pazarlık
- dearsevgili
- debtborç
- deckteras, ahşap veranda
- deedeylem, iyilik
- deemsaymak, addetmek
- deepderine, derinlemesine
- deergeyik
- defykarşı gelmek, meydan okumak
- demodemo kaydı
- denyreddetmek, inkar etmek
- deskmasa, çalışma masası
- dialkadran
- dietdiyet, beslenme
- dimeon sent (ABD parası)
- dirttoprak, kir
- dishtabak, yemek
- diskdisk
- divedalış, atlayış
- dockrıhtım, iskele
- doesyapar
- dolloyuncak bebek
- donebitmiş, tamamlanmış
- doomkıyamet, felaket
- doorkapı
- dormöğrenci yurdu
- dosedoz
- dovegüvercin
- downaşağı
- dozeşekerleme, kısa uyku
- dragsürüklemek
- drawçizmek
- dropdüşürmek
- drugilaç
- drumdavul
- duckördek
- dudeadam, dostum (argo)
- dueldüello
- dullsıkıcı, donuk
- dumbaptal, salak
- dumpçöplük
- dusttoz
- dutygörev, sorumluluk
E
F
- faceyüz
- factgerçek, olgu
- fadesolmak
- failbaşarısız olmak
- fairadil
- fakesahte
- falldüşmek
- fameşöhret, ün
- farebilet ücreti
- farmçiftlik
- fasthızlı
- fatekader, kısmet
- fearkorku
- featbaşarı, marifet
- feedhayvan yemi
- feelhissetmek
- feteşenlik, festival
- filedosya
- filldoldurmak
- filmfilm
- findbulmak
- fineiyi, güzel
- fireateş, yangın
- firmkesin, kararlı
- fishbalık
- fivebeş
- flagbayrak
- flapçırpmak
- flatdaire
- flawkusur, hata
- flaxketen bitkisi
- fleapire
- fleekaçmak
- flipçevirmek, ters çevirmek
- flithızla ve hafifçe hareket etmek, uçuşmak
- floebuz kütlesi (deniz üzerinde)
- flowakış
- foldkırışık, kıvrım
- folkinsanlar, halk
- fonddüşkün, sevgi duyan
- foodyiyecek, yemek
- foolaptal, ahmak
- footayak
- forkçatal
- formform
- fouliğrenç, pis
- fourdört
- freeücretsiz, bedava
- frogkurbağa
- from-den, -dan
- fuelyakıt
- fulldolu
- fumeduman, zehirli gaz
- fundfon
- funkkeyifsizlik, moral bozukluğu
- fusekaynaştırmak, birleştirmek
- fussyaygara, telaş
G
- gainkazanç, artış
- galefırtına, bora
- gallcüret, yüzsüzlük
- gameoyun
- gangçete
- gapeağzı açık bakmak, hayretle bakmak
- gaspnefes tutma, ah çekme
- gatekapı, geçit
- gazebakış, dik bakış
- gearekipman, donanım
- genegen
- germmikrop
- gifthediye
- girlkız
- givevermek
- gladmemnun, mutlu
- gleesevinç, coşku
- glowparıltı, hafif ışık
- glumasık suratlı, kederli
- gnawkemirmek
- goalgol
- goatkeçi
- goldaltın rengi, altından
- golfgolf
- goodiyi
- goutgut hastalığı
- gownelbise, kaftan
- grabkapmak, yakalamak
- gramgram
- graygri
- grimkasvetli, sert
- grinsırıtma, geniş gülümseme
- griptutuş, kavrama
- growbüyümek
- gulpyudum, yutma
- gushfışkırmak
- gutscesaret, yürek
H
- hackhacklemek, izinsiz girmek
- hailövmek, göklere çıkarmak
- hairsaç
- halfyarım, yarı
- hallkoridor, salon
- handel
- hangasmak
- hardzor
- harmzarar vermek
- hatenefret etmek
- havesahip olmak
- headkafa, baş
- healiyileşmek
- heapyığın
- hearduymak
- heatsıcaklık, ısı
- heeltopuk
- hellcehennem
- helmbaşı, yönetim (dümen)
- helpyardım etmek
- hempkenevir
- herbot, şifalı bitki
- herdsürü
- hereburada
- herokahraman
- hersonunki
- hidesaklamak, gizlenmek
- highyüksek
- hikeyürüyüş, doğa yürüyüşü
- hilltepe
- hintipucu
- hireişe almak
- holdtutuş, kavrama
- holedelik
- holykutsal
- homeev
- honebileme taşı
- honkkorna çalmak
- hoodkapüşon, başlık
- hookkanca, çengel
- hopeumut
- hornkorna, boynuz
- hostev sahibi, sunucu
- hoursaat
- hugekocaman, dev gibi
- hullgemi gövdesi, tekne
- huntavlanma, arayış
- hurtincitmek, acıtmak
- hushsusturmak
I
J
K
L
- lackeksiklik, yokluk
- ladyhanım, bayan
- lakegöl
- lambkuzu
- lamezayıf, inandırıcı olmayan
- lamplamba
- landinmek (uçak vb.)
- laneşerit, dar yol
- larkşaka, eğlence
- lastson
- lategeç
- laudövmek
- lavalav
- lawnçimenlik, çim
- lazytembel
- leadönderlik, liderlik
- leafyaprak
- leaksızıntı
- leanzayıf, yağsız
- leapsıçramak, atlamak
- leekpırasa
- leftsol
- lendödünç vermek
- lessdaha az
- lestyoksa, diye (endişeyle)
- liaryalancı
- lickyalamak
- lifehayat, yaşam
- liftasansör
- likegibi
- lilyzambak
- limbuzuv, kol/bacak
- limptopallamak
- linesıra, kuyruk
- lingsüpürge otu, funda
- linkbağlantı
- lionaslan
- listliste
- liveyaşamak
- loadyük
- loafsomun ekmek
- loankredi, ödünç
- lockkilit
- logologo
- longuzun
- lookbakış, görünüş
- loombelirmek, tehdit gibi görünmek
- losekaybetmek
- losskayıp
- lostkayıp, kaybolmuş
- loudgürültülü, yüksek sesli
- loveaşk, sevgi
- luckşans
- lungakciğer
- lushbereketli, gür
- lustşehvet, aşırı arzu
M
- mailposta
- mainana, temel
- makeyapmak
- maleerkek (cinsiyet)
- mallalışveriş merkezi
- mamaanne
- manybirçok, çok sayıda
- marknot
- mashezmek, püre yapmak
- maskmaske
- masskitlesel
- matearkadaş, kanka
- mathmatematik
- mealyemek, öğün
- meananlamına gelmek
- meatet
- meetbuluşmak, tanışmak
- melterimek
- mendonarmak, tamir etmek
- menumenü
- meresadece, salt
- meshuyuşmak, birbirine geçmek
- messdağınıklık, karmaşa
- mienhal, tavır
- mildhafif, ılıman
- milemil
- milksüt
- milldeğirmen
- mindzihin, akıl
- minebenimki
- mintnane
- MissBayan
- mistsis, pus
- mocksahte, deneme
- moldküf
- monkkeşiş
- moodruh hali, mod
- moonay (gökyüzü)
- moorkırlık, bozkır
- moredaha fazla
- mossyosun
- mostçoğu, en fazla
- movehamle, hareket
- muchçok
- mulekatır
- musedüşünceye dalmak
- must-meli, zorunlu
- mythmit, efsane
N
O
P
- pacehız, tempo
- packpaket, sürü
- pagesayfa
- paidücretli, ödenmiş
- painağrı, acı
- pairçift
- palesolgun, soluk
- palmavuç içi; palmiye
- parkpark
- partparça, bölüm
- passgiriş kartı, geçiş kartı
- pastgeçerek
- pathpatika, yol
- pavekaldırım döşemek
- peakzirve
- peararmut
- peelkabuk (meyve)
- peepgizli bakış, göz atma
- peerakran
- pickseçmek
- pileyığın
- pillhap
- pineçam ağacı
- pinkpembe
- pintpint (hacim birimi)
- pipeboru
- pityyazık, üzücü durum
- planplan
- playoyun, tiyatro oyunu
- plotolay örgüsü, konu
- ployhile, oyun
- plugfiş, tıpa
- plumerik
- plusartı, ile birlikte
- poemşiir
- poetşair
- poledirek, sırık
- polopolo (spor)
- pondgölet
- poolhavuz
- poorfakir, yoksul
- porkdomuz eti
- portliman; port (bilgisayar)
- posepoz, duruş
- poshşık, sosyete
- postposta
- pourdökmek
- praydua etmek
- prommezuniyet balosu
- propdayamak, desteklemek
- pullçekmek
- pumppompa
- puresaf, katıksız
- pushitmek
- pyrecenaze ateşi, odun yığını
Q
R
- raceyarış
- rackraf, askı
- rageöfke, hiddet
- railkorkuluk, tırabzan
- rainyağmur
- ramprampa
- rankrütbe, sıra
- rapetecavüz
- rarenadir
- rashaceleci, düşüncesiz
- rateoran
- readokumak
- realgerçek
- reaphasat etmek, biçmek
- reararka
- redoyeniden yapmak
- reedkamış
- reefresif, mercan kayalığı
- relygüvenmek, dayanmak
- rentkira
- restdinlenme, mola
- ricepirinç
- richzengin
- rideyolculuk, biniş
- rifeyaygın
- riftanlaşmazlık, kopukluk
- ringçalmak (zil gibi)
- ripeolgun
- riseartış, yükseliş
- riskrisk
- ritetören, ayin
- roadyol
- roamdolaşma, gezinme
- roarkükremek
- rockkaya, taş
- rolerol, görev
- rollküçük ekmek, sandviç ekmeği
- rompkoşuşturarak oynamak
- roofçatı
- roomoda
- rootkök
- ropeip, halat
- rosegül
- rosypembe, al al
- rudekaba
- ruinmahvetmek, bozmak
- rulekural
- rushakın, yığılma
S
- sackişten kovmak
- safegüvenli
- sagebilge
- sailyelken açmak, denize açılmak
- sakeuğruna, hatırına
- saleindirim
- salttuz
- sameaynı
- sandkum
- savebiriktirmek
- scantarama
- scaryara izi
- sealfok
- seatkoltuk, oturak
- seedtohum
- seekaramak, peşinde olmak
- seemgibi görünmek
- selfkendilik, benlik
- sellsatmak
- sendgöndermek
- sexyseksi, çekici
- shedkulübe, depo
- shipgemi
- shoeayakkabı
- shopdükkân
- shotfotoğraf, kare
- showgöstermek
- shutkapatmak
- sickhasta
- sidekenar, taraf
- sighiç çekme
- signişaret, tabela
- silkipek
- singşarkı söylemek
- sinklavabo
- sitealan, site
- sizeboyut, beden
- skewçarpıtmak, yanlış yöne kaydırmak
- skimgöz gezdirmek
- skincilt, deri
- skipatlamak, geçmek
- slabkalın levha, blok
- slamçarpmak, hızla kapatmak
- slaptokat
- slimince, zayıf
- slipkağıt parçası, ufak hata
- slobpasaklı kişi, tembel
- slotyuva, zaman dilimi
- slowyavaş
- smugkendini beğenmiş
- snapkırılmak, çıtırdamak
- snowkar
- soakıslatma, banyo
- soapsabun
- soarsüzülmek, hızla artmak
- sockçorap
- sodagazoz, soda
- sofakanepe
- softyumuşak
- soilkirletmek
- solotek başına, solo
- somebiraz, bazı
- songşarkı
- soonyakında
- soreağrılı, acıyan
- sorttür, çeşit
- soulruh
- soupçorba
- sourekşi
- spanboydan boya uzanmak, kapsamak
- spindönmek, çevirmek
- spotyer, nokta
- spurteşvik, itici güç
- stabbıçaklamak
- staryıldız (gökyüzünde)
- staykalmak
- stemkaynaklanmak
- stepadım atmak
- stewgüveç
- stirkarıştırmak
- stopdurak
- stunşaşırtmak, sersemletmek
- suchböyle, öyle
- suckemmek
- sudssabun köpüğü
- suittakım elbise
- sureemin
- surfdalga köpüğü, sörf
- swankuğu
- swapdeğiştirmek, takas etmek
- swimyüzme (eylemi)
T
- tackraptiyelemek, iğnelemek
- tactincelik, nezaket
- tailkuyruk
- takealmak, götürmek
- talemasal, hikaye
- talkkonuşmak
- talluzun (boy)
- tameevcil
- tankdepo, hazne
- tapebant
- taskgörev
- tautgergin, gerilmiş
- taxitaksi
- teamtakım
- teargözyaşı
- teemkaynamak, dolup taşmak
- teengenç, ergen
- tellanlatmak, söylemek
- tendeğiliminde olmak
- tentçadır
- termterim
- testsınav, test
- textmesaj, kısa mesaj
- thankarşılaştırma bildiren bağlaç
- thatki (bağlaç)
- themonları, onlara
- theno zaman, sonra
- theyonlar
- thinince, zayıf
- thisbu
- thusbu nedenle, bu yüzden
- tickonay işareti, tik
- tidegelgit
- tidydüzenli, derli toplu
- tilefayans, karo
- till-e kadar
- timezaman, saat
- tinyminik, ufacık
- tireyorulmak, yormak
- toildidinmek, zahmetle çalışmak
- tollbilanço, kayıp sayısı
- tombmezar
- toneton, ses tonu
- toolalet
- tossfırlatmak, atmak
- tourtur, gezi
- townkasaba, şehir
- tramtramvay
- traptuzak
- traytepsi
- treeağaç
- trekuzun yürüyüş, zorlu yolculuk
- trimdüzeltme, kırpma
- trioüçlü
- tripgezi
- truedoğru, gerçek
- tubetüp, boru
- tunaton balığı
- tunemelodi, ezgi
- turnsıra
- twinikiz
- typetür, çeşit
U
V
W
- wageücret, maaş
- waitbeklemek
- wakegeminin arkasındaki iz
- walkyürüyüş
- wallduvar
- waneazalmak, küçülmek
- wantistemek
- wardkoğuş
- warmılık, sıcak
- warnuyarmak
- warytemkinli, çekingen
- washyıkama
- waspeşek arısı
- wavedalga
- weakzayıf
- weargiymek
- weedyabani ot
- weekhafta
- weepağlama (isim)
- welliyi, sağlıklı
- wereidik, idiniz, idiler
- westbatı (yönle ilgili)
- whatne, hangi
- whenne zaman
- whipçırpmak
- whirvızıldamak
- whomkime, kimi
- widegeniş
- wifeeş, karı
- wildvahşi, yabani
- will-ecek (gelecek zaman)
- windrüzgâr
- wineşarap
- wingkanat
- winkgöz kırpma
- wipesilmek
- wiretel, kablo
- wisebilge, akıllı
- wishdilek
- withile
- wolfkurt
- woodtahta, odun
- woolyün
- wordkelime
- workiş, çalışma
- wormsolucan
- wornyıpranmış, eskimiş
- wrapdürüm
Y
Z
Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.
Vocaflare'deki kelime videoları Vocaflare Clips API ile geliyor. Dil uygulaması geliştiriyorsanız aynı indeksi siz de kullanabilirsiniz.
harfli kelimeler hakkında sorular
Bu listede ne var, kelimeler nereden geliyor.
Kelimeyi okumak bilmek değil
Bir kelime, söyleyince akılda kalıyor. Yapay zeka eğitmenle seviyene göre konuşarak pratik yap, kimse duymuyor.