İngilizce C1 Kelimeler: 912 Kelime (İleri)
Toplam 912 İngilizce C1 kelimesinin tamamı, anlamı ve örnek cümlesiyle birlikte: zorlu bağlamlar için akademik ve profesyonel kelime dağarcığı. Kalıcı olmaları için yapay zeka eğitmeninle sesli olarak çalış.
912 kelime
PDF indirA
- aboundbol bulunmak, çok olmak
- abstractionsoyutlama, soyut kavram
- accustomedalışkın
- acidicasitli, ekşi
- acousticakustik
- acousticallyakustik olarak
- acousticsakustik (ses özellikleri)
- acredönüm (İngiliz ölçü birimi)
- acutelykeskin biçimde, şiddetle
- adjoinbitişik olmak
- adjoiningbitişik, komşu
- adjustableayarlanabilir
- adrenalineadrenalin
- advantageousavantajlı, yararlı
- adversaryrakip, düşman
- advisorydanışma niteliğinde
- aestheticestetik
- aestheticallyestetik açıdan
- agreeablehoş, keyifli
- aimlessamaçsız
- aimlesslyamaçsızca
- alienateyabancılaştırmak, soğutmak
- alignuyumlu hale getirmek, uyumlamak
- alignmenthizalama, ayar
- allegeiddia etmek
- alleviatehafifletmek
- altruismözgecilik, diğerkâmlık
- altruisticözgeci, diğerkâm
- amateuramatör
- amidortasında, arasında
- amplificationyükseltme, güçlendirme
- amplybolca, fazlasıyla
- anchoreddemirlemiş, sabitlenmiş
- animatedlycanlı bir şekilde, heyecanla
- anthropologistantropolog
- anthropologyantropoloji
- anticlimactichayal kırıklığı yaratan, sönük
- anticsmaskaralık, tuhaf davranışlar
- antiquatedeski moda, modası geçmiş
- antiquityantik çağ, eskilik
- appalldehşete düşürmek
- appallingkorkunç, berbat
- appallinglykorkunç bir şekilde
- appliancecihaz, ev aleti
- apprehensiveendişeli, kaygılı
- apprenticeçırak
- apprenticeshipçıraklık
- aptuygun, yerinde
- apt toeğilimli, muhtemel
- aquaturkuaz, deniz mavisi
- aquariumakvaryum
- artisticallysanatsal olarak
- assertioniddia, savunma
- astrayyanlış yola, kaybolmuş
- atmosphericatmosferik
- avidhevesli, tutkulu
B
- baldlyaçıkça, dolaysız biçimde
- batterdövmek, hırpalamak
- batteredhırpalanmış, yıpranmış
- beardedsakallı
- beforehandönceden
- beguilingaldatıcı biçimde çekici, büyüleyici
- beguilinglyaldatıcı biçimde çekici şekilde
- believablyinandırıcı biçimde
- benigniyi huylu
- benignlynazikçe, iyi huylu bir şekilde
- bequeathvasiyet etmek, miras bırakmak
- billiardsbilardo
- blanknessboşluk, ifadesizlik
- blissmutluluk, saadet
- blisterkabarcık, su toplaması
- blithelykaygısızca, umursamazca
- blockbustergişe rekortmeni, süper yapım
- bouquetbuket, demet
- brainwashbeyin yıkamak
- brainwashingbeyin yıkama
- briberüşvet vermek
- briberyrüşvet
- bubblyneşeli, canlı
- bufferyumuşatmak, tampon oluşturmak
- buffoonsoytarı, maskara
- bulkbüyük kısım, hacim
- bulk upkas yapmak, kilo almak
- bulkyhantal, hacimli
- bureaucraticbürokratik
- bureaucraticallybürokratik biçimde
- buzzerzil, sinyal cihazı
- bypassatlamak, etrafından dolaşmak
C
- caloriekalori
- candidsamimi, dürüst
- candidlyiçtenlikle, açıkça
- canoekano
- carpentermarangoz
- carpentrymarangozluk
- carriertaşıyıcı
- cavitydiş çürüğü
- ceaselessdurmak bilmeyen, sürekli
- ceaselesslydurmaksızın, sürekli olarak
- cessationdurdurma, sona erdirme
- chaoticallykaotik biçimde, karmaşa içinde
- characterizationkarakter betimlemesi
- charterkiralamak (özel taşıt)
- chillsoğutmak
- chillysoğuk, serin
- chiselyontmak, kalemle işlemek
- chiselledkeskin hatlı, yontulmuş gibi
- churnseri üretmek, yığınla üretmek
- circulateyayılmak, dolaşmak (söylenti)
- circulationdolaşım
- citationatıf, kaynak gösterme
- citealıntı yapmak, kaynak göstermek
- clammynemli ve yapışkan
- clanklan, aşiret
- classyşık, zarif
- claustrophobiaklostrofobi
- claustrophobicklostrofobik
- cleanlytemiz biçimde, düzgünce
- clenchsıkmak (yumruk, diş)
- clevernesszekilik, kurnazlık
- climacticdoruk noktasına ait
- climaxdoruk nokta, zirve
- clinicalklinik
- cloakpelerin, örtü
- closenessyakınlık
- clutchsımsıkı tutmak
- clutterdağınıklık
- collaborateiş birliği yapmak
- collaborationiş birliği
- collaborativeiş birliğine dayalı
- collaboratoriş birlikçi, ortak çalışan
- commendövmek, takdir etmek
- commendationtakdirname, övgü
- commerciallyticari olarak
- compelzorlamak
- complementarytamamlayıcı
- complianceuyum, uyma
- compliantuyumlu, itaatkâr
- compliantlyuyumlu bir şekilde
- complimentaryücretsiz, ikram
- complyuymak
- compriseoluşmak, içermek
- compromisedzayıflatılmış, tehlikeye atılmış
- compulsiondürtü, saplantı
- condolandırmak, kandırmak
- concertokonçerto
- concurhemfikir olmak, mutabık kalmak
- conditionalkoşullu
- conditionallykoşullu olarak
- confidesırdaş olmak, içini dökmek
- confinementhapsedilme, tutukluluk
- conformuymak, uygun davranmak
- conformityuygunluk, tektipleşme
- congregatetoplanmak, bir araya gelmek
- conjurehatırlatmak, sihirle yaratmak
- connoisseuruzman, zevk sahibi kişi
- conscientiousvicdanlı, titiz
- conscientiouslytitizlikle, vicdanlı biçimde
- conservatorykış bahçesi, cam oda
- conservekorumak, tasarruf etmek
- constraintkısıtlama, sınırlama
- consultancydanışmanlık şirketi
- consultationdanışma, görüşme
- contestedtartışmalı, çekişmeli
- contextualbağlamsal
- contextuallybağlamsal olarak
- continuitysüreklilik
- contractormüteahhit, yüklenici
- convictmahkum etmek
- convictionkanaat, inanç
- convolutedkarmaşık, girift
- corpskolordu, birlik
- cost-effectiveuygun maliyetli
- coupledbirleşik, bağlı
- coveragehaber yayını, medyada yer alma
- craveşiddetle arzulamak, özlemek
- cravingaşerme, şiddetli istek
- creamykremamsı, yumuşak
- credentialyeterlilik belgesi
- credibilitygüvenilirlik
- crediblegüvenilir, inandırıcı
- crediblyinandırıcı biçimde
- criteriakriterler, ölçütler
- crudekaba, açık saçık
- crudelykabaca
- crumbkırıntı
- crumbleufalanmak, çökmek
- customaryalışılmış, geleneksel
- cynickötümser, alaycı kişi
- cynicalkötümser, alaycı
- cynicallyalaycı bir biçimde
- cynicismkötümserlik, alaycılık
D
- damplynemli biçimde
- darkroomkaranlık oda
- dauntyıldırmak, cesaretini kırmak
- dauntinggözünü korkutan, zorlu
- daydreamhayal kurma, düş
- debutilk çıkış, debüt
- deceitaldatma, hile
- degradationbozulma, kötüleşme
- degradebozmak, alçaltmak
- degradingonur kırıcı, aşağılayıcı
- demiseson bulma, ölüm
- demodemo kaydı
- demographicdemografik
- demographicallydemografik olarak
- demographydemografi, nüfus bilimi
- demolitionyıkım
- depicttasvir etmek, betimlemek
- depictiontasvir, betimleme
- deprivationyoksunluk, mahrumiyet
- descentiniş
- desertionterk, firar
- detestnefret etmek, iğrenmek
- detestablenefret edilesi, iğrenç
- detrimentzarar, kötüleşme
- detrimentalzararlı
- detrimentallyzararlı biçimde
- detritusdöküntü, atık
- devoteehayran, tutkun
- digitalizationdijitalleşme
- digitalizedijitalleştirmek
- discardatmak, elden çıkarmak
- discoursesöylem, sohbet
- disdainhor görme, küçümseme
- disillusionmenthayal kırıklığı
- dislodgeyerinden çıkarmak, sökmek
- dismalkasvetli, iç karartıcı
- dismallykasvetli biçimde, kötü şekilde
- dismayhayal kırıklığına uğratmak
- dispensaryeczane, dağıtım merkezi
- dispensedağıtmak, vermek
- disquietingrahatsız edici, kaygı verici
- dissectkesip incelemek
- dissectiondiseksiyon, kesip inceleme
- ditherkararsız kalmak, tereddüt etmek
- divergeayrışmak, farklılaşmak
- divergenceayrışma, farklılaşma
- divergentfarklı, ayrışan
- diversityçeşitlilik
- docileuysal, itaatkâr
- docilelyuysalca
- domesticallyyurt içinde, evde
- domesticateevcilleştirmek
- domesticationevcilleştirme
- dominantbaskın, hakim
- dominantlybaskın biçimde
- dominationhakimiyet, egemenlik
- dramatistoyun yazarı
- drawbackdezavantaj, sakınca
- durabledayanıklı
- durationsüre
- dutifulgörevine bağlı, itaatkar
- dutifullygörev bilinciyle
- dynamicallydinamik bir şekilde
E
- eccentriceksantrik, tuhaf
- eccentricallytuhaf bir şekilde
- eclecticeklektik, çeşitli
- eclecticallyeklektik biçimde
- ecstaticallycoşkuyla, kendinden geçercesine
- effortlesszahmetsiz, kolay
- egoego, benlik
- elaborateayrıntılı, karmaşık
- elaborationdetaylandırma, açıklama
- elasticlastik, elastik bant
- elevateyükseltmek
- elevationyükseklik
- elitistelitist
- elongateuzatmak
- eludekaçmak, kaçınmak
- elusiveele geçmez, bulunması zor
- embarkbaşlamak, yola çıkmak
- endorsementonay, destek
- engrossmeşgul etmek, dalmak
- engrossingsürükleyici, ilgi çekici
- enormouslymuazzam şekilde
- enterprisinggirişimci
- enviableimrenilecek, gıpta edilen
- envisagetasavvur etmek, öngörmek
- estimationtahmin, değerlendirme
- ethicaletik, ahlaki
- ethicallyetik açıdan
- evokeçağrıştırmak, uyandırmak
- ewedişi koyun
- exertuygulamak, sarf etmek
- exhibitionistteşhirci, dikkat çekmeyi seven kişi
- exhilaratecoşturmak, heyecanlandırmak
- exhilaratingheyecan verici
- exhilarationcoşku, heyecan
- exodusgöç, toplu ayrılış
- exoticallyegzotik biçimde
- expeditehızlandırmak
- expiresüresi dolmak
- explanatoryaçıklayıcı
- exploitationsömürü
- explosivelypatlayıcı biçimde
- exteriordış görünüş, dış yüzey
- extortiongasp, şantaj
- extravagancesavurganlık, israf
- exuberancecoşku, taşkınlık
- exuberantcoşkulu, taşkın
- exuberantlycoşkuyla
F
- fabulouslymuhteşem biçimde
- facialyüze ait, yüzsel
- facilitationkolaylaştırma
- factionhizip, grup
- fanaticfanatik
- fanaticallyfanatikçe
- fancifulhayali, düşsel
- farcesaçmalık, komedi
- fatalityölüm vakası
- fatigueyorgunluk
- favorablyolumlu şekilde
- ferociousvahşi, azgın
- ferociouslyvahşice
- fiddleoynamak, kurcalamak
- fiddlerkemancı
- fiddlyuğraştırıcı, zahmetli
- fiendiblis, düşkün kişi
- fiendishşeytani, çok zor
- fiendishlyşeytanca, aşırı derecede
- fiercelyşiddetle, ateşli biçimde
- firewallgüvenlik duvarı
- fissureyarık, çatlak
- fixturesabit eşya, demirbaş
- flashbackgeriye dönüş sahnesi
- flaskmatara, termos
- flatteryağ çekmek, pohpohlamak
- flatteryyağcılık, dalkavukluk
- flickhafifçe vurmak, çevirmek
- flickertitreşim, kıpırtı
- flourishgösterişli hareket, süsleme
- folktalehalk hikayesi, masal
- forensicadli, adli tıpla ilgili
- forfeitkaybetmek, elden çıkarmak
- formalityformalite, resmi işlem
- formulateformüle etmek, geliştirmek
- fossilfosil
- fractionkesir, küçük parça
- fragmentationparçalanma, bölünme
- frostilysoğuk bir tavırla
- frostybuz gibi soğuk, mesafeli
- fusekaynaştırmak, birleştirmek
- fusionfüzyon, kaynaşma
G
- gadgetaygıt, alet
- gamelycesurca, yılmadan
- gapeağzı açık bakmak, hayretle bakmak
- gemmücevher, değerli taş
- genomegenom
- geologicaljeolojik
- geologicallyjeolojik açıdan
- ghostlyhayaletimsi, ürkütücü
- gigkonser, sahne
- gleantoplamak, elde etmek
- glumasık suratlı, kederli
- glumlykederli bir şekilde
- gnawkemirmek
- goosekaz
- gourmetgurme, seçkin yemekle ilgili
- graftaşılamak
- grapefruitgreyfurt
- groundsgerekçe, sebep
- gruellingyıpratıcı, zorlu
- gruesomeiğrenç, ürkütücü
- gruesomelyürkütücü biçimde
- grumblehomurdanmak, mızmızlanmak
- gushfışkırmak
- gushingaşırı coşkulu, taşkın
- gushinglyaşırı coşkuyla
- gustoistek, coşku
- gutsycesur, yürekli
- gypsyçingene
H
- hackhacklemek, izinsiz girmek
- hagglepazarlık etmek
- harasstaciz etmek
- harassmenttaciz
- headstronginatçı, dik kafalı
- hedgehogkirpi
- heiferdüve
- heightenartırmak, yoğunlaştırmak
- hencebu nedenle
- heroinekadın kahraman
- hibernatekış uykusuna yatmak
- hibernationkış uykusu
- homelyev gibi rahat, sıcak
- honkkorna çalmak
- hostessev sahibesi, hostes
- hostiledüşmanca
- hostilitydüşmanlık
- hypocrisyikiyüzlülük
- hypocriteikiyüzlü kişi
- hypocriticalikiyüzlü
- hypocriticallyikiyüzlü biçimde
I
- immensemuazzam, çok büyük
- immenselyson derece, muazzam biçimde
- immortalizeölümsüzleştirmek
- impafacan, küçük şeytan
- impedeengellemek
- impedimentengel
- impersonalkişisel olmayan, soğuk
- impersonallykişisel olmayan bir şekilde
- impersonatetaklit etmek, kimliğine bürünmek
- impersonationtaklit, kimlik taklidi
- impersonatortaklitçi
- imperviousetkilenmez, geçirmez
- impishyaramaz, afacan
- impishlyafacanca
- implicatesuça karıştırmak
- impoverishedyoksullaşmış
- incisioncerrahi kesi
- incisorkesici diş, ön diş
- inclusiondahil etme, kapsayıcılık
- inclusivekapsayıcı
- inclusivelykapsayıcı biçimde
- indefinitebelirsiz
- indefinitelysüresiz olarak
- individualitybireysellik
- inductgöreve başlatmak, üye yapmak
- inductionoryantasyon, işe giriş eğitimi
- inexcusableaffedilmez, mazur görülemez
- inexcusablyaffedilmez biçimde
- inexhaustibletükenmez
- inexplicableaçıklanamaz
- inexplicablyaçıklanamaz biçimde
- ingeniousyaratıcı, akıllıca
- ingenuityyaratıcılık, ustalık
- inherentdoğasında olan, içkin
- inherentlydoğası gereği
- inheritancemiras
- injusticeadaletsizlik
- innovateyenilik yapmak
- insecuregüvensiz, kendine güvenmeyen
- insecurelygüvensiz biçimde
- insensitiveduyarsız
- insensitivelyduyarsızca
- insightfulkavrayışlı, derin görüşlü
- insightfullykavrayışla
- instinctiveiçgüdüsel
- instinctivelyiçgüdüsel olarak
- insubordinateitaatsiz, emre karşı gelen
- insubordinatelyitaatsizce
- insubordinationitaatsizlik
- integralayrılmaz, temel
- intellectakıl, zeka
- interjectaraya girmek, söze karışmak
- interjectionünlem, araya sıkıştırılan söz
- intuitsezmek
- intuitionsezgi
- intuitivekullanımı kolay, anlaşılır
- intuitivelysezgisel olarak
- invoicefatura
- irateöfkeli
- iratelyöfkeyle
- ironyironi
- isolateizole etmek, ayırmak
- isolatedizole, tenha
- itineraryseyahat planı, güzergah
J
- jerseyforma
- jurisdictionyargı yetkisi
- justlyadilce, hak ederek
- juvenilegenç, reşit olmayan kişi
K
- knowledgeablebilgili
L
- lacklustersönük, cansız
- lapsehata, unutkanlık
- latentgizli, saklı
- lavatorytuvalet, lavabo
- legacymiras, kalıt
- lethargicuyuşuk, halsiz
- lethargicallyuyuşuk biçimde
- lethargyuyuşukluk, halsizlik
- liaisonbağlantı, irtibat
- likelihoodolasılık
- limitlesssınırsız
- lineardoğrusal
- linearlydoğrusal olarak
- loombelirmek, tehdit gibi görünmek
- ludicroussaçma, gülünç
- ludicrouslygülünç biçimde
- lustşehvet, aşırı arzu
M
- macabrekorkunç, ürpertici
- magneticmanyetik, çekici
- magneticallymanyetik olarak
- magnetismçekicilik, karizma
- malfunctionarızalanmak
- maneuvermanevra yapmak
- manicuremanikür
- manipulationmanipülasyon
- marginalönemsiz, sınırda
- marginallyönemsiz derecede
- mark-upkar marjı, fiyat farkı
- marvelhayranlık duymak, hayret etmek
- maternalanaya ait, anaç
- maternalisticanaç davranan, aşırı korumacı
- meaninglessanlamsız
- meaninglesslyanlamsız biçimde
- mechanismmekanizma
- methodicalsistemli, yöntemli
- midwifeebe
- minglekarışmak, kaynaşmak
- minutiaeayrıntılar, teferruat
- misplaceyanlış yere koymak, kaybetmek
- monotonousmonoton, tekdüze
- monotonouslymonoton bir şekilde
- monotonymonotonluk, tekdüzelik
- motleykarışık, alacalı
- mountaineerdağcı
- munchhızlıca çiğnemek, atıştırmak
- muscularkaslı
- mutuallykarşılıklı olarak
- mythologicalmitolojik
- mythologymitoloji
N
- naivesaf, toy
- naivelysafça
- naivetysaflık, toyluk
- naturalnessdoğallık
- neglectfulihmalkar
- negligentihmalkar, dikkatsiz
- negligentlyihmalkarca
- negligibleönemsiz, ihmal edilebilir
- neutralizationetkisiz hale getirme, nötrleştirme
- neutralizeetkisiz hale getirmek, nötrleştirmek
- nicheniş, uygun konum
- nocturnalgece aktif olan, gece ile ilgili
- nondescriptsıradan, özelliksiz
- normsnormlar, kurallar
- notabledikkate değer, önemli
- notwithstandingrağmen, karşın
- numbuyuşmuş, hissiz
O
- obligezorunlu kılmak, minnettar bırakmak
- obscuregizlemek, belirsizleştirmek
- obscurelybelirsizce, anlaşılmaz şekilde
- occupantsakin, oturan kişi
- occupationalmesleki
- odditytuhaflık, garip şey
- offspringyavru, döl
- orchardmeyve bahçesi
- ordinarilygenellikle, normalde
- organizationalörgütsel, kurumsal
- ornamentalsüs amaçlı, dekoratif
- ottersu samuru
- outsetbaşlangıç
- overallstulum
- overdrafthesap açığı, eksi bakiye
- overseedenetlemek, gözetmek
- overseerdenetçi, gözetmen
P
- panoramapanorama, geniş manzara
- panoramicpanoramik
- parasiteasalak, parazit
- paternalbabaya ait, babacan
- paternalisticpaternalist, babacan tavırlı
- pathospathos, acıma duygusu uyandıran hal
- paywallücretli erişim duvarı
- peacocktavus kuşu
- peasantköylü
- pedicurepedikür
- penduloussarkık, salınan
- pendulumsarkaç
- peninsulayarımada
- perceptivesezgisel, kavrayışlı
- perceptivelysezgisel bir şekilde
- perpetuatesürdürmek, devam ettirmek
- persecutezulmetmek, eziyet etmek
- persecutionzulüm, baskı
- personalizationkişiselleştirme
- personalizekişiselleştirmek
- persuasivelyikna edici bir şekilde
- pertain toilgili olmak, ait olmak
- pertinentilgili, alakalı
- phenomenalolağanüstü
- phenomenallyolağanüstü bir şekilde
- physicalityfiziksellik, bedensel yapı
- physiquefiziksel yapı, beden yapısı
- pigeongüvercin
- pinnaclezirve, doruk
- pioneeröncülük etmek
- placidsakin, dingin
- placidlysakin bir şekilde
- plaqueplaket, tabela
- plastersıva
- plausibilitymakul olma, akla yatkınlık
- plausiblemakul, akla yatkın
- plausiblymakul bir şekilde
- pleasurablekeyifli, hoş
- ployhile, oyun
- plumbingsu tesisatı
- plummetaniden düşmek, çakılmak
- plungedalmak, aniden düşmek
- poetesskadın şair
- poisedenge, vakar
- popularizationyaygınlaştırma, popülerleştirme
- portabletaşınabilir
- portraytasvir etmek, canlandırmak
- portrayaltasvir, canlandırma
- possessorsahip, malik
- postureduruş, tavır
- pounceüzerine atlamak, saldırmak
- preachvaaz vermek
- preachervaiz
- precisionkesinlik, hassasiyet
- predecessorselef, öncel
- premierönde gelen, başlıca
- premiseönerme, varsayım
- premisesbina ve arazi, mülk
- primitivelyilkel bir şekilde
- principallybaşlıca, esas olarak
- privilegedayrıcalıklı
- professiddia etmek, açıkça belirtmek
- professionalismprofesyonellik
- profoundderin, köklü
- profoundlyderinden, son derece
- prohibitiveengelleyici, aşırı yüksek
- prohibitivelyaşırı derecede
- proliferatehızla çoğalmak, yayılmak
- prolificüretken, verimli
- prolificallyüretken bir şekilde
- propdayamak, desteklemek
- prophetpeygamber
- prophetickehanet niteliğinde
- prospectivemuhtemel, aday
- protagonistbaşkahraman, ana karakter
- provisionserzak
- provocativekışkırtıcı
- provocativelykışkırtıcı bir şekilde
- provoketahrik etmek, kışkırtmak
- prowlsinsi sinsi dolaşmak
- psycheruh, psişe
- psychiatricpsikiyatrik
- psychiatristpsikiyatrist
- puritysaflık, arılık
Q
R
- radiatorradyatör
- rapportuyum, iletişim
- raritynadirlik, nadide şey
- raunchilymüstehcen bir şekilde
- raunchymüstehcen, açık saçık
- readableokunaklı, okunabilir
- realismgerçekçilik
- realistgerçekçi kişi
- reaphasat etmek, biçmek
- reassurancegüven verme, teselli
- reassuregüven vermek, rahatlatmak
- recessteneffüs, ara
- recessiveçekinik, gen
- rechargeşarj etmek
- recognizabletanınabilir
- recognizablytanınabilir şekilde
- rediscoveryeniden keşfetmek
- reenactyeniden canlandırmak
- refreshingferahlatıcı
- refreshinglyferahlatıcı bir şekilde
- refurbishyenilemek, tadilat yapmak
- refurbishmentyenileme, tadilat
- relapsenüksetmek, eski hale dönmek
- relinquishterk etmek, bırakmak
- reluctantlyisteksizce
- remedialtelafi edici, düzeltici
- reminisceanımsamak, hatıraları anlatmak
- reminiscenthatırlatan, andıran
- remorsepişmanlık, vicdan azabı
- remorsefullypişmanlıkla
- remorselessacımasız, pişmanlık duymayan
- remorselesslyacımasızca
- remotelyuzaktan
- removeduzak, kopuk
- renderhale getirmek
- renderingcanlandırma, sunum
- renownşöhret, ün
- repelpüskürtmek, uzak tutmak
- repellantkovucu, madde
- repertoryrepertuvar
- reputeitibar edilmek, sayılmak
- resentkızmak, içerlemek
- resiliencedayanıklılık, esneklik
- resilientdayanıklı, esnek
- resinreçine
- resonatekarşılık bulmak, etkilemek
- respitemola, geçici rahatlama
- restorationrestorasyon, onarım
- restorativeonarıcı, canlandırıcı
- retentiontutma, muhafaza
- retracegeri izlemek, tekrar takip etmek
- revealingaçığa çıkarıcı, ifşa edici
- reveresaygı duymak, hürmet etmek
- rivetingbüyüleyici, sürükleyici
- robustsağlam, güçlü
- robustlysağlam bir şekilde
- rotatedönmek, döndürmek
- roundupözet
- rudimentarytemel, ilkel
- rudimentstemel bilgiler, esaslar
- rumblegürlemek, gümbürdemek
- rustlehışırdamak
- ruthlessacımasız, merhametsiz
- ruthlessnessacımasızlık
S
- sacrificefedakarlık
- salivateağzı sulanmak, salya akıtmak
- saloonmeyhane, salon (Vahşi Batı)
- salvagekurtarmak, hurdadan çıkarmak
- salvationkurtuluş
- salvemerhem
- sanctitykutsallık
- sapözsu, bitki suyu
- sarcasmalay, iğneleme
- sarcasticalaycı, iğneleyici
- sarcasticallyalaycı bir şekilde
- saunasauna
- scathingacımasız, sert eleştiri
- scenariosenaryo
- scoffalay etmek, küçümsemek
- scornküçümseme, hor görme
- scornfulküçümseyici
- scornfullyküçümseyerek
- screenplaysenaryo, film
- screenwritersenarist
- scrutinizedikkatle incelemek
- scrutinyinceleme, gözetim
- sedatesakinleştirici vermek
- sedatelyağırbaşlı bir şekilde
- sedentaryhareketsiz, yaşam tarzı
- seedlingfide
- self-consciousutangaç, bilinçli, olumsuz anlamda
- self-worthözsaygı, kendine değer verme
- sentientduyarlı, bilinçli, canlı
- sentimentduygu, kanı
- sentimentalduygusal
- sentimentallyduygusal bir şekilde
- sequeldevam filmi, kitabı
- setteekanepe
- shambleskarmakarışıklık, dağınıklık
- shortlistkısa listeye almak
- showygösterişli, çarpıcı
- silhouettesiluet
- simplicitybasitlik, sadelik
- sketchbookeskiz defteri
- slackişi savsaklamak, aylaklık etmek
- slacklygevşek bir şekilde
- slobpasaklı kişi, tembel
- smugkendini beğenmiş
- smuglykendini beğenmişçesine
- snailsalyangoz
- snoozekestirmek, şekerleme yapmak
- socializationsosyalleşme
- somberkasvetli, ciddi
- somberlykasvetli bir şekilde
- somersaulttakla
- spaciousgeniş, ferah
- spartansade, çileci, gösterişsiz
- specificationteknik özellik, şartname
- specimennumune, örnek
- speculatetahmin etmek, spekülasyon yapmak
- speculationtahmin, spekülasyon
- speculativespekülatif, varsayıma dayalı
- sponsorshipsponsorluk
- spontaneouskendiliğinden, spontane
- spontaneouslykendiliğinden
- sprawlyayılma, dağınık büyüme
- sproutfilizlenmek, tomurcuklanmak
- squanderçarçur etmek, israf etmek
- staccatokesik kesik, staccato
- staggeringşaşırtıcı, akıl almaz
- staminadayanıklılık, tahammül gücü
- stapletemel gıda, ana ürün
- startlingşaşırtıcı, ürkütücü
- startlinglyşaşırtıcı biçimde
- statelygörkemli, heybetli
- stiffensertleşmek, katılaşmak
- stimuliuyaranlar
- stokekörüklemek, alevlendirmek
- strapkayış, kolan
- strappingiri yarı, güçlü kuvvetli
- straybaşıboş dolaşmak, sapmak
- stressfullystresli biçimde
- stretchingesneme, germe egzersizi
- structuralyapısal
- structurallyyapısal olarak
- stuffilyresmi ve sıkıcı biçimde
- stuffinesshavasızlık
- stuffyhavasız, boğucu
- stylisticüslupla ilgili
- stylisticallyüslup açısından
- subordinateast, hiyerarşik olarak alt
- substantiallyönemli ölçüde
- subtlyince bir biçimde, üstü kapalı
- suburbanbanliyöye ait
- suburbiabanliyö bölgesi
- successionart arda gelme, veraset sırası
- succulentetli yapraklı bitki, sukulent
- succulentlysulu ve lezzetli biçimde
- sudssabun köpüğü
- sufficeyetmek, kafi gelmek
- suitortalip, evlenme isteyen erkek
- superficialyüzeysel
- superficiallyyüzeysel olarak
- suppleesnek, kıvrak
- suspensionaskıya alma, süspansiyon
- sustainablesürdürülebilir
- sustainablysürdürülebilir biçimde
- swapdeğiştirmek, takas etmek
- symptomaticbelirti niteliğinde
- synopsisözet
- syntheticsentetik, yapay
- syntheticallysentetik olarak
T
- tactincelik, nezaket
- tactfulnazik, düşünceli
- tactfullynazikçe, incelikle
- tailorterzi
- tangledolaşmak, birbirine girmek
- tangleddolaşmış, karışmış
- tantamounteşdeğer, ...anlamına gelen
- tantrumöfke nöbeti, kriz
- tastebudtat tomurcuğu
- tautgergin, gerilmiş
- tautlygergin biçimde
- tedioussıkıcı, yorucu
- tediouslysıkıcı biçimde
- tediumsıkıntı, monotonluk
- telltaleele veren, gösteren
- temperamentmizaç, huy
- temperamentaldeğişken huylu, dengesiz
- temperamentallymizacı gereği
- terrainarazi, arazi yapısı
- testamentkanıt, delil
- therebyböylece, bu sayede
- timidçekingen, ürkek
- tinkeruğraşmak, oynamak (aletle)
- tormenteziyet etmek, işkence etmek
- torturousişkence gibi, eziyetli
- toughnesssertlik, dayanıklılık
- tractarazi parçası
- trampolinetrambolin
- tranquilsakin, huzurlu
- tranquilitysükunet, huzur
- transatlanticAtlantik ötesi
- transfixbüyülemek, mıhlamak
- transittransit geçiş, ulaşım
- traumatravma
- traumatictravmatik
- tryingsabır sınayan, zor
- turmoilkargaşa, kaos
- turn tobaşvurmak, yönelmek
- twitchseğirmek
- tycoonpatron, iş dünyası devi
U
- unassistedyardımsız
- unconventionalalışılmadık, sıra dışı
- unconvincingikna edici olmayan
- unconvincinglyikna edici olmayan biçimde
- undauntedyılmayan, korkusuz
- unenviableimrenilmeyecek, zor (görev)
- unenviablyimrenilmeyecek biçimde
- uneventfulolaysız, sakin geçen
- uniformitytekdüzelik, aynılık
- uninspiringilham vermeyen, sıradan
- unisonbirlik, uyum (aynı anda)
- unmanageableyönetilemez, kontrolden çıkmış
- unmannedinsansız
- unmusicalmüzik kulağı olmayan
- unmusicallymüzikalitesiz biçimde
- unoccupiedboş, kullanılmayan
- unplugfişini çekmek
- unreliablygüvenilmez biçimde
- unscathingsert olmayan, yumuşak (eleştiri)
- unsettlerahatsız etmek, kaygılandırmak
- unsettlingrahatsız edici, tedirgin edici
- unsustainablesürdürülemez
- unsustainablysürdürülemez biçimde
- untangleçözmek, açmak (dolaşıklığı)
- untangledçözülmüş, açılmış
- unwaveringsarsılmaz, kararlı
- unwaveringlysarsılmadan, kararlılıkla
- upheavalkargaşa, altüst oluş
- utensilmutfak aleti
V
- vegetationbitki örtüsü
- veneratesaygı göstermek, ululamak
- venerationsaygı, hürmet
- ventilatehavalandırmak
- ventilationhavalandırma
- verandahveranda
- verdictkarar, hüküm
- versatileçok yönlü
- versatilityçok yönlülük
- verticaldikey
- vervecanlılık, coşku
- viciousacımasız, vahşi
- viciouslyacımasızca
- victoriousgalip, muzaffer
- victoriouslygalibiyetle, muzafferane
- violetmenekşe rengi, mor
- vitalitycanlılık, dinamizm
- voluntarilygönüllü olarak
- voluntarygönüllü
- voraciousdoymak bilmez, obur
- voraciouslydoymak bilmezcesine
W
- waressatılık mallar
- warytemkinli, çekingen
- washtubçamaşır leğeni
- waterfrontkıyı bölgesi, sahil şeridi
- waysideyol kenarı
- whilstiken, esnasında
- wickedkötü, şeytani
- wickedlyşeytanca
- withdrawniçine kapanık
- wizenedburuşuk, kırışmış (yaşlılıktan)
- woogönlünü kazanmaya çalışmak
- woodedağaçlık
- wrangletartışmak, çekişmek
- wrenchburarak çekmek, koparmak
- wryalaycı, ince alaylı
- wrylyalaycı biçimde
Z
- zanytuhaf, çılgın (komik biçimde)
Sınav karşılığı: C1, kabaca Cambridge C1 Advanced (CAE), IELTS 7.0-8.0, TOEFL 95-120 veya TOEIC 945 üstüne denk gelir; YDS ve YÖKDİL sınavlarında 75-90 bandına karşılık gelir. Değerler yaklaşıktır, sınav dönemine göre değişir.
Seviyelerin kaynağı: Yukio Tono, Tokyo University of Foreign Studies tarafından hazırlanan CEFR-J Vocabulary Profile v1.5 ve Octanove Labs tarafından hazırlanan Octanove Vocabulary Profile C1/C2, CC BY-SA 4.0. Anlamlar ve örnek cümleler VocaFlare tarafından yazılmıştır.
Vocaflare'deki kelime videoları Vocaflare Clips API ile geliyor. Dil uygulaması geliştiriyorsanız aynı indeksi siz de kullanabilirsiniz.
Listeyi okumak ilk adım. Hedef konuşmak.
VocaFlare'ı indirin ve bu kelimeleri yapay zeka ile İngilizce sohbetin içinde kullanın; sesli kullandığınız kelime kalıcı olur.
Seviye seviye İngilizce kelimeler hakkında sık sorulanlar
CEFR seviyeli kelime listeleri hakkında merak edilenler.